Çocukluk başlamak demekti. Dünyaya, hayata, zamana, kendine ait olan her şeye titrek adımlarla yürümekti. Çocukluk bir imkândı. Çocukluk acıya, kayıplara, ölüme henüz uzak olmaktı. Yokluğun daha az acıtmasıydı, avuntunun ve şefkatin bolluğuydu.
İnsan birini sevmeye başladığında, onu hatıralarının bir parçası yapabilmek hevesiyle, hayatının geçtiği mekanlara çağırmak için dayanılmaz bir arzu duyar. Sevdiği kişi, onun her anını hayal edebilsin, gözünde canlandırabilsin ister.