Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Şimdilerde kimsenin makine de sarılmış mantı yendiği yok tabii, bütün mantıcı tabelalarının üzeri ev yapımı ibaresiyle dolup taşıyor haliyle. O zamanlar domuz eti ne kadar yağlıysa o kadar makbuldü mantolar, şimdiyse vejetaryenlik moda. Zaman değişti , her şey bunun kanıtı adeta.
Dikkat bazı cümleler kitaptan alıntıdır️
“ Demek istediğim; dünyanın bir ucunda yer alan kuş uçmaz kervan geçmez bir yerden bahsediyoruz. Şayet hayatımızın bir anlamı olup olmadığından çok emin değilseniz ve bunu bir deneye tabi tutmak isterseniz, yahut tüm düşüncelerinizi unutup başka bir adama dönüşmek gibi bir derdiniz varsa orası tam da size göredir. Yalnızlıktan ölmek ve kendinizi bir köpek gibi hissetmekse gayeniz, öylesi bir yere gitmeniz gerekir. Lamı cimi yok. Hissizlik ... Dikkat dağıtacak hiçbir şey yok; teselli bulacak bir şey de. Gölgesi olmayan bir mekan... Vahşi... Başka yerde zor rastlanır bir gökyüzü var orada. Gecesi de gündüzü gibi yoğun. Cefa çektirecek kadar hem de... Kişiye kendisini kumun içine kaçan böcekten 1 mm daha büyük hissettirme kapasitesine sahip bir mekan.”
“ Fakat Çok hoş bir İngiliz profesorle tanıştım. En iyi kısmı buydu. Her konuda edebi alıntılar yapan ve Emilly Dickinson okurken bir arabanın altında kalarak ölmeyi yeğleyen , tutkulu ve dik kafalı akademisyenlerden biri.” İşte bu kişi Bluma Lenon. Ve dileği gerçekleşen insanlardan biri.
Carlos Brauer, tam bir kitap kurdu. Hem de tüm dünyayı, eşini ve yaşadığı kenti kitaplar için geride bırakan bir adam.
Ve bu hikayeye şans eseri tanıklık edip bize hikayeyi aktaran anlatıcımız.
Kağıt ev bir kitap peşinde kiralar aşan bir akademisyenin öğrendiği muazzam bir kitap anlatısı.