Babam uzun süre beni kollarının arasında ağırladı. Bu süreçte defalarca saçlarımın tepesini Öpüp kokumu içine çekmişti. Hayatımın en huzurlu anları olduğunu söyleyebilirdim
Sayfa 180 - Bige Efil Saka·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular
Jason Kanupp tam olarak bu yolu kullanıyor. Kuzey Karolina’nın dağlarındaki bir fabrikada mobilya üretiyor. Günde sekiz saat, kanepe üretmek için koşuşturuyor. Bu işte gerçekten iyi ve saatte sekiz kanepe üretebiliyor. Ürettiği kanepe başına ödeme aldığı için, her zaman daha fazla üretmesini sağlayacak çözümler peşinde koşuyor. Zaman içinde, bir kanepeyi bir araya getirirken en çok vakit alan kısmının ayaklarını takmak olduğunu fark etti. Diğer parçalar için işleri hızlandıran aletlere sahipti ama ayakların gerektirdiği el işçiliğine karşı bir çözümü yoktu. Konunun üzerinde biraz çalıştıktan sonra radyatör hortumunda bir parça delik açıp motorun donma tapasını da ayağa taktıktan sonra, elektrikli matkap ile ayağı monte edebileceğini keşfetti. Son ince ayarlarla birlikte, ayakları takarken kaybettiği zamanı yüzde elli oranında azaltmayı başardı. Bu kulağa fazla gibi gelmeyebilir ama bu sayede bir haftada, ortalama üretimini on adet artırmayı başardı. Çalıştığı şirket ortaya koyduğu yeniliği görünce onu terfi ettirip tüm diğer çalışanlara bunu öğretmesini istedi. Tabii ki şaka yapıyorum! Ona yaptığının diğer çalışanlar için adil olmadığını söyleyip eski yönteme dönmesini istediler. Eğer bürokrasiye yeni bir tanım arıyorsanız buyrun bunu kullanın. Jason hayal kırıklığına uğrasa da vazgeçmedi ve çalışma arkadaşlarının da kullanabilmesi için on dokuz yeni radyatör hortumu cihazı yaptı.
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Herhangi bir talihsizlikle karşılaşınca şaka yapmak, işi maskaralığa vurmak. Bununsa yaşanan talihsizliği hem küçültmek hem de artırmak gibi paradoksal ve bence hesaplı kitaplı bir etkisi oluyor.
"Yaralı insanlar en çok birbirlerini yaralar. Yara bandı olmayacağın ve sana yara bandı olmayacak biriyle olmaya çalış."
Sayfa 297·Kitabı okuyor
Alıntı
Hükümet arkasından iz bırakmaz
“Olacak O Kadar” yayınına devam ediyor. Reytingleri de yüksek, herkes memnun. Alan da, satan da razı. Hükümet, bir yazı gönderip "Bizi eleştirdiği için bu programı yayından kal­ dırıyoruz," diyebilir mi?.. Demez. Ortada böyle bir belge bırak­maz. Hem senin kahraman olmana fırsat vermez hem de ilerisi için böyle bir vesikanın tarihe geçmesini istemez. Açar telefonu kanala ya da gördüğü bir yerde kanal yöneticisine, hazır adam da el pençe divan etek öpüp el ovuşturuyorken "Şu 'Olacak O Kadar' programını yayından kaldıralım," deyiverir. Bu, bir rica değildir. Yumuşak, müşfik bir sesle söylenmiş emirdir. TV yöne­ticisinin itiraz etme olasılığına karşı da şaka yollu, "Valla lisan­sınızı iptal ederiz kalırsınız ortada," diyerek gülümser ve sanki espri yapmış gibi görünür sayın devlet büyüğü. Hadi bakalım, iki ucu şerbetli değnek. Yetkili de, bu tehdit karşısında kaldırır programı yayından, olur biter. Ne yapabilir? Başka çaresi yok.