Puan vermedi
"Güvenmek, bir insanın kendine verebileceği en büyük cezaymış."Saka ve Sanrı, son zamanlarda okuduğum en sarsıcı ters köşeyle başlayan kitaplardan biri oldu. Bige’nin kendi düğününde uğradığı o büyük ihanet ve ardından kendini Karun Kalender (Sanrı) ile hiç bilmediği bir kaosun içinde bulması beni hikayeye tamamen bağladı.Bige'nin yaşadığı psikolojik çöküşü izlemek canımı acıtsa da, onun küllerinden doğuşunu ve bir savaşçıya dönüşmesini okumak harikaydı. Karun ise tam bir kapalı kutu; ona kızmakla hak vermek arasında mekik dokudum. Maral Atmaca karakterlerin duygularını o kadar yoğun aktarmış ki, kendimi Bige'nin yerine koymaktan alıkoyamadım. Gerilim, intikam ve kaos seven herkesin şans vermesi gereken bir seri. Maral Atmaca
Saka ve SanrıMaral Atmaca · Ephesus Yayınları · 20252,434 okunma
Puan vermedi
"Bazı yaralar görünmezdir; onları ancak satır aralarında hissedersiniz." Beyaz Leke, yalnızca romantik bir hikâye anlatmıyor; aynı zamanda insanların geçmişlerinden taşıdığı izleri, kırgınlıklarını ve iyileşme çabalarını da gözler önüne seriyor. Karakterlerin kusursuz olmaması, onları daha gerçek ve daha yakın hissettiriyor. Okurken zaman zaman sinirlendiğim, zaman zaman ise duygulandığım anlar oldu. Yazarın akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor. Özellikle diyaloglar ve karakterlerin iç dünyasına yer verilmesi, hikâyeyle bağ kurmayı kolaylaştırıyor. Elbette bazı olaylar klasik gençlik romanı havası taşısa da, duyguların samimi aktarılması bu eksikliği büyük ölçüde kapatıyor. Bu kitabı bitirdiğimde aklımda kalan şey, herkesin içinde başkalarının göremediği bir "beyaz leke" taşıyabileceği düşüncesiydi. Kimileri bunu saklamayı seçerken, kimileri ise doğru insanlarla karşılaştığında iyileşmeye başlıyor. Eğer duygusal yönü güçlü, akıcı ve karakter gelişimine önem veren gençlik romanlarını seviyorsanız, Beyaz Leke'ye bir şans verebilirsiniz. Benim için keyifli ve düşündürücü bir okuma deneyimiydi. Puanım: 8,5/10.
Beyaz LekeAslı Arslan · İndigo Kitap · 20246,1bin okunma
Reklam
Puan vermedi·320 syf.··
Beğendi
·
2026 37. kitabı
KOCAMIN KARISI #kitapyorumu "Herkes yalan söyler ve herkes ölür. Belirsizliklerle dolu bir dünyada yalnızca bu ikisinden emin olmak mümkündür." Alice Feeney kaleminden okuduğum ikinci kitap oldu ve her iki kitaptan anladığım şey şu ki yazar okuyucunun algısıyla çok iyi oynuyor. Kitaptaki hiç kimseye hatta ana karaktere bile asla güvenilmeyeceğinin bilincinde okuman gerektiğini kabul ediyorsun. Psikolojik gerilim türünün kraliçesi kesinlikle diyebiliriz. Eden Fox’un bir sabah koşuya çıkıp evine döndüğünde anahtarının kilide uymaması, kapıyı ona benzeyen yabancı bir kadının açması ve en fenası da kocasının o yabancıyı karısı olarak tanıtmasıyla hikayeye giriş yapıyoruz ve o andan itibaren tüm ilginiz sadece kitapta oluyor. Uzun zamandır okuduğum en sarsıcı ve merak uyandırıcı başlangıçlardan biriydi. Bir de altı ay öncesinde ölüm tarihini tahmin ettiğini iddia eden gizemli bir klinik Thanatos ile yolu kesişen Birdy’nin hikayesi var. İlk soru bu iki kadının ne tür bir bağı var da ön plandalar oluyor. Çoklu bakış açısıyla ilerliyor sayfaları çevirdikçe de her bölüm sonu şoka sokuyor. Yazar okuyucuyla öyle bir kedi-fare oyunu oynuyor ki, olayların nereye bağlanacağını tahmin etmeye çalışırken adeta beynim yandı. Karakterler çok iyi yazılmıştı ve sırlarını çözmeyi çok sevdim. Finaliyse beklenmedik ve şok ediciydi asla tahmin edemezdim. Okurken asla sıkılmayacağınız, sürekli bir sonraki bölümde ne olacak dedirten, temposu hiç düşmeyen bir hikaye arıyorsanız kesinlikle şans vermelisiniz tavsiyemdir.
