M.

M.
@satirlarinizinde
Her kitapta yeni bir âlem, her bilgide yeni bir ufuk arayan.
Ankara
93 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
Puan vermedi·399 syf.·
2026 399. kitabı
Bu kitap, bir yazarın günlüğü olmanın çok ötesinde. Aslında bir zihnin, bir vicdanın ve bir ömrün dökümü. Cemil Meriç burada sadece düşüncelerini paylaşmıyor; kendisiyle, toplumla, Doğu’yla ve Batı’yla sürekli bir hesaplaşma hâlinde. Okurken hissediyorsunuz Bu satırlar yazılmamış, adeta kazanılmış. “Jurnal”in en etkileyici tarafı samimiyeti. Filtrelenmemiş bir zihinle karşı karşıyasınız. Bazen öfkeli, bazen kırılgan, bazen çelişkili.. Ama her zaman gerçek. Zaten bu yüzden bu kadar güçlü. Kusursuz olmadığı için sahici. Felsefi derinliği ise ağır ve süslü cümlelerden gelmiyor. Aksine, kısa ama sert darbeler gibi. Her cümle insanı durduruyor, düşündürüyor. Altını çizmekten çok, içine dönüp sorgulamaya başlıyorsunuz. Çünkü üstad Cemil Meriç sadece anlatmıyor, sizi de düşünmeye zorluyor. Bu kitap bilgi vermiyor, konfor alanınızı bozuyor. Okumak değil, yüzleşmek gibi. Eğer gerçekten anlamaya ve biraz da sarsılmaya hazırsanız, Jurnal sizi bekliyor.
1000Kitap
Jurnal - Cilt 1Cemil Meriç · İletişim Yayınları · 20183,674 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·624 syf.·
2026 414. kitabı
Benim için gerçekten okudum bitti diyebileceğim bir kitap olmadı. Daha çok, bir süre birlikte yaşadığım bir hikâye gibiydi. Bitirdikten sonra bile aklımın bir köşesinde dönüp durdu. Ernest Hemingway’in dili zaten çok sade ama bu sadelik nedense insanın içine daha hızlı işliyor. Okurken ne güzel yazmış demekten çok, ben olsam ben de böyle hissederdim diye düşündüm. Sanki bir yazar değil de, yaşanmış bir şeyi sakince anlatan biri var karşımda. Hikâye İspanya iç savaşında geçiyor ama açıkçası benim için savaş detaylarından çok insanların halleri önemliydi. Korkuları, kararsızlıkları, birbirlerine tutunma çabaları.. Robert Jordan’ın iç sesini okurken bazen durup düşündüm, ben olsam ne yapardım? diye. Maria ile olan ilişki de çok içime dokundu. Abartılı bir aşk değil; daha çok, zor zamanlarda insanın birine sığınma ihtiyacı gibi. O yüzden çok gerçek geldi. Hatta bazı yerlerde içim biraz burkuldu diyebilirim. Kitabın temposu genel olarak sakin ama bu kötü bir şey değil. Aksine, o yavaşlık sayesinde karakterlere alışıyorsun, onları gerçekten tanıyorsun. Sayfalar ilerledikçe hikâyenin içine daha çok çekildim. Kısacası, bu kitabı gerçekten çok sevdim. Gürültülü bir etki bırakmıyor belki ama içten içe insanı yakalıyor. Bittiğinde de öyle hemen kapanmıyor; biraz seninle kalıyor. Bence en güzel tarafı da bu zaten.
