Köprü Kralı
10/10
·576 syf.··
2026 32. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 23:55
Köprü Kralı merve Merve Akyüz Selam kitap dostlarım! Size, kalemini çok sevdiğim ve Yedinci Oğul'u okuduktan sonra kalbimde yeri bambaşka olan sevgili Merve Akyüz’ün Köprü Kralı kitabı ile geldim. Kitabın baskısı ve yan boyaması muhteşemdi, resmen aşık oldum; karakter resimleri de okurken bana çok ilham verdi. Canım yazarım, eline emeğine sağlık; ama bu kitap bana hiç yetmedi, keşke hiç bitmeseydi... Köprü Kralı’nı bitirdiğimden beri Pars Tuna’nın o karanlık ama bir o kadar da korumacı dünyasından çıkamıyorum. Tek kelimeyle muhteşemdi, enfesti; bayıldım! Hele bazı bölümleri yüreğim ağzımda, nefes nefese okudum. Pars'ı Yedinci Oğul'da az çok tanıdığımı sanmıştım ama durum hiç de öyle değilmiş. Bazı kitaplar sadece okunur, bazıları ise insanın iliğine kadar işler ya; bu hikaye benim için tam olarak öyleydi. Pars, dışarıdan bakıldığında Asya ve Avrupa kartellerinin tepesinde, herkesin önünde diz çöktüğü, sarsılmaz bir "Kral" gibi görünüyor. O sert kabuğunun ve karanlık odalarda aldığı kararların ardındaki devasa gücün altında aslında ne kadar derin bir sadakat ve sevgi yattığını görmek, onu kalbimde bambaşka bir yere koymamı sağladı. Evet, bazı yerlerde ona kızdım ama elbette haklı sebepleri vardı; yine de ne yapabilirim, ben Miraycıyım! Özellikle kalesindeki tek varlığı olan babaannesine duyduğu o saf hürmet ve onun için ördüğü koruma kalkanı, bazen kendi mutluluğuna gölge düşürse de çektiği bütün acıya razıydı. Offf, sana da kıyamıyorum canım Pars! Ve Miray Kuzu... İşinde başarılı bir hemşireyken sevdiği adama iki yılını vermiş; ancak onun ihaneti ve iş yerinde yaşadığı mobbing, onu hiç bilmediği bir dünyanın kapılarını açan bir yola sürükler. Ve Köprü Kralı ile karşılaşması... Miray ile Pars’ın bir otoban kazasıyla başlayan ve babaannesinin hemşiresi olmasıyla devam
1000Kitap
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202680 okunma
Puan vermedi·120 syf.··
2026 28. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 22 Şubat 2026 00:37
Aişe Abdurrahman'ı bilmiyordum hiç ama tefsir dersinin bir bölümünde dikkatimi çekmişti, çünkü bölümü yazan Âkif hocaydı. Meğer Âkif hocanın yüksek lisans teziymiş. Şimdi bazı şeyler daha bir yerine oturdu. Hocaların da hocası var tabii. Aişe Abdurrahman, çağdaş bilimsel verilerle Kur'an-ı Kerim'in daha iyi anlaşılabileceğini kabul etmiyor. Bunun nedeni ona göre; Kur'an-ı Kerim'den Hz. Peygamber'in ve Ashab-ı Kiram'ın anlamadığı manaları çıkarmanın son derece yanlış olması. Çünkü Hz. Peygamber ve Ashabı, Kur'an-ı Kerim'in ilk ve doğrudan muhataplarıdır. Mantıken düşüncesi çok kıymetli. Ama insanların bunun aksine çabalaması da maalesef anlaşılır. Bana göre bu bir olmamışlık hali. Bunu ilk dönem müfessirlere söylemiyorum haddime de değil zaten benimki daha çok modern dönemde olan biten herşeyi Kur'anı Kerim'de bulmaya çalışan insan modeli. Şahsen bundan hiç haz etmiyorum. Azıcık bu hanımefendinin penceresinden bakmak gerekmiyor mu önce? Yani sadece benim sahabelerim, yıldızlar gibidir hangisine tutunursanız kurtulursunuz diyip geçecek miyiz? Bu söz söylenmiş ise çok kıymetli değil mi? Garantisi olan bir cümle. O zaman o ilk muhataplar nasıl anlamış? İlk önce bunu hissetmemiz gerekmez mi? Ben hz sahabenin anladığı gibi