Yoksa oğlunu, sarı saçlı, küçücük oğlunu bir an olsun unutması kabil miydi?
Hayata bağlayan yalnız oydu. O olmasa belki de kendini öldürürdü. Ama bu da hayli cesaret isteyen bir şeydi. Kolay değildi. Yürekte pırıl pırıl bir sevgi, bir hasret yanıp dururken, bu hasreti, bu sevgiyi dünyaya bırakmak kolay mıydı?
Paul D beni dışarıda bir dünya olduğuna, orada yaşayabileceğime inandırmıştı. Oysa bilmem gerekirdi. Biliyordum da. Kapımın dışında olup bitenler bana göre değil. Dünya bu odanın içinde. sahip olduğum, bana gereken her şey burada.