1000Kitap
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 202622 okunma
8/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 41. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 16 Haziran 2026 20:28
Önceden aynı yazarın Malma İstasyonu adlı kitabını okumuştum ve olayları işleyiş tarzı hoşuma gitmişti. Bu kitaba şans vermeme de o sebep oldu ve zerre pişman olmadım. 17 Haziran gününde yaşananları öğrenmeye adım adım yaklaşırken gerilim de aynı hızda artıyor. Okumanızı öneririm.
17 HaziranAlex Schulman · Timaş Yayınları · 2026911 okunma
8/10
·108 syf.··
Beğendi
·
2026 126. kitabı
Herkese Merhaba Bugün sizlere Zarif Oktay kaleminden Zarif Örgüler 3 kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 107 sayfalık bir kitap •Normalde buralarda beni hep sayfaların arasında, bambaşka dünyalarda gezerken görmeye alışkınsınız, biliyorum. Ama benim için o okuma maratonlarının arasında zihnimi dinlendirmek, kahvemi yudumlarken el emeği bir şeylerle uğraşmak inanılmaz bir terapi. •Kitabın içeriğinde hırkalardan yeleklere, kazaklardan bluzlara kadar her tarz için ayrı bir model var. Benim en çok aklımı başımdan alan iki model oldu: •Biri o pofuduk, sıcacık duran pembe Puffy Hırka. Hırkanın o sağa sola çaprazlama ilmek tekniklerini, dik yaka detayını örgüye hiç başlamamış birinin bile anlayacağı şekilde adım adım, fotoğraflarla anlatmışlar. Diğeri ise renk geçişlerine bayıldığım, angora iplerle örülen o kruvaze yakalı bluz. •Hangi model için kaç yumak gidiyor, şiş numarası ne olmalı, kaç ilmekle başlanıp nerede artırılacak, A'dan Z'ye her şey o kadar pratik ve net ki, örgüyü sadece bir hobi değil, kendi modanızı yaratma sanatı haline getiriyor. •Yazar Zarif Oktay, İlmek İlmek Sanat diyerek yola çıkmış ve yünün o büyüleyici, sıcak dünyasını zarif bir dille aktarmış. •Arka kapağında ki sözü çok sevdim; Yün, yalnızca bir iplik değil; bir miras, bir tutku, bir masaldır, diyor. Gerçekten de öyle. Eğer siz de bu ara hem zihninizi dinlendirecek hem de bittiğinde bunu ben yaptım diyerek gururla giyeceğiniz tasarımlara imza atmak istiyorsanız, bu rehbere mutlaka bir şans verin derim. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Zarif Örgüler 3Zarif Okay · Parlayan Kitap · 20261 okunma
9/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2026 114. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 00:00
Herkese Merhaba Bugün sizlere Adnan Arduman kaleminden Mart'ın Doğusu kitabının yorumu ile geldim Haziran ayının sıradaki kitabı 2026 yılı basımlı 304 sayfalık bir kitap •Hikaye, aslında çoğumuzun çok iyi bildiği o tanıdık monotonluk hissiyle başlıyor. 29 yaşındaki bilgisayar yazılımcısı Mart, anne ve babasından miras kalan evinde, kendi halinde, konforlu ama bir o kadar da amaçsız bir hayat sürüyor. Ta ki bir ev partisinde hoşlandığı kız olan Merve’nin ona sorduğu o tek bir soruya kadar: Hayatın anlamı ne? Bu soru Mart'ın zihninde bir kez dönmeye başlayınca bir daha durmuyor. Rasyonel, pozitif bilimle yoğrulmuş dünyası bu felsefi sorgulamayla sarsılıyor ve önce felsefenin kült başlangıç kitaplarını okumaya başlıyor, ardından gördüğü radikal bir rüyanın da etkisiyle annesinden kalan eczahaneyi satıp kendini Hindistan’ın mistik kollarına bırakıyor. •İstanbul’un tanıdık sokaklarından Jaipur’un Pembe Şehir mimarisine, Rüzgâr Sarayı'nın (Hawa Mahal) esintili pencerelerinden Su Sarayı'nın (Jal Mahal) dinginliğine uzanan bu yolculuk ilerledikçe işin rengi de değişiyor; karşısına çıkan mistik atmosferler, dini inançlar, büyüler, karma yasaları ve sarsıcı ilişkiler derken Mart adım adım kendi kabuğunu kırmaya başlıyor. •Mart’ın Doğusu, kişisel gelişim, mistisizm ve felsefe temalarını sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken, insanı kendi gerçekliğiyle yüzleştiren harika bir roman. Yazarımızın kalemine sağlık Okumayı ihmal etmeyin im t u b i s ʚĭɞ
Mart'ın DoğusuAdnan Arduman · Tara Kitap · 202610 okunma
Reklam
Reklam