anlamayı çok çok isterdim ve bunun sadece Arapça bilmekle olamayacağını da biliyorum. Ben de ana dilim olmayan bir dil öğrendim ve bu dilde ana dilimi geçtim, çünkü ana dilimde yazmıyorum, ana dilimde okumuyorum, sadece konuşuyorum. Ama ana dilde hissetmek diye bir şey var. Ne olursa olsun, kulaklarının duyduğu şeyleri tecrübeleri ekleyerek hissetmişlerdir. Onlar için zaten bir anlamı vardı. Anlamlıydı direkt. Bizler anlamaya çalışıyoruz. İkisi çok başka. Bir ayet duyuyor hz sahabe ve o yaşına kadar bir adam düşünün, bütün malını servetini içkiden
Edebiyat
Bir Kadın Müfessir Âişe Abdurrahman ve Kur’ân Tefsirindeki YeriMehmet Akif Koç · Şule Yayınları · 19981 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Beyaz Leke 2 - Özgürlük
10/10
·928 syf.··
2025 105. kitabı
Uzun zaman sonra ağladığım, okurken satırlarına gözyaşı döktüğüm bir anısın hatıralarımda... Özgürlük için bütün her şeyden vazgeçen, o yola kendisini, aşkını, kısacası her şeyini koyan bir adam okudum satırlarda. Adalet için benliğinden vazgeçen, baş koyduğu yolda yitirdiklerini feda eden bir avukat gördüm satırlarda. O satırlar güneşi de gösterdi, kapkara bulutları da gösterdi. Ama en çok aşkı gösterdi bana. Nasıl sevileceğini, nasıl kardeş olacağını, klasik olacak ama kan bağı olmadan aile olmayı gösterdi... Adalet ve Özgürlük için anı olan, baş koydukları yolda açamadıkları bütün kapıların üzerine kendi anıları yapıştırdılar. Onları halklarına ve bize göstererek uyanıp ayaklandırdılar... Sana teşekkürler Sevgili Yazarım bu güzel eseri yazdığın ve bizimle buluşturduğun için... Diyeceğim daha çok var ama ağlamaktan gözlerim bulandı ve yazamıyorum, inan ki... Veda değil bu, sizi göklere ve bulutlara emanet ederek, yere bir yağmur damlası olarak düşmenizi beklemek...
Beyaz Leke - 2Aslı Arslan · İndigo Kitap · 20252,905 okunma
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 366. kitabı
𝗕𝗟𝗔𝗖𝗞 𝗢𝗨𝗧 𝟮 Herkese Merhabalar... Sizlere harika bir kitap ile geldim. Evet ne yazık ki seriye veda ettik. Bazı vedalar bizi üzüyor olsa da mutlu sonlar olunca tabi ki bir nebze de olsa seviniyoruz. Hem de fazlası ile extra extra mutlu son. Neyse spoiler olmasın diye yazamam o extraları ama beni çok mutlu etti. Peki kolay şeyler yaşandı mı asla. Ahh bu son kitapta ne ağladım ben ya. Yüreğim ise parça parça oldu. Kimi anlayım kimi anlamak isteyim kime destek olayım bilemedim. Herkesin açısından zor herkesin açısından yıpratıcı oldu. Kayıplar, acılar, canlar, umutlar, mutluluklar, fedakarlıklar, hüzünler hepsi bir bir yokladı kalbimi. Hava Pilot Üsteğmen Tevfik Tuğrul Türkdoğan ile Ceyhan Hasipek Türkdoğan sizi asla unutmayacağız. Ehh Tevfik(ki artık sizin ile ağlayıp, gülüp, o satırlarda size eşlik ettiğimiz için bizde aileden sayılırız Tevfik diyebilirim) rütbe aldı ama olsundu biz onu öyle tanıdık. İlk kitapta elimiz kalbimizde kalmış hop oturup hop kalkmıştık. Neyse ki rahat bir soluk aldık ama yine bir ateş düştü içimize o da bizden birisi ahh be Tevfik herkese senin gibi dost lazım. Tevfik için çok yıpratıcı bir süreç gelir bu sürede yanında olan Ceyhan vardır. Dostu, arkadaşı, aşkı ve eşi... Ceyhan dik duruşu tavırları ve gerçekçiliği ile kalbimi ayrı kazandı. Hayran oldum sana kadın işin hiç kolay degildi. 1 değil 2 değil 3 kez parçalanmış bir adama toplamak kolay mı üstelik kendin de yanında sağlam kalarak. Hayat onları başka yerlerden de çok sınadı ama sonra mutluluk kucaklarına düştü. Tevfik'e kızdım mı evet kızdığım çok yer oldu ama onun tavrını ve psikolojisini anlamak için o disiplin içinde büyümüş olmam gerek. Kardeşi ile yaşadıkları, ailesinin desteği ve sonrası o apayrı bir süreçti ve gerçekten de çok zordu. Oralarda fazlasıyla kızdım neyse ki Ceyhan
