berceste

berceste
@saudaadee
“aşk mıdır sinem içre gelip de câ eyleyen?” music.youtube.com/watch?v=vCtOBpe...
Dilhun
Meşgalesi sürmekte
Ervah-ı ezel
376 okur puanı
Ocak 2026 tarihinde katıldı
Sen yandın, ben kavruldum..
Puan vermedi·224 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 20 Şubat 2026 01:21
Şimdi bu kitapla alakalı bir inceleme yazacağım. Yerden yere vuracağım bu kitabı üslubunu beğenmediğimi yazarının bu işi hiç beceremediğini söyleyeceğim. Söyleyeceğim ki Nurullah Hoca'nın kulağına gitsin gitsin de bir daha kalemi eline almasın. Uzak dursun kalemden kağıttan yazmaktan çizmekten. Ne şiir yazsın ne roman bundan sonra. Ah be Nurullah Hoca ne yaptın sen böyle? Ne kadar geç kalmışım bu kitaba. Hani "Kalem kalbe dokundu." diyorlar ya işte bu kitap tam da öyle. Okuyanın kendi hayatından da bir kesit bulabileceği o nadir kitaplardan. Kitabın adı "İntizar" olunca insanın aklına ilk olarak Neşe Karaböcek ve söylediği şarkı ya da "el-intizâr eşeddü minen-nâr: Beklemek ateşten daha şiddetlidir." sözü geliyor. İşte mutlaka okuyacağınız bu kitap akla ikinci gelen kısımla alakalı. Yani "beklemek" ama öyle kuru kuru değil. Hasretle, aşkla, hicranla kor olarak, kül olarak beklemek. Herkesin bir beklediği var. Kitabın her karakterinin kendine göre hayattan insanlardan bir beklentisi var. Hani dedim ya okuyan herkesin hayatından bir kesiti mutlaka bulabileceği bir kitap diye. Okuduğunuzda beni daha iyi anlayacaksınız. Kitabı okurken ve okuduktan sonra şöyle bir düşündüm de aslında İntizar etmediğimiz bir anımız yok hayatımızda. Her anımız her günümüz beklemekle geçiyor. (Ya da geçmiyor. ) Çocukluğumuz, gençliğimiz, orta yaşlarımız hatta ihtiyarlığımız bile bekleyerek geçiyor. Kimi beklediğine kavuşuyor kimi de kavuşamıyor. Kiminin bekleyişi kısa sürüyor kimi ise kavuşmayı başka bir aleme bırakıyor. Kısacık bir kitapta koskoca bir hayatı anlatmış Nurullah Hoca. Daha önce yazdığım incelemede de söylediğim gibi uzun uzun karakter tahlilleri roman analizleri yapamıyorum ben elimden gelmiyor. Ama bu kitapla da duygusal bir bağ kurmuş olabilirim. Kim bilir belki ana
İntizarNurullah Genç · Timaş Yayınları · 20241,426 okunma
berceste
İlk cümlelerinizi endişeyle okudum zira ilk kez Nurullah Genç’ e dair olumsuz bir eleştiri görmüştüm derken…ters köşe yaptınız. Kaleminize sağlık:)
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sahi, neydi sevgi?(okumadıysanız beğenmeyin)
Açıkken göz bebeğimize yerleşen de, göz yumduğumuzda gönlümüze sızan da sevgi değil miydi bir vakitler? Bir dudağın kıpırdanışından yanağımıza akseden pembelikler, utanmalar sevgi değil miydi yoksa? En son ne zaman kızarmıştı yanağımız, hatırlayanınız var mı? Uykumuzu en son ne zaman terk etmiştik sevgıyi düşünmek adına? En son sevgi șiirini hangi gecede okumuştuk? Sahi, neydi sevgi? Bir çuhayı ipek görebilmek miydi, toprağı amber niyetine koklamak mı? Sureti sirete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi? Sevgi bir iyilik miydi, şefkatli bir cümlecik mi? Neydi sevgi, dış mıydı, yoksa iç mi; zahir miydi, yahut bâtın mı; kalıp miydi, ya ki can mı? Var olmak mı, varlıktan geçmek mi? Dünyaya gülmeye mi gelmiştik, ağlamaya mı; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu? Sevgi neydi?!.. Unuttuk, acep neydi sevgi? Bir yetimin başını okşarken dimağımıza yerleşen tat mıydı o? Bir bebeğin süt kokulu tenindeki su çiçeği miydi? Sabah evden çıkarken özlemeye başladığımız bir ses miydi? Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi? Sevgi bir sigara dumanında, bir tren düdüğünde, bir dalganın en son hışırtısında ve bir turnanın kanadında mı kalmıştı?
