İçimdeki entelektüeli sevmediğim gibi, yazılarımda kulağa entelektüel-karşıtı gelebilecek ne varsa, esas olarak, tüm çabalarıma karşın içimde kalmış olan entelektüelliğe veya entelektüalizme karşıdır; tıpkı tipik bir entelektüel davranışı olarak, özgürlüğümün sınırları olduğunu kabul etmeyi başaramam gibi.
Bir “millet” veya “halk” adına, evet, “herkesin varoluşu adına” yürütülen savaşlar, belli bir hükümdar adına yürütülenlerden çok daha faza öldürücü şiddet ortaya çıkartıyor.
az önce yeniden anladım ki akıl büyük bir nimet ama hikmet çok daha büyük bir ihsan gerçekten.
zira hikmet aklın denge noktası.
hem ahmaklık hem de cerbezeye düşmemek hikmet.
gerçeği olduğu gibi, eğip bükmeden anlayabilmek ve anlatabilmek hikmet..