Değilmi ki bizim çürük diye nitelendirdiğimiz elma içindeki kurda saray… Değil mi ki senin gözlerin bir kuyucuk feza…
HAZİRAN AYI OKUDUKLARIIM VE TBR
merhabalaarrr geçen gün bi iletimde bana kitap önermenizi istemiştim biraz yoksulluktaydım daa😭😊💗ve hepinizin önerdiiği kitapların çoğunu okumaya çalıştım bugüne kadaarr ve haziran ayı tbrsini ve okuduklarımı paylaşmak istediim 🐽💝 ayın ortasına geldik bile, ben de hem haziran başından beri büyük bir merakla bitirdiğim kitapları hem de ayın kalan günlerinde okumak istediğim o listeyi (yani şu tbr olayını) sizinle paylaşmak istedim. hadi gelin biraz konuşalım, dertleşelim! 👇✨ 📚 haziran başından beri bitirdiklerimm Ölüm Beni Bulana Dek : ismini ilk gördüğüm andan itibaren beni çok hüzünlü ve duygusal bir hikayenin beklediğini biliyordum aslında ama bu kadarını ben de tahmin etmemiştim. okurken gerçekten içimin burkulduğu, karakterlerin hislerini resmen kalbimde hissettiğim bir süreç oldu. duygusal dozu o kadar yüksek ve o kadar naif işlenmişti ki, hüzünlü kitapları sevenlerin kesinlikle şans vermesi gereken, insanı kendi içine döndüren çok etkileyici bir kurguydu. 🥺💔 Akhilleus’un Şarkısı : mitolojik hikayelere ve o evrenlerin büyüleyici atmosferine zaten çocukluğumdan beri apayrı bir ilgim var ama bu kitap benim için apayrı bir yerde duruyor artık. o kadar zarif, o kadar ince ince işlenmiş bir anlatımı vardı ki, her sayfasında o antik dünyanın havasını soludum resmen. ama o son sayfalar... canımı o kadar çok yaktı ve beni o kadar derin bir çaresizlikle baş başa bıraktı ki, kitabı kapattığımda gözyaşlarımı tutamadığımı itiraf etmeliyim. tam anlamıyla yürek burkan bir şaheserdi. 😭🏛️ Kargalar Meclisi : işte bu ayın benim için en büyük bombası ve heyecan kaynağı kesinlikle buydu! Kaz Brekker ve onun o her biri birbirinden yaralı, tekinsiz ama bir o kadar da sadık çetesiyle tanışmak harika bir deneyimdi. Ketterdam’ın o dumanlı, tehlikeli ve karanlık sokaklarında onlarla birlikte o imkansız, tam bir
İleti
Reklam
Hatta bir saray bile yaptım içimdeki sen boşluğuna
Müzik
Hoş olur
Gün gelir Hırsızlar zengin Metresler eş Serseriler adam olur Odundan kapı, taştan saray olur Gün gelir Kezbanlar destan Onları destan yapanlar mestan olur Gün gelir Çivisi çıkar dünyanın Konuşamayanlar hatip Şifa veremeyenler tabip Yazamayanlar kâtip olur Ama yine öyle bir gün gelir ki işler ters döner Aldatan, bir gün sadakat için Çalan, bir gün adalet için Döven, bir gün şefkat için yalvarır ‘Piyon’ deyip geçme, gün gelir şâh olur Şâha da fazla güvenme Gün gelir mat olur. İnsan yaratıcısına bile nankör iken Sana vefalı mı olur? Oluruna bırak her şeyi bak neler neler olur Bahar biter kış olur. Gün biter gece olur. Söz biter sükût olur. Zenginlerde metelik, Güzellerde cemâl, Güçlülerde kuvvet kalmaz olur
Hani o son durakta saray açıldı birden İki bembeyaz gülün yaprağıydı her sütun Başını yasladığın pervazlarda çiçekler Baygın kokularıyla sarmıştı denizleri Çığlıklar fırtınası İpek duruşlu suna Susturulan bir devin iniltilerinde kan Şimdi darağacında kuşku, sihir ve isyan Bir köşeye çekilmiş emanet bekliyorsun Hatıralar yurduna ihanet bekliyorsun Sanma ki pencereler sana meftun olacak Öteden hummalı bir işaret bekliyorsun
Philippa Gregory serisi
Merhaba arkadaşlar, ben bu aralar Philippa Gregory'nin eserlerinden olan kuzenler savaşı ve tudorlar serisine başladım. Aslında bu seriler ingiltere krallığının o zamanlarda geçen hikayelerini barındırıp yazar sıralama olarak çıkartmadıysa da ben tarihi kronolojiye göre okumayı hedefledim ki olayları bağdaştırabileyim. Biraz karışık bir cümle oldu açıklayabilmişimdir umarım. Neyse bu seriye nehirlerin kadını kitabından başladım ve aşık oldum diyebilirim. Bu tarz tarihi kadın figürlerin konu olduğu serileri severim. Osmanlı saray entrikalarının da yazıldığı seriler de dahil. Bu kitap serisine de yazısına çok güvendiğim Demet Altınyeleklioğlu çevirdiği için başladım. Gelgelelim bu kitap serisinden bazılarının artık basılmadığı ve nadir kitaplar arasına girdiğini öğrendim araştırmalarımla. Okuyan arkadaşlara nasıl bulabildiklerini sormak istiyorum. Eksik kitaplarım beyaz prenses(piyasada yok var gibi gözükse de), kralın laneti(aslında var ama uçuk pahalıya satıyorlar), son tudor(türkçe çevirisi hiç yok). Bu konu hakkında bildikleriniz varsa lütfen bana ulaşın😊
Reklam
Reklam