Bana gelince bir ölü gördüğümde, ölümü bir gidiş anına benzetirim. Ceset ise, üzerimizden çıkardığımız giysileri hatırlatır. İçimizden biri çekip gitmiş, hem de o benzersiz biricik giysisini yanına almadan.
Bunun üzerine kendimi adeta hayatta karşılaştığımız ilk gerçek aynada görürcesine, tıpkı benim gibi genç kaldıklarını düşünen yaşlıların gözünde gördüm; onlara itiraz etsinler diye kendinden yaşlı bir adam olarak bahsettiğimde, beni kendilerini gördükleri gibi değil benim onları gördüğüm gibi gören bakışlarında en ufak bir itiraz okunmuyordu. Çünkü Hiçbirimiz kendi görüntümüzü kendi yaşımızı görmeyip hepimiz karşımızda bir ayna varmışçasına karşımızdakini görüyorduk. Hiç şüphe yok ki birçok insan yaşlandığını keşfettiğinde benim kadar üzülmüyordu. Ama her şeyden önce yaşlılık da ölüm gibidir.