Puan vermedi·256 syf.··
2026 72. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 17:41
Herkese merhabalar Bugün sizlere @beyazatliprensesmasali kaleminden çıkmış güzel bir kitap önerisi ile geldim... İlk bakışta kişisel gelişim tarzında bir kitap okuyacağımı düşünmüştüm ama sayfalar ilerledikçe kendimi geçmişle bugün arasında gidip gelen, insanın iç dünyasına dokunan çok katmanlı bir hikâyenin içinde buldum. Engin, Serap ve Jale’nin yollarının kesiştiği bu hikâye aslında sadece birkaç kişinin hayatını değil; aile içinde saklananları, çocuklukta açılan yaraları, suskunlukları, önyargıları ve insanın kendini bulma çabasını anlatıyor. Karakterlerin geçmişlerini öğrendikçe onlara bakışınız değişiyor. İlk başta anlam veremediğiniz davranışların ardındaki nedenleri gördükçe insanları yargılamadan önce hikâyelerini dinlemek gerektiğini bir kez daha hatırlıyorsunuz. Özellikle Jale karakteri beni çok etkiledi. Başlarda bazı seçimlerine kızsam da yaşadıklarını öğrendikçe ona karşı hislerim değişti. Çünkü bazen insanlar kötü oldukları için değil, taşıdıkları yaralarla baş etmeye çalıştıkları için yanlış kararlar verebiliyor. Yazarın sade ve akıcı anlatımı sayesinde kitap su gibi aktı. Okurken kendimi zaman zaman bir roman okumaktan çok, karakterlerin hayatına tanıklık eden bir film izliyormuş gibi hissettim. Geçmiş ve bugünün ustalıkla harmanlanması hikâyeye ayrı bir derinlik katmış. Altını çizmek isteyeceğiniz cümlelerle dolu, duygusu güçlü ve insanı kendi hayatını sorgulamaya iten bir roman. Anemonlar, insanın kendi içindeki sesi duymaya cesaret etmesi üzerine düşündüren, kalbe dokunan bir hikâye. İçsel yolculukları ve karakter odaklı romanları sevenlerin mutlaka şans vermesi gereken bir kitap. Kitaplarla kalın
AnemonlarZeynep Kesler · Ceres Yayınları · 20268 okunma
Puan vermedi·328 syf.··
Beğendi
·
2026 21. kitabı
Derin Korku ⋆.𖦹°·️ Selamlarr Kelly Porter serisini okumaya devam ediyorum ve söylemem gerek ki bu kitap beni ilk sayfalardan yakaladı.Hatta ilk kitaptan daha çok sevmiş olabilirim Hikâye göl kenarında bulunan bir kadın cesediyle başlıyor. Ama öyle sıradan bir cinayet vakası gibi değil. Cesedin durumu gerçekten rahatsız edici Üstelik kadının bedenine bırakılan para ve üzerinde şiir yazılı bir kâğıt, işi tamamen başka bir boyuta taşıyor. Sanki biri sadece öldürmemiş, aynı zamanda bilinçli bir mesaj da bırakmış gibi. Dedektif Kelly Porter dosyayı incelemeye başladıkça bunun basit bir cinayet olmadığını hemen anlıyor. Özellikle o şiir detayı sürekli aklında kalan, çözümü zorlaştıran bir ipucu gibi . Bu seriyi sevmemin bir diğer sebebi de soruşturmaların işleniş şekli. Kelly bir yandan bu dosyayla uğraşırken bir yandan da kendi hayatının yükleriyle de boğuşuyor, bu bana daha gerçek geliyor. Annesinin hastalığı ve kız kardeşiyle olan sorunlar da eklenince her şey iyice ağırlaşıyor mükemmel dedektif imajından ziyade daha insan gibi, kusurları ve kendi hayatıyla da mücadele eden bir karakter olması hoşuma gidiyor. Benim için bu kitap, ilkine göre daha akıcı ve daha sürükleyici hissettirdi Eğer polisiye ve yavaş yavaş açılan karanlık dosyaları seviyorsan şans verilebilir .
Derin KorkuRachel Lynch · Thekitap yayınları · 202197 okunma
Reklam
10/10
·115 syf.··
2026 1. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:20
Mustafa Kutlu’nun “Uzun Hikâye” kitabı, adından da anlaşılacağı gibi uzun bir yolculuğu anlatıyor aslında… Ama bu yolculuk sadece bir yerden bir yere gitmek değil; sevginin, aile olmanın, hayata tutunmanın ve insan kalabilmenin yolculuğu. Kitabı okurken en çok hissettiğim şey samimiyet oldu. Mustafa Kutlu, büyük olaylara ihtiyaç duymadan sıradan insanların hayatındaki güzellikleri, kırgınlıkları ve umutları öyle sade bir dille anlatıyor ki kendinizi o hikâyenin içinde buluyorsunuz. Ali ile Münire’nin hikâyesi, bir yandan hüzünlü bir yandan da sıcacık… Özellikle baba-oğul ilişkisi ve hayata karşı dimdik durmaya çalışan insanların anlatımı çok etkileyiciydi. Kitap bittiğinde insanda biraz burukluk, biraz da güzel bir hatıraya veda etmiş hissi bırakıyor. “Uzun Hikâye” bana, bazen en değerli hikâyelerin büyük kahramanlıklarla değil; küçük anlarla, sevgiyle ve sabırla yazıldığını hatırlattı. Sade, samimi ve kalbe dokunan hikâyeleri seven herkesin mutlaka şans vermesi gereken bir kitap.
Uzun HikâyeMustafa Kutlu · Dergâh Yayınları · 202345,6bin okunma
8/10
·262 syf.··
2026 29. kitabı
Merhaba, sizlere yeni bir kitap önerisi ile geldim. @memphisyayinevi çıkan, Hatice DIRMIKCI kaleminden, #savaşçığırtkanı kitabını okudum. Öncelikle kitap fantastik türünde ve 259 sayfa. Kitap seri şekilde ilerleyecek ve serinin ilk kitabı. Türk geleneklerinden ve eski törelerden esintiler barındıran bir kitaptı. İçerik olarak kam şaman tarzı şeyler bize Türk kültüründen tanıdık yazarda bunları kitabında kullanmış. Farklı bir atmosfer katmış. Bir kadının tüm erkeklere karşı güçlü duruşunu okumakta ayrıca keyif verdi. Kitabın ayrıca fantastik olmasının dışında verdiği mesajlarda vardı. Yazar kadın karakterin güçlü duruşu, güvenin önemi, sevginin sadece kan bağı ile olmayacağı gibi konulara da önem vermiş. Kitabın genel anlamda sevdim. Kitabın sonu aslında tamamlanmış intikam alınmış gibi bitti ama devam edeceği için nasıl olacağını çok merak ettim. Olayların gidişatını çok merak ettim. İkinci kitabın çıkmasını sabırsızlıkla bekliyorum. Sizlerde fantastik türde okumalar yapmayı seviyorsanız tavsiyemdir. Kiana, Ece’sinin istediklerini yapmalı ve aynı zamanda kardeşi Kiaran için Kral Michal’in isteklerini yapması gerekir. Michal elinde kardeşini tutarak, onun savaş alanlarında gezip yardım etmesini sağlamaktadır. Kiana ise söylediklerini yapmakta ama kendine fırsat kollamaktadır. Cadıların Ece’si ona yardım edeceğini ve dediklerine uyarsa, kardeşinin zarar görmeyeceğini düşünmektedir. Fakat düşman olarak gördüğün her zaman düşman değildir, dostun ise her zaman dost olmadığı gibi. Kiana’nın Kamlar tarafından alınması ile işler değişir. Üstelik onu korumakla görevli Aghon ise bir kamdır. Kamlar ve cadılar birlikte hareket etmese de iki tarafında çıkarları aynıdır. Kiana’nın Ece’si Kraliçesi ise ilk onu gözden çıkarır. Kardeşi ile kan bağı olan Kiana, kardeşinin ölüm emri ile
