Bunu kabul edelim. Biz kadınlar bir anavatan inşa ediyoruz; her birinin gecelik düşlerden, günlük işlerden güçlükle koparılmış bir arazi planı vardır. Bu araziyi giderek genişleyen halkalar şeklinde yavaş yavaş yayarız. Bir gün o sürekli bir ülke olacaktır, ölülerden geri alınmış, diriltilmiş bir ülke. Diğer bütün dünyalarla birlikte varolan ve birlikte eşit olan Mundo de la Madre [Annenin Dünyası] (psişik anadünya). Bu dünya bizim hayatlarımızdan, ağlamalarımızdan, gülmelerimizden, kemiklerimizden yapılmıştır. Yapmaya değer bir dünyadır bu, içinde yaşamaya değer bir dünya, içinde hüküm süren ve nezih bir vahşi aklın bulunduğu bir dünya.