Güneş yanar, âlem döner
Bir gün gelir, hepsi söner
Ey sahib-i ilm ü hüner
Bilir misin, sebebi kim?
Ne gelen var ne giden var
Ne solan var ne biten var
Ne gülü var ne diken var
Bilir misin, sebebi kim?
Her zerre ferd, yoktur eşi
Aceb bunlar kimin işi?
Ey kendini bilmez kişi
Bilir misin, sebebi kim?
Hak'tır desen, manası ne?
Sebebi midir bir kelime?
Soruyorum sana yine
Bilir misin, sebebi kim?
Rüyalar, masallar, hikâyeler; bilinenler ve bilinmeyenler, gerçek olan veya olmayanlar...
Kendine has dili ve kurgusu ile ta en başından itibaren okuma zevkinin çıtasını artıran bir kitap. Birçok karaktere ve olaya sahip ki bu yüzden okurken çok dikkatli olunmasını gerektiriyor. Kaçırılan bir cümle bile bazı yerleri anlayamamaya, geri dönüp yeniden yeniden bakmaya neden olabilir. Kitapta geçen olaylar her ne kadar birbirinden bağımsız görünse de tek bir noktada da olsa illaki bir yerde kesişiyorlar. Zaten okurken bunun bilincinde olmayı sağlıyor yazılan şeyler.
Adındaki bir kelimeyle özdeşleşmiş gibi 'puslu' bir hava hakim kitapta: bilinmeyenin gizemi.
O bilinmeyeni öğrenmek için okudukça okuyası gelir zaten insanın, öğrenilince de 'gerçekten öğrendim mi?' dedirtebilir.
Puslu Kıtalar Atlası son zamanlarda okuduğum en güzel kitap olabilir. Farklı, hoş ve en güzeli okudukça okuyasımı getirdi...