Sıdıka kaya

"Size ne oluyor da Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?" (Nuh 71/13) Gelin bu âyetin verdiği mesaj üzerinde kısaca duralım: Âyet, Rabbine karşı boyun eğmekten geri duran her bir insana mealen şöyle diyor: Ey insan! Sende Rabbine karşı bu dikbaşlılık da neyin nesi? Yoksa büyüklüğü O'na yakıştıramıyor musun? O, senin Rabbindir, rakibin değil!
Din
Reklam
Hem der: "Ey insan! Sen kendine mâlik değilsin. Sen, kudreti nihayetsiz bir Kadîr, rahmeti hadsiz bir Rahîm-i Zât-ı Zülcelal'in memluküsün. Öyle ise sen, kendi hayatını kendine yükleyip zahmet çekme; çünki hayatı veren odur, idare eden de odur. Hem dünya sahibsiz değil ki, sen kendi kafana dünya yükünü yüklettirerek ehvalini düşünüp merak etme; çünki onun sahibi Hakîm'dir, Alîm'dir. Sen de misafirsin; fuzulî olarak karışma, karıştırma.
Din
Bugün zaman zaman niye bu haldeyiz diye soruyoruz ya... İşte bunun sebebi, Kur'an'ın bizi uyardigi bu zehirli itaat hastalığına tutulmuş oluşumuz. Sevdigimiz, ilgi gösterdigimiz, örnek aldigimiz tiplere, kişilere, karakterlere bir bakın bakalım... Allah, onların hayatının neresinde? Heva ve heveslerine ne ölçüde itaat ediyorlar? Hayatlarinda ne asiriliklar, tutarsızlıklar, hadsizlikler, edepsizlikler, ahlaksızlıklar var...
Din
Bir kimse Allah fikrini hayatından sildiğinde gömleğin ilk dügmesini yanlış iliklemiş oluyor. Bir kere Allah fikrini hayatından silen kimse için ikinci basamak zorunlu oluyor: Hevâsina tabi olmak. Yani onun hayatında Allah'ın belirleyiciligi söz konusu olmadıgından helal ve haram yok. Farzlar ve günahlar diye kavramlar yok. Kırmızı çizgiler yok. Canı ne isterse, paşa gönlü neyi çekerse onu yapıyor. Neyi isterse giyer, neyi isterse yer, parasını diledigi gibi harcar, diledigiyle gönül eğlendirir. İşin bu aşaması, bir baska Kur'an âyetinde "nefsini ilah edinmek" olarak geçmektedir. Tabiat boşluk kabul etmiyor. Siz hayatınızdan hak mabudu, gerçek ilahi çıkardığınızda oraya mutlaka sahte bir ilah oturuyor.
Din
Itaat ettigimiz sahislarin bazen kim oldugunu bile bilmeyiz. Söz gelimi "moda" denilen sey, neredeyse herkesin itaat ettigi, insanlarin hayatlarina yön vermede en etkin unsurlardan biri-dir. Çogu insan giyim-kusamini, yeme-içmesini, ev esyasini, arabasini farkında olarak ya da olmayarak modaya göre belirler. Kisi, bir giyim mağazasına gittiginde kendi istegiyle kıyafet aldigini düşünür. Oysa önüne konulan seçenekler modanın ona sunduğu seçeneklerdir. Ola ki buna uymaz da farklı bir kiyafet alarak toplumun karsisina çıkarsa tuhaf bir yaptırıma maruz kalir. "Demode", "modası geçmis" olmakla yaftalanir. Moda, zamanla emir ve yasaklariyla tüm insanlarin yasam stilini belirleyen bir ilaha dönüstürülür. Artık hiç kimse bu ilahın talimatlarina aykırı is yapamaz hale gelir.
Din
Reklam