Puan vermedi
Dolunayın Kırık Aynası / Tuğçe Sarıgül "Yara izlerinin insanın canını ne kadar yaktığını iyi bilirim." Merhabaalar, Uzakdoğu'nun esintileri arasında fantastik bir dünyaya adım atacağız. Dolunayın Kırık Aynası ile yeniden doğan bir kadının intikamını okuyoruz. Benim severek okuduğum bir kitap oldu, siz okuyunca neler hissedeceksiniz merak ediyorum. Ayana ana karakterimiz, kendisi bebeğiyle birlikte hayatını kaybediyor ve tekrar canlandığında bu sefer herkes tarafından nefret edilen birisinin bedeninde. Saraya girmelidir ve hayatını çalanlardan intikamını almalıdır. Ayana'nın özellikle bebeğiyle ölmesi beni aşırı üzdü. Böyle içim biraz cız etti. O sevdiği adamı bir kaşık suda boğasım geldi. Yazar bence bu yeniden doğma fikrini güzel bağlamış. Ayana'nın geri dönmesi için güçlü bir sebebi olduğunu bize yansıtmasını sevdim. Bu yeniden doğuş kısımda ben biraz ürperdim yani başıma gelse ne yapardım diye düşünmeden edemedim. Kitapta saray entrikalarını sık sık görüyoruz, bayılırım entrikalara hele sarayda geçiyorsa tadından yenmez valla. Karanlık sırlar ve intikam arzusu da işlenen temalardan yani ortalık biraz karışıyor arkadaşlar, siz şimdiden sıkı tutunsanız iyi olur. Bu sıralar böyle farklı tarz bir kitaba ihtiyacım vardı. Evet, fantastik tür çok okuyorum ama bu alışılmış fantastik kitaplardan biraz daha farklı. Özellikle karakterin ölüp tekrar gelmesi ve başka bir bedende devam etmesi benim çok okuduğum bir konu değil. Bu yönüyle benim için yeni bir soluk, yeni bir heyecan oldu kitap. Tuğçe Sarıgül'ün kalemiyle daha önce tanışmamıştım. Sarayı betimlemesini sevdim, gözümde canlandırmak çok rahat oldu. Yine ben canlandırırken biraz ülkemizdeki saraylardan da esinlenmiş olabilirim ne yapayım.
Dolunayın Kırık AynasıTuğçe Sarıgül · Dokuz Yayınları · 202614 okunma
Puan vermedi·468 syf.··
2026 28. kitabı
Yazarın çok sevilen karakteri Charlie Parker ve arkadaşları ile tanıştım. Doğaüstü detaylar da taşıyan polisiye bir serinin 21. kitabı Karanlığın Fısıltıları. Bağımsız da okunabildiği için kaçıncı kitap olduğu benim için çok önemli değil. Aslında tam aksine karakterler açısından bu kitabı okumak ayrıca keyifli. Çünkü artık Charlie ve birlikte çalıştığı insanlar arasında oturmuş bir dinamik var. Diyaloglar çok keyifli. Birbirini uzun süredir tanıyan insanların arasında olacak ince mizah içeren atışmalar var, bu da konunun hüzünlü ve gergin yanını dengeliyor. Kitabın ilk yarısında elimden bırakamadan merakla okudum. İki yaşındaki oğlunu öldürmekle suçlanan bir anne var. Üstelik suçlayan kişi de eşi, yani çocuğun babası. Colleen'in avukatı ve dedektif Parker onun suçsuzluğunu ispat etmek için uğraşacaklar. Ayrıca kanlı bir battaniye bulunsa da henüz çocuğa ne olduğu bilinmiyor. İkinci yarıda kurgu biraz dağınık ilerliyor. Bunun sebebi biraz da serinin önceki kitaplarındaki olayların devam etmesi diyebiliriz. Konuyla çok ilgili olmayan bir şekilde karakterler arası hesaplaşmalar söz konusu. Bunlar biraz okurun ilgisini dağıtıyor açıkçası. Ama bir yandan kurguya sonradan giren Sabine karakteri ve onunla ilgili daha önce yaşanmış iki olayı da merakla okudum. Yazarın başka bir kitabı çıkarsa hiç tereddüt etmeden okurum. Çünkü ufak tefek aksaklıklara rağmen Charlie ve ekibi çok keyifli buldum. Dolu dolu kurguları seviyorsanız, doğaüstü detaylar da polisiye kurgularda size ilginç geliyorsa tavsiye ederim.
Karanlığın FısıltılarıJohn Connolly · The Kitap · 202690 okunma
Reklam
Halk gücünü neden fark etmiyor?
