Göze girmeye bak. Sıyrıl, usulcana çık belanın göbeğinden. Bulaştırmadan kendine. Yanında kim, neden söz ederse etsin, duyma. Konuşma. Tuzağa düşürtme kendini. Kışlada, geceleri, kim devirmeye kalkmış devlet babayı, kim kalkmamış; asker mi, sivil mi, yoksa ikisi baş başa, el ele mi; bunlar konuşulurkene sağır ve samut olacaksın. Karışma, sana ne?
“Panik atakların hep fiziksel, samut bir şey olduğunu sanırdım. Gürültülü ve duvarlara çarpmaya benzeyen bir hal. Oysa tam tersiymiş: Derli toplu bir dinginlik.”