Ah, keşke bir kuş olabilseydim, ya da keşke bir kuş gibi hafifçecik olsaydım da, tüm dünyevi baskılardan rahatlıkla, havadan bile hafifmişçesine sıyrılıp, rahatça yükseklere uçabilseydim, ah, keşke o hafifçecik kuş gibi olabilseydim, ayağını basacak bir yer ararken de, hatta denizin yüzeyine bile yuva kurarken de hafifçecik ah, azıcık bir kıpırdandığımda bile, üzerimde nasıl bir ağırlık olduğunu hissederim sadece!
“Doğru” ve “yanlış” ancak belli bir kültürde doğru ve yanlış anlamına gelebilir. Bir kültürün ölçütlerini, farklı bir kültürün çerçevesi içinde gerçekleştirilmiş olan bir eylemi ahlaki olarak yargılamak için kullanmak tamamen yanlıştır. Bu tür bir tartışmada hiç kimsenin haklı veya haksız olduğu söylenemeyeceği için basit olarak şöyle demek daha iyidir: “Sen kendi açından haklısın, ben kendi açımdan haklıyım.” Kültürlerin çeşitliliğine saygı gösterelim. Kimse haklı değildir. Bundan dolayı “yaşa ve başkasının yaşamasına izin ver.”
Ahlaki görecelik