Who i am

Who i am
@sametdonmez
196 okur puanı
Mart 2019 tarihinde katıldı
KİTABA TEK KELİMEYLE BAYILDIM <3
10/10
·336 syf.·
2022 4. kitabı
Kitabın her bölümü beni ayrı ayrı etkiledi Kitabı herkese tavsiye ediyorum kitabın içinden çok beğendiğim, tekrar tekrar okumak istediğim bazı kesitleri not alıyorum *Unutma, yapmak ahlaklılıkla ilgili bir şeydir, olmak da imanla ilgili. Güven, sessizlik maneviyatla ilgilidir. En iyisi güvenmek, sessiz olmak, aşkla, umutla, sabırla beklemektir. Bu, manevi ilişkidir. Eğer bu mümkün değilse o zaman sor, “Ne olmalıyım?” diye. Bu, iman ilişkisidir. En düşük olan, üçüncü derecede olan da, ne yapmalı, ne yapmamalı diye sormaktır. Bu ahlaki bir sorudur. Neyin doğru, neyin yanlış olduğu ve neyin erdem neyin günah olduğu da en sıradan sorulardır. Unutma, ahlaklılık, iman değildir. Her ne kadar maneviyat imanı ve ahlaklılığı içerse de, iman maneviyat değildir. Ahlaklılık, imanı ve maneviyatı kapsayamaz. Bu yüzden imanı olmayan birisi ahlaklı olabilir; bunda bir sorun yoktur. Aslında imanı olmayan kişi, sözde imanlı olandan daha ahlaklıdır. İmanı olmayan kişi ahlaklı olabilir, ateist ahlaklı olabilir -Tanrı ‘ya inanmayan, ölümden sonraki yaşama inanmayan biri. O ahlaklı olabilir çünkü ahlaklılık, sadece insanlarla uyum içinde yaşamanın bir yoludur. O hesaplanmış bir adımdır; yalnızca işlevseldir. Başka bir hakikate sahip değildir. O yüzden, ne kadar toplum varsa, o kadar ahlaklılık vardır. Hindistan’da ahlaklı olan birşey İran’da ahlaklı olmayabilir. Veya bir Hindu’ya göre ahlaklı olan birşey bir Hristiyan’a göre ahlaklı olmayabilir ki Hristiyan aynı mahallede de yaşıyor olabilir. Ahlaklılığa toplum karar verir. Toplum ahlaklılık hakkında kesin bir gerçekliğe sahip değildir. Bu tamamen keyfidir. Gereklidir çünkü insan yalnız yaşamaz, insan pek çok başka insanla birlikte yaşar. Pek çok insanla birlikte yaşıyorsan bazı kural ve düzenlemeler gerekir fakat bu kurallar ve
Din
SırOsho · Butik Yayınları · 2009863 okunma
Reklam
Öz-farkındatık Soğanı
Puan vermedi·200 syf.·
2022 1. kitabı
öz-farkmdalık bir soğan gibidir. Bir sürü katmanı vardır ve soydukça daha fazla uygunsuz zamanlarda ağlama arzusu duyarsınız. Öz-farkmdalık soğanının ilk katmanı, basitçe, insanın kendi duygularını anlamasıdır. “Bu kendimi mutlu hissettiğim zaman”; “Bu beni hüzünlendiriyor”; “Bu beni umutlandırıyor.” Ne yazık ki çoğu insan öz-farkmdalığın bu en temel seviyesinde bile sınıfta kalır. Kör noktalarımızı tanıyarak etkilenen duygularımızı uygun biçimde ifade etmeyi öğrenmek yıllarımızı alır ve çok çaba sar- fetmeyi gerektirir. Ama bu çok önemlidir ve bu çabaya değer. Öz-farkmdalık soğanının ikinci katmanı neden bu şekilde hissettiğimizi sorabilme becerisidir. Bu neden sorusu zordur ve sık sık tutarlı ve doğru yanıt vermeyi öğrenmek aylar ve hatta yıllar sürebilir. Çoğumuzun bu soruların ilk kez sorulduğunu duymak için bir terapiste gitmesi gerekir. Bu sorular önemlidir çünkü başarı ya. da başarısızlık diye kabul ettiğimiz şeylere ışık tutarlar. Neden öfkelisin? Bir amacını mı gerçekleştiremedin? Kendini bitkin ve esinsiz mi hissediyorsun? Yeterince iyi olmadığını hissettiğin için mi? Bu sorgulama katmanı bizi üzen duygularımızın kökenindeki nedeni anlamamızı sağlar. Kökendeki nedeni anladığımızda da, ideal olarak onu değiştirecek bir şeyler yapabiliriz. Ancak Öz-farkındalık soğanının bir başka ve daha, derin bir katmam vardır. Ve bu katman kahrolası gözyaşlarıyla doludur. Üçüncü seviye bizim öz değerlerimizdir. Neden bunu bir başarı/başarısızlık olarak kabul ediyorum? Kendimi nasıl ölçmeyi seçiyorum? Hangi standartlara göre kendimi ve çev- remdekileri yargılıyorum? Sürekli sorgulama ve çaba gerektiren bu seviyeye ulaşmak son derece zordur. Ama en önemli seviye budur çünkü sorunlarımızın doğasını öz değerlerimiz belirler ve sorunlarımızın doğası da yaşam kalitemizi
Ustalık Gerektiren Kafaya Takmama SanatıMark Manson · Butik Yayınları · 201715,4bin okunma
Tavsiye etmediğim kitap
1/10
·%31 (91/288 syf.)
Pek sıkıcı bulduğum bir kitaptı o yüzden daha fazla okuyor gözükmek istemedim. Kalıplaşmış bir çizgide yaşanmaz bu hayat, 8 milyar insanız hepimiz farklıyız. Bu kadar farklıyken aynı hayatlar yaşanmaz.
Bir Ömür Nasıl Yaşanır?İlber Ortaylı · Kronik Kitap · 202065,1bin okunma
10/10
·80 syf.·
2020 35. kitabı
Kitabı okurken yoruldum, üzüldüm ve korktum. Normalde aldatan bir insana acıyacağım hiç mi hiç aklıma gelmezdi. :( Süpriz sonlu bir hikayeydi benim için, ben kadının intihar etmesini bekliyordum dört gözle ama çok ters köşe oldum açıkça. ÖZELLİKLE STEFFEN ZWEIG'IN BU KİTABİNİ ŞİDDETLE TAVSİYE EDERİM!
KorkuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Yayınları · 2022124,8bin okunma
10/10
·56 syf.·
2020 34. kitabı
Kitap resmen beni sarıp sarmaladı.. Okudukça duygularım depreşti; insanların iyi günlerindeyken dostun, düşmanın belli olmadığını bir kez daha anladım bu kitap sayesinde. Bir İnsanın ölümünün diğerleri için çok da birşey ifade etmediği aynı zamanda diğer herşeyin olduğu, hiçbir şey olmamış gibi devam edeceğini öğrendim.
Bir Çöküşün ÖyküsüStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202591,8bin okunma
Reklam