Tehlikeli Oyunlar
İnceleme
Romanı incelemesi ve yorumlaması çok zor, hatta imkanız denebilir. Belirli bir altyapıya sahip olmak gerekiyor, bende bu altyapı ne yazık ki mevcut değil hatta bu altyapıya yakın bile değildim.
Ben de ilk 150 sayfası okuduktan sonra kitabı bıraktım, aslında dönüp tekrar okumayacaktım, ta ki şu alıntıyı 1K’da görene kadar :
beni hemen anlamalısın, çünkü ben kitap değilim, çünkü ben öldükten sonra kimse beni okuyamaz, yaşarken anlaşılmaya mecburum
Bu alıntıdan sonra kitaba tekrar döndüm zaten haksızlık ettiğimi düşünüyordum. Kendi aptallığımdan dolayı eseri yarım bırakmak gerçekten hem yazara hem de esere çok büyük saygısızlık ve haksızlıktı. Önce kendime altyapı hazırlamalıydım ve bir iki farklı oyun okuyup Oğuz Atay’ın hayatını araştırmaya başladım. Yaşadıkları gerçekten beni çok üzmüştü, sevilmiş fakat anlaşılamamış, fark edilememişti. Toplum tarafından anlaşılamama sebebi büyük ihtimal ilk post modern romanı Tutunamayanlar’ı yazmış olmasıydı. Sonuçta bir şeyin ilki genelde başarısız olur ya da sonradan değeri anlaşılır. İlk eseri Tutunamayanlar ödül almasına rağmen bir türlü Türk edebiyatında yer bulamamış ve unutulup gitmiş, eserle beraber Oğuz Atay’da unutulmuş ve tutunamamış.
Bunu sinema sektöründe de gördük, mesela Esaretin Bedeli filmi çıktığında hiç sevilmemiş hatta film yerden yere vurulmuş. Sebebi, filmin anlatıcı ağızla anlatılması. “Fight Club” filmi de eleştirmenler ve izleyiciler tarafından hiç sevilmemiş ve yerden yere vurulmuştu, şimdi günümüzde Brad Pitt’in en iyi filmlerinden olduğu savunuluyor. Bence çok abartılıyor o kadar iyi bir film değil, aptal ergenler nedense Tyler Durden karakterini çok seviyor.
“Brad Pitt’in en iyi filmi” demeyi bırak en iyi üç filmi arasına bile giremez.
Kesinlikle en iyi üç Brad Pitt filmi: