Var olmayan bir şehrin varoşu, hiç yazılmamış bir kitabın ayrıntılarla dolu bir önsözüyüm ben. Hiç kimseyim ben, hiç kimse. Hissetmeyi, düşünmeyi ve sevmeyi bilmeyen biriyim. Henüz yazılmamış bir romanın karakteriyim; beni nasıl alt edeceğini bilmeyen bir yaratığın rüyaları arasında, daha önce hiç olmadığı kadar dağılmış bir halde, boşlukta dalgalanıyorum.
Evrensel okul eğitimi, hayal gücünü zayıflatmıştı. ...
Peki, neden istenir böyle bir durum? Bunun cevabını daha önce vermiştik: Hayal gücüne sahip bireylerin yönetilmesi güçtür, ne yapacakları kestirilemez. Çünkü onlar zapt olunmaz bir şekilde yenilikçi ve buluşçudurlar.
Ben, bir Yunan filozofu değilim. Sadece emekli olmuş bir gemi doktoruyum, ama onun görüşünü paylaşıyorum. Cücelerin arasında yıllarca bir dev, devlerin arasında da cüce olarak yaşayan biri, tekrar insanların içinde insan olmanın ne demek olduğunu bilir. Onun ölçüsü kendisidir. İşte, sevgili okurlar, sizlere demek istediğim buydu. Şimdi, artık yemeğe gidiyorum.