Aqtaii'ye senin için başladım. Dktt'a senin için başladım. Yaşlı Amca'ya senin için başladım. Blok3'e senin için başladım. Poizi bana seni hatırlatıyordu. Ati242 Seni hatırlatıyordu. Diyar Pala seni hatırlatıyordu. Duman seni hatırlatıyordu. No.1 Senden bahsediyordu. Şam Senden bahsediyordu. Semicenk Senden bahsediyordu. Uzi Senden bahsediyordu. ~Kadupul kızı. Karanfil'ime.
Gazali tam ismini peygamber efendimizden alır tam ismi şudur ebu hâmid  b. muhammed b. ahmed 1058 yılında iranın tus şehrinde doğar ve burada vefat eder mezarı bu şehirdedir Gazali doğmadan öncede babası  Kuraan okur insanlara ilim öğretirdi İhlâs'ı karıştıran âfetler kuvvetlidir bu afetlerin kimisi gizli kimisi açıktır diyerek insanları uyarır ikaz ederdi o zamanki iran coğrafyası siyasi bakımdan çatışmalı fakat ilmi yönden medeniyetin zirvesi idi beli bu dönemin iranında Nişabur Bağdat gibi ilmi merkezler ön plana çıkmış iran ilmi ve dini fikri ile islamı temsil eder olmuştu Gazalinin babasıda bu devirde yetişen bağdat şam kudüs mekkeyi bir kuş bir seyyah gibi dolaşan Kuraan mektebine öğrenci yetiştiren sayılı alimlerdendi evleri Tus şehrinde iran Meşhedin Kuzey tarafındaydı verdiği derslerden birinde öğrencilerine tavsiye ettiki ihlasınıza riya karıştırmayın Namaz kılan kimse ibadetinde ne kadar muhlis olursa olsun, şeytan onun kalbine âfetini sokar şeytanın afetlerinden amellerinizi güzelleştirerek korunun gazali doğmadan öncede Nişabur ve Tus İran’ın kadim iki şehri idi ve Gazalinin ailesi Tus şehrinin en saygı duyulan simalarındandı Gazalinin babası Mescidi evi gibi görür mescid ümmetin onurudur diyerek sabah namazı ile yerleri süpürür içini temiz eder cemaate hazırlardı işte böyle bir evde ve mescid düşerse ümmetin onuru düşer diyen bir babanın evlâdı olarak dünyaya gözlerini açtı Gazali Hazretleri Nişabur dendi mi akla Hayyam ve Attar gelir, Tus dendiğinde de akla İmam Gazali gelir, Firdevsi gelir…Hayyam, dünyanızı süsler ve Attar, ruhunuza hitap eder… Gazali, ötekine hazırlar sizi… Bir şehri en güzel edebiyatçıları tanıtır ahiret insanın en kalıcı ve baki şehri olduğuna göre onu amelini güzelleştir. Belki de huşû ve ibadetin güzelliği hususunda sana uyarlar
Din
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Fincan Alinin maceraları Benim kahramanlarım yolun başında güçlü değildir. Ama yürürken dönüşürler. Hayao Miyazaki Acemi yazar oturmuş telefonunu tuşlarına basıyor bugün ne saçmalayabilirim diye düşünüyordu o da bu yazıyı okuyanlar gibi tek dostum kitaplar oldu dedi ve önünde duran derin tarih dergisinin sayfalarını karıştırdı dergi bir zaman makinası oldu ve Acemi yazarı içine çekti kahramanımız Fincan Ali eski Türkler devrinde çalışan elinde kopuz dombura türk musiki aletleri bulunan kendi halinde sıradan biriydi onu kahramanlaştıracak olan sizsiniz belkide onun gibi gemilere binecek Denizci Sinbat gibi vira bismillah diyip yola çıkacaksınız fincan Aliye sordular kahraman kimdir Dede Korkuttan Türklere yadigar kalan kopuzun tellerine dokundu şöyle karpuza vurur gibi kopuzun teline değince kopuz şöyle dedi orta Asyadan bir çalgıdır kopuz tüm mazlumlara dostuz bir mazlum yaş dökse biz yok oluruz evet türk musikisinde bağlamanın dedesidir bu kopuz dedi fincan Ali ve Türk milletinin en eski çalgısı budur dedi Haydee dedi vur tellere evlat dedi Bursa Kozahandaki ipekçi Mevlüt Yalova tersanesinde küçük bir takası vardı açık denizlere açılır ipek yolunu takip ederek porselen kumaş ticareti ile uğraşırdı işte kahraman günlük işini hakkı ile yapan insanlardır dedi Fincan Ali ipekçi Mevlüt oğul elini çabuk tut gemiye yüklenecek malzeme sayısı çok insan bir gemi gibi rotayı çiz hedefi belirle rotasız hedefsiz gemi kaybolur Anne ve babasına karşı iyi davranan bir kimse idi, zorba ve isyankâr değildi. Doğduğu gün, öleceği gün ve dirileceği gün ona selam olsun. Meryem Suresi Fincan Ali anne ve babasına öf demeyen babası oğul sana ekmek parası bakkal hüseyin amcandan iki ekmek al gel dediği zaman onu ikiletmeyen 15 inde bir yiğit anaya babaya öf demeyenlere selam olsun Korkut
Edebiyat
Allah Teâlâ'nın Hatırını Her Şeyden Üstün Tutmak
İyad bin Ganem Radiyallahü Anh Şam valisidir. 5 tane amcasının oğlu Mekke’den Şam’a geliyor. “Hoş geldiniz!” diyor. Onları misafir ediyor, ikram ediyor. En güzel şekilde karşılıyor. İki üç gün amca oğulları yanında. Dönüp gidecekler elde avuçta bir şey yok. Bir tane köle var ganimetten düşen. Götürüp onu pazarda satıyor, 50 dinara. Alıyor o 50 dinarı onar onar o amca çocuklarına veriyor. Cömert ya onun için yolcunun azığı derler. Her yolcuya onun yanında azık vardır, onun için öyle isimlendirilmiş. Onar dinar verilen amca oğulları şöyle bir sertçe bakarlar, İyad bin Ganem Radiyallahü Anh’a… “- Sen bize sadaka mı veriyorsun? Biz ta Mekke’den gelmişiz seni ziyaret etmeye… Bize verdiğin şey çocuğa harçlık verir gibi on dinar. Al dinarlarını senin olsun!” İyad bin Ganem Radiyallahü Anh der ki: “- Ey amca oğullarım! Vallahi yok! Bunu da bir hizmetliyi, bir kölemi satarak elde ettim bunları veriyorum.” Amca çocukları kızarlar. “- Nasıl yok? Sen ki koskoca Şam valisisin, bütün devlet senin bütün topraklar senin. Senin olmayacak da kimin olacak?” Ayağa kalkan İyad bin Ganem Radiyallahü Anh, hepimize ders olacak bir cümle söyler: “- Ey amca oğullarım siz bana devletin malını çalmamı mı istiyorsunuz. Vallahi testerelerle doğransam dahi hakkım olmayan bir tek iğneyi siz memnun olacaksınız diye, size vermem!” diyor. Amca oğulları bakıyorlar ki İyad Radiyallahü Anh çok ciddi. Diyorlar ki: “- O halde bize bir görev ver görev yapalım. Meselâ birimize bir zekât memurluğu ver, birimize başka yerde görev ver.” İyad bin Ganem Radiyallahü Anh anlıyor ki bunların Allah Teâlâ'dan korkusu yok. Bunları Hz. Ömer Radiyallahü Anh’la korkutuyor. “- Peki ben size bir görev versem, Halife Hz. Ömer Radiyallahü Anh sizi bizi ne yapar? Dünyaya dar etmez mi bizi. Ömer ki bu konuda ne kadar
