Bunun üzerine kendimi adeta hayatta karşılaştığımız ilk gerçek aynada görürcesine, tıpkı benim gibi genç kaldıklarını düşünen yaşlıların gözünde gördüm; onlara itiraz etsinler diye kendinden yaşlı bir adam olarak bahsettiğimde, beni kendilerini gördükleri gibi değil benim onları gördüğüm gibi gören bakışlarında en ufak bir itiraz okunmuyordu. Çünkü Hiçbirimiz kendi görüntümüzü kendi yaşımızı görmeyip hepimiz karşımızda bir ayna varmışçasına karşımızdakini görüyorduk. Hiç şüphe yok ki birçok insan yaşlandığını keşfettiğinde benim kadar üzülmüyordu. Ama her şeyden önce yaşlılık da ölüm gibidir.
Sadece kaba ve yanlış algılamanın her şeyi nesneye yüklediğini aslında her şeyin zihinde olduğunu kavramıştım ;
217
Hayatımın tekbir saati yoktur ki bana sadece kaba ve yanlış algılamanın her şeyi nesneye yüklediğini aslında her şeyin, aksine, zihinde olduğunu öğretmiş olmasın
Aslında her okur, okuduğu esnada kendi kendinin okurudur. Yazarın eseri, okura sunduğu bir görme aygıtına benzer; Okur'un o kitap olmasa kendinde belki fark edemeyeceği şeyleri görmesini sağlar.