Sabahları hep korku ile uyanırım.
Geçerken tek bir arzumu bile yerine getiremeyecek olan ve içimdeki bir sevinç belirtisini bile inatçı bir şekilde yaralayan, kalbimin yaratıcılığını, bin bir çirkin engelle baltalayan
gündüzü
görünce, yalnızca ağlamak gelir içimden !
Kurmay eğitim; 19. yüzyılda orduların coğrafya, tarih, teknik ve beşeri ilimlerle iç içe geçerek sevk edilmesi için teşekkül eden, hem muharib hem de entelektüel ve bilgin bir sınıf yetiştirmek demektir. Bu, 19. yüzyılın büyük bir olayıdır.
Atatürk yapı olarak sinirli bir adamdır.Belirli bir dönemden sonra haşin davranmış olabilir ama kurmay subaylar üslûb olarak hiçbir zaman çok açık konuşmazlardı.Sözle hakareti çok ölçülüydü ve bizim alıştığımız politikacının, hatta alıştığımız bürokratın üslubuna hiç benzemezdi.
Fakat bazen ağır mizahla hırpaladığı da görülürdü. Bu mesela İran Şahı Rıza Pehlevi'nin cezalandıracağı bürokratı bastonla dövmesi gibi bir davranışla mukayese edilemez. Bürokrasinin üslûb kaybına uğradığı günümüzde, bu hal bilhassa görülüyor.