Hayat ve İnsan
Peygamber Düşmanlarının İbretlik Sonları
“Peygamberimiz Sallallahü Aleyhi Vesellem’e düşmanlık etmiş başlıca müşrikler kimlerdir? Bunların âkıbetleri ne olmuştur? Bunlardan Übey ibn-i Halef ile Ümeyye bin Halef aynı şahıs mıdır? Yoksa kardeş midirler? Bu şahıslardan Risale-i Nur’da da bahsediliyor. Bu şahısları kısaca tanıtır mısınız?” İki Müşrik Kardeş Übey ibn-i Halef ve Ümeyye bin Halef… İki kardeş müşrik! Zekâlarını şirkte kullanan iki İslâm düşmanı! Peygamber Efendimiz’in Sallallahü Aleyhi Vesellem defalarca tebliğ ettiği, ama defalarca cevab-ı red aldığı iki nasipsiz! O gün için Mekke’de daha başkaları da vardı. Hepsi de İslâm tebliğinin önünde bir bariyer oluşturmuşlar, Peygamberimize Sallallahü Aleyhi Vesellem düşmanlık etmekte ölçü tanımamışlar; fakat hepsi de kötü akıbetten yakalarını kurtaramamışlardır. Başlıcalarından kısa kısa bahsedelim: Hakkında Sûre İnen Amca: Ebu Leheb Bu ismi anarken, Peygamber Efendimizi Sallallahü Aleyhi Vesellem incitir miyim diye korkarım. Çünkü Peygamber Efendimiz’in Sallallahü Aleyhi Vesellem amcasıdır. Ama amansız düşmanı olup çıkmıştır. Kendisi ve karısı hakkında Tebbet Sûresi inerek İlâhî ikaba uğramışlardır. Bedir Savaşına hasta olduğundan katılamadı. Bedir’de müşriklerin yenildiğini ve en güvendiği arkadaşlarının öldürüldüğünü duyunca kahrından yataklara düştü ve nihayet öldü. Ebu Leheb çiçek hastalığından öldüğü için, bulaşıcı olması dolayısıyla cesedi ortada kaldı. Bir müddet ne oğulları, ne arkadaşları kimse cesedine yaklaşamadı. Nihayet etrafa dayanılmaz kokular yayınca, ücretle tutulan Sudan’lılar büyükçe bir çukur kazdılar, uzun sırıklarla cesedi iterek çukura yuvarlayıp üzerini toprakla örttüler. Kızı Dürre hicretten önce Müslüman olmuştu. Oğlu Utbe Peygamberimizin Sallallahü Aleyhi Vesellem bedduâsı ile arslan tarafından parçalandı.1 Diğer iki
Hayat ve İnsan
Perşembenin Gelişi
Ne Çin, ne Japon işi, ne yapan iki kişi Bunu yapan çok kişi, yapılan da Türk işi.. Siyaset pazarında görüp alışverişi Bana sorma ''N'olacak memleketin gidişi.?'' Çarşambadan bellidir, perşembenin gelişi.! * İlerlemeyiz diye yemin etmişiz sanki Bir adım ileriye, hemen geriye iki.. Mehter adımlarıyla biz de gideriz belki Kokaryakıt tezekle sıvamaya güneşi.. Çarşambadan bellidir, perşembenin gelişi.! * Basın hürriyeti var: Baldır, toto ve ilân.. Hapsi var: İnsan hakkı, sosyal adalet filân.. Üç beş yıllık değildir, kırk yıldır hep bu plân.. Kırk yıllık plânlama: Sık kemeri, sık dişi.. Çarşambadan bellidir, perşembenin gelişi.! * Yırtıldı, kalmadı, ne elbise ne papuç.. Umut, Ortakpazar'a satmaktır, mangal, marpuç.. Bir umut var: Açarak Sam Amca'ya el avuç Gelsin de kalkınalım, Amerikan bahşişi.. Çarşambadan bellidir, perşembenin gelişi.! * Derler ki, erenlerin olmazmış solu sağı.. Şapkalı kafamızın içi örümcek ağı Yirminci yüzyılda biz yaşayıp ortaçağı Bir mucize yarattık yoktur tarihte eşi.. Çarşambadan bellidir, perşembenin gelişi.! *
Aziz Nesin