Utanç, kalpteki bir arı kovanı gibidir. Kovana çomak sokarsanız içinden gizli öfke, aşağılık duygusu ve birtakım yaralar fışkırır. Ancak nazikçe yaklaşırsanız bal elde edebilirsiniz. Yine de yaklaşımınızı kontrol altında tutamıyorsanız, en iyisi bu kovandan uzak durmaktır.
Sayfa 141 - Timaş Yayınları·Kitabı okuyor
Güzellik, zarafet, kibarlık, cazibe gibi özelliklere teorik olarak bir saygı ve takdir duyuyordum ama bu özelliklerin bir erkek vücudunda şekillendiğini görsem hemen içgüdüsel olarak bu erkeklerin bende sevecek bir şey bulmalarının mümkün olmadığını düşünür ve onlardan ateşten, yıldırımdan ya da parlak sevimsiz benzer şeylerden sakındığım gibi kaçardım.
Sayfa 162·Kitabı okuyor
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Herkes biricik. Herkes değerli. O değeri hissettirme çabası size saygıyla ve misliyle geri döner.
Sayfa 83
Madame Zilensky ile Finlandiya Kralı
Mr. Brook başını masadan kaldırıp sordu: "Bir isteğiniz mi vardı?" "Hayır, teşekkür ederim," dedi Madame Zilensky. Alçak, güzel, ağırbaşlı bir sesi vardı. "Yalnızca aklıma takıldı. Şu metronom vardı ya. Acaba o Fransız'da mı bıraktım dersiniz?" "Kim?" diye sordu Mr. Brook. "Evlendiğim o Fransız işte," diye cevap verdi kadın. "Fransız," dedi Mr. Brook hafifçe. Madame Zilensky'nin kocasını gözünün önüne getirmeye çalıştıysa da, başaramadı bunu. "Çocukların babası," diye mırıldandı. "Yok, hayır," dedi Madame Zilensky kararlı bir sesle. "Sammy'nin babası." Mr. Brook önsezilerine güvenirdi. İçinden bir ses daha fazla bir şey söylememesi için kendisini uyardı. Yine de, düzene duyduğu saygı, vicdanı, sormasını gerektirdi. "Ya öbür ikisinin babası?" Madame Zilensky elini başının arkasına götürüp kısa kesilmiş saçlarını karıştırdı. Yüzü düşte gibiydi, birkaç dakika suskun kaldı. Sonra hafifçe: "Boris flüt çalan bir Polonyalı'dan," dedi. "Ya Sigmund?" diye sordu Mr. Brook. Üzerinde gözden geçirilmiş bir deste ödev kâğıdının, ucu sivriltilmiş üç tane kalemin, sedeften, fil biçiminde bir biblonun bulunduğu düzgün masaya baktı. Başını kaldırıp Madame Zilensky'ye baktığında kadın belli ki derin derin düşünüyordu. Kaşlarını çatmış, çenesini iki yana oynatarak odanın köşelerine bakınıyordu. "Sigmund'un babasından mı söz ediyorduk?" dedi sonunda. "Yo, hayır," dedi Mr. Brook. "Hiç gereği yok bunun."..
Sayfa 111 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 9.Basım, Ağustos 2024·Kitabı okuyor
“Tarih, sessiz kalanları değil; bedel ödemeyi göze alanları hatırlar.”