Blackout 2Elif Kaplan · Pukka Yayınları · 2025136 okunma
10/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2025 21. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 05 Eylül 2025 20:41
Ahh Sevgili Peyami Safa sana önceki dönem erkekleriyle yeni dönem erkekleri arasında bir fark olmadığını, ayni saçma heveslerin peşinde olduklarını söylemek isterdim :) Kitap Canan adında bir Çerkes kızının herkesin aklini başından almasını anlatıyor. Zenginlik , hırs ve bencillikten beslenen bu kadın adeta eve düşen yıldırım gibi. Bu yıldırım once Lami ile Bedia'nın evine düşüyor. Lami okurken beni inanilmaz sinir etti. Daha fazlasını yazarsam spoiler olacak diye yazamıyorum. Kitap oldukça akıcı, su aralar hızlı okuma yapamayan bana bile kendini merak icinde okuttu. Yazardan ilk okuduğum 9.hariciye kogusundan cok daha guzel buldum. Tavsiyedir.
CânânPeyami Safa · Ötüken Yayınları · 20225,2bin okunma
bu kitap çok iyi bir incelemeyi hak ediyor.
Puan vermedi·259 syf.··
2025 98. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2025 00:34
Bu Ülke'de bir cümle okumuştum ve bana ben de gericiyim dedirtmişti. Ki zaten öyleyim. Ha şimdi öyle denmez, bana genelde vintage diyorlar, nostaljiksin filan diyorlar. Şu an bu cümleyi hatırlamıyorum ama buluyorum, ve ekliyorum: "Murdar bir halden muhteşem bir maziye kanatlanmak gericilikse, her namuslu insan gericidir." Ardı şöyle ki bence asıl vurucu yer burası; "Dante yaşadığı çağdan iğrenir. Balzac eserini iki ezeli hakikatin ışığında yazar; kilise ve krallık. Dostoyevski maziye âşık. Dante gerici, Balzac gerici, Dostoyevski gerici!" Bence Yaşar Kemal bu mantıkla gericiydi. Sabahattin Ali gericiydi. Cahit Zarifoğlu ki aslında kendisini hiç tanımıyorum bence gericiydi. Neden? Çünkü hepsi bir şekilde olduğu çağdan tiksiniyordu. İlerici ve gerici kelimelerini kim uydurdu bilmiyorum yalnız +1 Seren gerici. Bu adamlarla kıyaslanamam tabii ama yoldayım. Yani. Geçmişte en azından bu zamanda yaşananları yaşamadık, murdar bir halden daha iyi bir mazi düşüncesi. Sürekli daha murdar şeyler görmüyor muyuz? Evet geçmiş pür pak değil, fakat şimdi daha çiğ daha iğrenç bir şeyler yok mu? En azından bir beyin fırtınası?? ... Böyle diyorum ama ben aslında kitaptaki Bazarov gibiyim biraz. Yani hiç kimseye ve hiçbir şeye inanmıyorum çünkü en basitinden, insanlar ağlarken bile hesaplı artık. Rezilce. Neyse. Bu kitap son zamanlarda yaptığım en kaliteli okuma oldu. Aslında tabii ki daha önce okumuştum. Yine de her zaman hissettiğim bir şey var, çeviri değiştiyse kitap da değişiyor. Üslubun her şeyin katili olması gibi çeviri de bazen kitapların katili olabiliyor. Kafam aşırı dağılmış durumda, o yüzden istediğim gibi yazamıyorum kitap hakkında şu an. İlk başta yazdığım gibi, ben aslında gerilerde yaşayan birisiyim. Pek öyle yenilik arayan yeni şeyleri seven biri sayılmam. Şayet buna
1000Kitap
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · İş Bankası Kültür Yayınları · 202155,9bin okunma