Birisine bir söz söyleyeceksin; sessizlik boğucu, şu uzun ayrılığa bir özür , bir sitem... kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeciyorsun. İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme! Yaranı evde bırakıp çıkıyorsun sokağa. Öyle acıklı bir uzaklık ki, şikayetin sularını çoktan geçtin. Hiçbir şeye öfke duymuyorsun. İnsan boylu boyunca bir hastalık. İnsan korku. İnsan yıkım. İhtiraslarinin külü insan...
Her insanın
tamamen özel olan ve bir tek ona özgü
bireyselliğini açıklamak ne kadar zorsa, birbirini
seven iki insanın o çok özel ve bireysel
tutkularını açıklamak da o kadar zordur; hatta
derindeki tabanda her ikisi de bir ve aynı şeydir: