SARA DOĞRUER

SARA DOĞRUER
Göğe bak İzmir Ege seni özledi.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İyice düşün, kendini bir binanın yıkık dökük merdivenlerinde hayal et. O merdivenlerden çıkmaya çalışıyorsun,duvarlar yıkılıyor. Her adımında bir parça düşüyor önüne, Her adımında bir engel çıkıyor. O bina senin hayatın. O an, o binanin en tepesinden, enkazın içinden bir ses duyuyorsun. Hayal et. O sesi hayal et. En sevdiğin insanın sesini duyuyorsun orada. Dünyada en sevdiğin insan. Hayal et, kim olduğuna karar ver. Biliyorum gözünde bir görüntü, kulağında bir ses canlandı. O ses senden yardım istiyor, o ses sana; bana yardım et diye bağırıyor, "kimse yok mu?" diyor bu dünyada en sevdiğin insan. Acı çekiyor, sana muhtaç. Duvarların arasında, enkazın altında bir yerlerde o ses seni bekliyor. Her kim geldi aklına bilmem, ama şimdi düşün, ona ona öyle bir cümleyle cevap vereceksin ki en sevdiğin insanın tüm korkuları son bulacak. Ona ne dersin? En sevdiğin insana korkmaması için ne dersin?
Anladım ki başörtüsü yalnızca bir örtü değil, ruhumdaki sevdanın bir alameti, bir göstergesiydi.
İçimdeki yangını söndürmek mümkün Ama yanmak da bir seçenek...