Samet SARI

Samet SARI
@sametts1

Samet SARI

, bir kitap okudu
6/10
·93 syf.··
Beğendi
·
14 saatte okudu
·
2025 6. kitabı
Ali Şeriati
8.7/10 · 5,9bin okunma
Reklam
İnsanın Dört İllet Zindanı
Bilgili olmak, bilinçli olmak, özgür olmak, yaratıcı olmak. Bu olmak tarih boyunca daima beşerin misyonudur. Şu noktaya varıyoruz: İnsan beşerden başka bir şeydir ve insan için, özgür seçici irade olmadıkça özgürlük, bilgi, bilinç, yapıcılık, yaratıcılık, bilgi imkânı ve yaşama imkânı yoktur. Şu halde insan özgürlük demektir. Ulaşmak istediğim tez buradan başlıyor, o da şudur: "Dört belirleyicinin esiri olan seçici özgür irade." Dört zindanın tutsağı. Bundan dolayı insan olmak ve tabiatta seçebilen tanrı benzeri özgür iradeye erişmek; bu dört zindan ve belirleyiciden kurtulabildiği vakit mümkün olabilir. Din ve felsefelerde kurtuluş adına peşine düşülen şey, budur. Bu dört zindan hangisidir? Ne mutlu ki burada izaha gerek yoktur. Aslen belirleyicilik/zorlayclık ne demektir? "Ben değil" demektir; bende var olan, ama benim tarafımdan seçilmiş olmayan her durum, her irade, her istek ve her eğilim, bir belirleyiciliğin/cebrin ürünüdür. Şu halde takdir, belirleyicilik o tanrısal iradenin antitezidir. Belirlenmişlikle yapılan özgürlük savaşı, insanın tabiatta kendisi olmak için, maddi bir olgudan Tanrıya doğru gitmek için verdiği savaştır. Benim seçici özgür irademi kendi içinde baskı altında tutan, sınırlayan ve kayıt altına alan ve benim yerime seçim yapan bu dört illet zindan, şunlardan oluşmaktadır: 1. Tabiatın belirleyiciliği, 2. Tarihin belirleyiciliği, 3. Toplumun belirleyiciliği, 4. Kendi belirleyiciliği.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Ahmaklaştıran Teknoloji
Modern teknoloji böylece esaret zincirini her gün daha sıkı bir şekilde boynumuza doluyor. Yaşadığımızı sanıyoruz ama acaba yaşıyor muyuz? Şöyle: Dijital âletlerden binlerce çiçek adı, görüntüsü edinip ezberliyoruz. Ama kırlara çıkıp bir çiçek koklamadan geçiyor ömrümüz
Sayfa 51·Kitabı okudu
Lüks bize terstir!
Açıkçası zengin ile fakir arasındaki uçurum gittikçe açılyor. Evet milli gelirde bir artış var, makro planda ekonomi iyi diyorlar ama bu ferahlık aşağıya yansımıyor. Açlık sınırında, yoksulluk sınırında yaşayanların yekunu neredeyse nüfusun yarısını oluşturuyor. Durum bu merkezde iken Türkiye'nin "lüks tüketim"e kayması hangi adalete sığar. Bölgelerarası gelişme henüz bir netice vermedi. Göç sürüyor. Ülke insanı istikbale güvenle bakamıyor. Halbuki bu topraklar zengin. Ülkemiz mevcut nüfusun üçdört katını besler. Ama biz yanlış yoldayız. Kayserili bir arkadaş şöyle diyor: "Artik bizim orda evlenecek kızlar iki yüz metrekare olmayan daireleri beğenmiyor." İnşaatçılar bu sebeple daireleri 200-250 metrekare yapıyorlarmış. İnsaf yani. Nohut oda-bakla sofada yaşayan dede ve ninelerimiz sefalet içinde miydi? Nedir bu gösteriş merakı? Nedir bu ayağını yorganından bir metre dışarı çıkarmak. Hz. Peygamber "orta yolu" tavsiye etmiştir. İsraf haramdır. Kısacası "lüks bize ters" arkadaşlar. Tez bu yoldan dönelim. Kapitalizm in tekerine çöp sokmanın ilk şartı budur. Alın lüksünüzü başınıza çalın!
Sayfa 27·Kitabı okudu

Samet SARI

, bir kitap okudu
7/10
·272 syf.·
Beğendi
·
123 günde okudu
·
Okunma: 30 Ocak 2025 13:51
·
2025 5. kitabı
Aldous Huxley
7.4/10 · 73,2bin okunma