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
berceste isimli okura yanıt verildi
berceste
Kul Vahad Üslup, kişiliğin mihenk taşıdır. Ödün vermediysem ne mutlu:) Yorumunuz iyi hissettirdi, teşekkür ediyorumm:)
Sahi, neydi sevgi?(okumadıysanız beğenmeyin)
Açıkken göz bebeğimize yerleşen de, göz yumduğumuzda gönlümüze sızan da sevgi değil miydi bir vakitler? Bir dudağın kıpırdanışından yanağımıza akseden pembelikler, utanmalar sevgi değil miydi yoksa? En son ne zaman kızarmıştı yanağımız, hatırlayanınız var mı? Uykumuzu en son ne zaman terk etmiştik sevgıyi düşünmek adına? En son sevgi șiirini hangi gecede okumuştuk? Sahi, neydi sevgi? Bir çuhayı ipek görebilmek miydi, toprağı amber niyetine koklamak mı? Sureti sirete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi? Sevgi bir iyilik miydi, şefkatli bir cümlecik mi? Neydi sevgi, dış mıydı, yoksa iç mi; zahir miydi, yahut bâtın mı; kalıp miydi, ya ki can mı? Var olmak mı, varlıktan geçmek mi? Dünyaya gülmeye mi gelmiştik, ağlamaya mı; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu? Sevgi neydi?!.. Unuttuk, acep neydi sevgi? Bir yetimin başını okşarken dimağımıza yerleşen tat mıydı o? Bir bebeğin süt kokulu tenindeki su çiçeği miydi? Sabah evden çıkarken özlemeye başladığımız bir ses miydi? Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi? Sevgi bir sigara dumanında, bir tren düdüğünde, bir dalganın en son hışırtısında ve bir turnanın kanadında mı kalmıştı?
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
berceste isimli okura yanıt verildi
berceste
Kul Vahad Karşılık alamamaktan da korkuyor olabilir. Belki de utangaçtır; ortaya çıkmaktan utanır. Ya da serseridir; deli rüzgarlar gibi eser. Hatta zalim bile olabilir. Sevginin “sınır tanımazlığı” buradan gelir. Gönlünce eser, savurur, yıkar, geçer. Bazen de kucak açıp, sarıp sarmalar:)
Sahi, neydi sevgi?(okumadıysanız beğenmeyin)
Açıkken göz bebeğimize yerleşen de, göz yumduğumuzda gönlümüze sızan da sevgi değil miydi bir vakitler? Bir dudağın kıpırdanışından yanağımıza akseden pembelikler, utanmalar sevgi değil miydi yoksa? En son ne zaman kızarmıştı yanağımız, hatırlayanınız var mı? Uykumuzu en son ne zaman terk etmiştik sevgıyi düşünmek adına? En son sevgi șiirini hangi gecede okumuştuk? Sahi, neydi sevgi? Bir çuhayı ipek görebilmek miydi, toprağı amber niyetine koklamak mı? Sureti sirete, arazı cevhere, bedeni ruha köle eylemek miydi sevgi? Sevgi bir iyilik miydi, şefkatli bir cümlecik mi? Neydi sevgi, dış mıydı, yoksa iç mi; zahir miydi, yahut bâtın mı; kalıp miydi, ya ki can mı? Var olmak mı, varlıktan geçmek mi? Dünyaya gülmeye mi gelmiştik, ağlamaya mı; ölüyor muyuz, yoksa doğuyor mu? Sevgi neydi?!.. Unuttuk, acep neydi sevgi? Bir yetimin başını okşarken dimağımıza yerleşen tat mıydı o? Bir bebeğin süt kokulu tenindeki su çiçeği miydi? Sabah evden çıkarken özlemeye başladığımız bir ses miydi? Hatırlayanınız var mı, sevgi neydi? Sevgi bir sigara dumanında, bir tren düdüğünde, bir dalganın en son hışırtısında ve bir turnanın kanadında mı kalmıştı?
Sayfa 10·Kitabı okudu
Alıntı
berceste
"Sevginin bir başı ve bir sonu yoktur. Korku nedir bilmez, sınır nedir tanımaz. Hiçbir beklentisi yoktur. Hiçbir zaman yakınmadan ve talep etmeden verir ve alır. Artık 'ben' ve 'başkaları' yoktur, 'biz' vardır. Erkek ya da kadın, zengin ya da yoksul, Amerikalı ya da Çinli, Budist ya da Müslüman, Doğulu ya da Batılı, güçlü ya da zayıf, kirli ya da temiz, masum ya da günahkâr yoktur. Yalnızca sevginin herkesi ve her şeyi kapsayıp içine alan kadehi vardır." Dünya'nın Ruhu Sevginin tanımını İskender Pala çok güzel yapmış ama bu da farklı bir yorumu:)