Bağlanmak tüm acıların kaynağıdır, Budistler öyle diyor. Şimdi ve eskiden sahip olduklarına, bildiğin hayata,gerçekte sevdiğin bir avuç insanla yere tutunmak ve bırakmamak. Asla pes etmemek, asla kabul etmemek, sürekli tuzağın derinlerine düşmek, daha sıkı tutunmak, daha fazla sevmek ve nefret etmek.
İnsanın annesine güvenme, kendine rağmen annesine hak verme yönündeki derin çocukluk güdüsünü mantıklı savların nispeten daha zayıf gücüyle alaşağı etmek mümkün mü?
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Belkiler, belkiler. Ne bileyim işte. Mutlu bir yaşamım olsun istediğimi, o mutluluğun şartlarının henüz oluşmadığını kendime söylüyorum. Ama ya öyle değilse? Ya mutlu olmamın önündeki engel kendimsem? Sebebi korkuyor olmam, kendime gönlümce acımayı tercih etmem, güzel şeyleri hak ettiğime inanmamam ya da başka bir şey olabilir. Başıma güzel bir şey geldiği zaman kendimi hep şunu düşünürken buluyorum: Bakalım bu kez işler ne zaman kötüye gidecek. Hani neredeyse en kötü ihtimal her neyse bekletmeden gerçekleşsin, geç olacağına erkenden olsun, mümkünse hemen olsun ki en azından bu konuda artık kaygılanmayayım istiyorum.
Acaba yıllar önce öğrendiğiniz bir müzik parçasını dinlediğinizde bir şey hisseder miydiniz? Tomaino'nun hastalarından Sally'nin yaşamı bu sorunun cevabını veriyor.
Sally lokoensefalopati adı verilen ve beyni etkileyen bir hastalık geçirmiş ve dilsiz hâle gelmişti. Bütün yaptığı bakım evinin koridorlarında dolaşıp ağlamaktı. Ağlamanın dışında herhangi bir ses çıkarmıyordu. Tomaino yine bir gün bakımhanedeki hastalara piyano çalıyordu. Bir an için çok güzel sesli bir kadının ona eşlik etmeye başladığını duydu. Bu güzel sesli kadın parçanın sözlerini de hatasız söylüyordu. Tomaino sesin geldiği yöne döndüğünde sesin Sally'den geldiğini, Sally'nin bir yandan şarkı söylerken bir yandan da dans ettiğini büyük bir şaşkınlıkla gördü. Tomaino, bunun üzerine Sally'nin kız kardeşine telefon ederek Sally'nin geçmişinde müzikle herhangi bir ilişkisinin olup olmadığını sordu. Kardeşi, Sally'nin geçmişte çok güzel piyano çaldığını ve çok güzel sesi olduğunu, insanları müziği ile eğlendirmeyi çok sevdiğini, partilerde şarkılar söylediğini aktardı. Tomaino'dan duydukları Sally'nin kız kardeşini de çok şaşırtmıştı. Sally'nin müzikle olan bu yakınlığı hakkında daha önce hiçbir bilgisi olmayan bakımevi hemşireleri o günden sonra Sally'e her gün şarkılar söylemeye başladı. Sally ilk günlerde monoton bir sesle eşlik etmeye başladı. Bu arada hem ağlaması hem de bakımevinde durmadan usanmadan yürümesi de
durmuştu. Bir süre sonra olağanüstü bir şekilde Sally konuşmaya da başladı. Müzikten önce yaşamdan kopmuşken bu gelişmelerden sonra bakımevindeki yaşantının bir parçası haline geldi, aktivitelere katılmaya başladı. Sally'nin durumu müziğin beyin üzerindeki inanılmaz gücüne çok güzel bir örnek teşkil ediyor.