1000Kitap
Çanlar Kimin İçin ÇalıyorErnest Hemingway · Bilgi Yayınevi · 202514,5bin okunma
Puan vermedi·275 syf.·
2026 172. kitabı
Aldatmak, ilk bakışta bir ihanet hikâyesi gibi durur; ama biraz yaklaştığında bunun aslında insan ruhunun kendi kendine kurduğu ince bir tuzak olduğunu fark edersin. Ve o tuzağın en tehlikeli yanı, dışarıdan bakıldığında neredeyse kusursuz görünmesidir… Paulo Coelho bu romanda büyük cümleler kurmaz, büyük olaylara da ihtiyaç duymaz. Onun yaptığı şey daha sinsi; seni karakterin zihnine bırakır ve kapıyı arkandan sessizce kapatır. Orada ne büyük bir aşk vardır ne de epik bir çöküş. Sadece yavaş yavaş büyüyen bir boşluk… ve o boşluğun insana neler yaptırabileceği. Romanın merkezindeki kadın, hayatın olması gerektiği gibi yaşanmış bir versiyonudur. Düzenli, başarılı, saygın. Ama tam da bu yüzden kırılgandır. Çünkü kusursuz görünen hayatlar, en küçük anlam kaybında çatlamaya en müsait olanlardır. Ve Coelho burada sert bir gerçek bırakır ortaya: İnsan bazen mutsuz olduğu için değil, neye mutlu olması gerektiğini unuttuğu için savrulur. Aldatmak eylemi bu hikâyede bir günah ya da bir zaaf değil; daha çok içsel bir yankının dışarı taşmasıdır. Karakter, aslında bir başkasını değil, kendi hayatındaki sessizliği bölmeye çalışır. Fakat o sessizlik, insanın peşini bırakmayan türdendir nereye gidersen git, içinde taşımaya devam edersin. Kitap boyunca hissedilen o hafif gerilim, olaylardan değil, fark edişlerden doğar. Okur olarak seni yakalayan şey de tam budur: Bir noktada hikâyeyi okumayı bırakır, kendini okumaya başlarsın. Coelho’nun dili yalındır ama bu yalınlık bir eksiklik değil, bilinçli bir sadeliktir. Çünkü anlatılan şey karmaşık değil aksine, fazlasıyla tanıdık. İnsan ruhunun o bastırılmış, ertelenmiş, görmezden gelinmiş tarafı ve belki de romanın en karizmatik yanı şu soruyu sessizce bırakmasıdır zihne; Gerçek sadakatsizlik bir başkasına mı yapılır, yoksa insanın
1000Kitap
AldatmakPaulo Coelho · Can Yayınları · 20149,4bin okunma
Puan vermedi·184 syf.·
2026 8. kitabı
Şeker Portakalı, küçük bir çocuğun kocaman acılara ve aynı ölçüde kocaman bir sevgiye nasıl tutunduğunu anlatan o iç sızlatan hikâyelerden biri. Zezé’nin masumiyeti, hayal gücü ve kırılganlığı okurken hem gülümsetiyor hem de insanın kalbini usulca sıkıyor. Kitap, çocukluğun aslında ne kadar büyük bir dünya olduğunu hatırlatıyor: Küçük bir dalın bile dost olabildiği, bir tebessümün yarayı iyileştirdiği o saf evreni… Zezé’nin yaşadıkları bazen hüzünlü, bazen umut dolu, ama hepsi çok gerçek. Son sayfaya geldiğinde “bazı hikâyeler okurda değil, kalpte biter” dedirten kitaplardan. İnsan, içindeki küçük çocuğu kucaklayarak kapatıyor kapağını.
1000Kitap
Şeker PortakalıJosé Mauro de Vasconcelos · Can Yayınları · 2022275,3bin okunma
Puan vermedi·536 syf.·
2026 6. kitabı
İki kafası karışık adamın değil; iki iç savaşın, iki karanlığın ve iki kaçışın hikâyesi aslında. Hakan Günday, okuru öyle bir dünyanın içine çekiyor ki, her sayfada insanın içindeki gölgelerle küçük bir yüzleşme yaşanıyor. Kitap; hızın, öfkenin, umutsuzluğun ve “daha fazlası mümkün mü?” diye soran bir ruhun peşinden gidiyor. Kinyas ve Kayra’nın umursamazlığı bazen özgürlük gibi görünse de, satır aralarında dipten gelen bir yara izi var. Okurken hem “bu adamlar ne yapıyor?” diyorsun, hem de bir yerlerde onlara hak verirken yakalıyorsun kendini. Günday’ın dili ise tokat gibi: sade, sert, ama tam yerinde. Kısacası, bu kitap bir hikâyeden çok bir ruhsal sarsıntı. Bittiğinde elinde sadece kapak değil; biraz da kendi karanlığın kalıyor.
1000Kitap
Kinyas ve KayraHakan Günday · Doğan Kitap · 202535,4bin okunma