Üstelik bu hissin oluşması için artık tek neden uzun uçak yolculukları değil. Zira içinde yaşadığımız teknolojik çağ sayesinde hepimiz üzerinde sürekli bir jetlag etkisi söz konusu. Meryam'ın hatırladığı kadarıyla bunun nedeni telefon, tablet gibi cihazların ekranlarından çıkan ışığın kısa dalga boyuna sahip olmasıydı. Yani doğal ışıktan daha fazla mavi ışık vardı. Bu ışık da melatonin seviyesini etkileyerek kalitesiz bir uykuya neden olmaktaydı.
Mesela insan için bu değer 60 hz iken, köpekler icin 80 hz'dir. Yani senin sürekli yanıyor olarak gördüğün ışığı, köpeğin yanıp sönüyor olarak görecek. Özetle, bu frekans değeri ne kadar yüksek olursa bu durum birim zamanda o kadar çok duysal bilgiyi işleyebileceğini gösterir. Bilginin işlenme hızının artması demek, algılanan zamanın yavaşlaması demektir. Yani deyim yerindeyse frekansı yüksek olan bu canlılar bize göre ağır çekim bir zamanda yaşamaktadırlar. Mesela senin frekansın 60 hz iken sineğin frekansı 250 hz'dir. İşte bu nedenle elinde rulo yaptığın gazete ile bir karasineği öldürmek çok zor. Çünkü senin büyük bir hızla salladığın gazeteyi o sinek, Matrix filminde kurşunların kendisine gelişini ağır çekimde gören Neo gibi görür ve gazeteden kolayca kurtulur.