Edebiyat
Savaş ÇığırtkanıHatice Dırmıkcı · Memphis Yayınları · 202519 okunma
Puan vermedi·304 syf.··
2026 82. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 16:14
Gece Yarısı Treni - Matt Haig Wilbur ve Maggie balayı için Viyana'yı seçmiş yeni evli çifttir. Kitapta onlara bir bölüm bakarken elli iki yıl sonrasına gidiyoruz .Wilbur aradan gecen zamanda ölür ve kendini gece yarısı kalkan bir trende zaman yolculuğunda bulur. Gece Yarısı Treni, Matt Haig'in insanın hayat yolculuğuna, pişmanlıklarına ve yeniden başlamanın mümkün olup olmadığına dair sıcacık bir hikâyesi. Wilbur'un çocukluğundan başlayıp yaşlılığına uzanan serüvenini okurken sanki bir insanın tüm hayatına tanıklık ediyoruz. Özellikle Wilbur'un hayata tutunma çabası, kendi yolunu bulması ve sonunda Maggie ile kurduğu sevgi dolu evlilik çok etkileyiciydi. Maggie, Wilbur'un hayatında sadece bir eş değil, aynı zamanda onun en büyük destekçisi ve huzur bulduğu liman oluyor. İkili arasındaki sevgi gösterişli değil; aksine küçük anlarla, sadakatle ve birlikte büyüyen bir bağla okuyucunun kalbine dokunuyor. Kitabın en sevdiğim yanlarından biri de Wilbur'un açtığı küçük kitapçı dükkânının zamanla bir kitapçı zincirine dönüşmesi oldu. Çünkü bu başarı sadece ticari bir kazanç değil, kitaplara ve insanlara duyulan sevginin bir sonucu. Wilbur'un kitaplarla kurduğu bağ, aslında kendi hayatını da yeniden inşa etmesinin bir simgesi gibi. Matt Haig, bu romanda bize hayatın mükemmel olmak zorunda olmadığını, bazen kırık parçaların bile güzel bir hikâye oluşturabileceğini hatırlatıyor. Gece Yarısı Treni, hüzünle umudu, kayıplarla yeni başlangıçları bir araya getiren; insanın içine işleyen, sıcacık ve düşündürücü bir roman. Son sayfayı kapattığınızda Wilbur'un yolculuğundan bir parçayı mutlaka kendi hayatınızda buluyorsunuz.
Gece Yarısı TreniMatt Haig · Domingo Yayınevi · 2026339 okunma
7/10
·284 syf.··
2026 17. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:19
Jules Verne çok sevdiğim yazarlardan birisi. Şimdiye kadar okuyup da pişman olduğum bir kitabı yok. Bu eserinde de geçmesi zorlu olan, fırtınalı bir arazide inşa edilmiş bir fenerde yaşananlardan bahsediyor. Hikaye ile bağlı fazla detaya girip de heyecanını kaçırmak istemem, o yüzden kısa bir yazı olacak. Feneri idare etmek için oraya 3 kişiyi bırakıyorlar; 3 ay sonra yerlerine yenileri gelene kadar orada kalmalıdırlar. Bu süreçte başlarına gelenler kitaptaki olaylara büyük bir heyecan yüklüyor. İnsan her sayfada "şimdi ne olacak?" demekten kendini alamıyor. Coğrafyanın o yalnızlığı ve sertliği karakterlerin psikolojisiyle o kadar güzel birleşmiş ki, yazarın ustalığı bir kez daha kendini belli ediyor. Kısacası, macera sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken, bir solukta bitecek çok akıcı bir eser
1000Kitap
Dünyanın Ucundaki FenerJules Verne · İthaki Yayınları · 20122,915 okunma
Reklam
Reklam