Ömrüm dörtte üçü mutluluğu hazırlamakla geçer ;ama buna bakarak geri kalan dörtte birinin tadını çıkartmakla geçtiği sanılmamalı. Bu çeşit hazırlık alışkanlığı insanda o kadar çok yer etmiştir ki kendi hazırlıklarını bitirince başkalarınınkine başlar; böylece o eşref saat ölümden sonrasına kadar geciktirilmiş olur. Ölümsüz hayata bu kadar inanma ihtiyacı işte bu yüzdendir. En büyük akıllılık gerçek mutluluğunun bu hazırlıklara bağlı olmadığını anlamaktır. Olsa olsa içten bir hazırlık yeter.
Beni nasıl okumalarını istiyorsam ben de öyle okuyorum, yani yavaş yavaş. Benim için bir kitap okumak yazarıyla başbaşa on beş gün ortadan kaybolmaktadır.