9/10
·260 syf.·
2026 45. kitabı
Rıfat Ilgaz'ı çoğumuz Hababam Sınıfı ile tanısak da, Karartma Geceleri onun edebiyatçı yönünü daha yakından tanımamı sağlayan çok güçlü bir eser oldu. Kitabı okurken en çok dikkatimi çeken şey, anlatılanların ne kadar samimi ve gerçek hissettirmesiydi. Bunun en önemli sebebi de romanın kahramanı Mustafa Ural'ın aslında büyük ölçüde Rıfat Ilgaz'ın kendisini temsil etmesi. Bu nedenle Mustafa'nın saklanmak zorunda kaldığı günleri, yaşadığı korkuları ve yalnızlığı okurken bir roman kahramanından çok, gerçek bir insanın yaşadıklarını dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, dönemin siyasi baskılarını ve karanlık atmosferini anlatmasına rağmen beni hiç sıkmadı. Sade, akıcı ve güçlü anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerledi. Özellikle karartma altındaki İstanbul'un başarılı tasviri, dönemin ruhunu hissetmemi sağladı. Romanı bitirdiğimde yalnızca bir kaçış hikâyesi okumadığımı, aynı zamanda bir dönemin toplumsal ve siyasi iklimine de tanıklık ettiğimi düşündüm. Ayrıca eserin başrolünde Tarık Akan'ın yer aldığı bir sinema uyarlamasının bulunması da dikkat çekici. Bunun yanında, Karartma Geceleri'nin 2004 yılında Millî Eğitim Bakanlığı tarafından hazırlanan 100 Temel Eser listesinde yer alması da kitabın Türk edebiyatındaki değerini gösteren önemli ayrıntılardan biri. Kısacası Karartma Geceleri, samimiyeti, akıcı dili ve gerçek yaşamdan beslenen hikâyesiyle bende iz bırakan eserlerden biri oldu. Rıfat Ilgaz'ı sadece Hababam Sınıfı ile tanıyanların mutlaka okuması gereken bir roman.
Karartma GeceleriRıfat Ilgaz · Çınar Yayınları · 20175,5bin okunma
Enki Bilal'den Ekolojik bir uyarı
8/10
·93 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
Havanın Rengi ile Gazap Fırtınası üçlemesinin sonuna geldim. Bu seri Mahluk, Julia ve Roem, Hava Rengi olarak üç albümden oluşuyor. Enki Bilal çizgiroman dünyasının devlerinden biridir. İşlerini çizerliğin ötesinde bir ressam gibi yapar. Zaten kendisinin Fransa ve Amerika'da açtığı serigiler de var. Akrilik boya, soft pastel, guaj boya, çini mürekkebi gibi malzemelerle karışık teknik uygular. Çizgiroman panellerini klasik yöntemle bir sayfa üzerinde çizmez. Her bir kareyi ayrı ayrı büyük boylarda çalışır. Bu yüzden onun sahneleri sergi resimlerini andırır. Bana göre en iyi portre sanatçılarından biridir. Karakterlerin hüzünlü, düşünceli yüz ifadelerini ustaca resmeder. Oluşturduğu fantastik kaotik atmosferlerle sizi başka bir dünyaya çeker. Bilal'i ilk defa bizde 90'lı yıllarda yayınlanan Av Partisi çizgiromanı ile tanımıştım. Pierre Christin'in yazdığı bu kitapta sanatçının çizgilerine hayran kalmış, sayfalarını uzun uzun incelemiştim. Daha sonra 2000'lerde, kendisinin yazıp resimlediği, meşhur Nikopol serisi ve Canavar serisi yayınlandı. Bu albümlerde tekniğini iyice geliştirmiş ve çizgiroman sanatının en güçlü görsel ürünlerini vermişti. Ancak her ne kadar ressamlığına hayran olsam da Enki Bilal'in yazarlığını pek sevmem. Hatta iyi bir yazar olmadığını düşünürüm. Kurgusu dağınıktır. cümleleri akmaz. Sık sık edebiyat ve felsefe alıntısı ile anlatıyı derinleştirmek ister ama bu tutum hikayenin doğallığını bozar. Bunun en büyük sebebi de sanırım Bilal'in çizgiroman çalışma tarzı... Hikayelerin karelerini çizdikten sonra diyalogları ve metin kutularını yazıyor. Bu da doğaçlama bir yazım demek. Doğal olarak hikayeleri bu spontane yöntem ile karmaşıklaşmaya başlıyor. Sahnelerde tiyatral bir hava oluşuyor. Bilal'de varoluşçu ve nihilist eğilimleri hemen fark
Çizgi Roman
Havanın RengiEnki Bilal · Marmara Çizgi · 20177 okunma
Her İnsan Genç Yaşta Özellikle Evlenmeden Bu Kitabı Okumalı...
Puan vermedi·992 syf.··
2015 1. kitabı
·
222 günde okudu
·
Okunma: 10 Nisan 2015 00:00
İnancı olan tüm müslümanların mutlaka bir kere de olsa okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Özellikle en genç yaşlardaki aklı başında gençlerin okumasını tavsiye ederim. Bilimde Tarih dalı da dahil olmak üzere hiçbir şey nedensiz gerçekleşmez. Her başa gelen belanın bir sebebi vardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hz'lerinin hazırlamış olduğu bu kitapta başınıza gelen bazı belaların veya bazı hayrların neden başınıza geldiğine de yer verilmekte. Kitap içerisinde bir insanın evliliğinde, yaşamında neler yapması gerektiğinden tutun; astrolojik ve burçlara dayalı olarak kişiliğinizin nasıl bir fıtrata sahip olduğunu anlatılıyor. Kitabın içi o kadar geniş bir konuya sahip ki okudukça anlayabiliyorsunuz. Kütüphaneme ekledim. Ve herkesin kütüphanesinde olmasını dilerim. (Güvenilir bir yayıncıdan ve inancının sağlam olduğunu düşündüğünüz çevirmene ait kitap olduğunu dikkat edin.)
Din
MarifetnameErzurumlu İbrahim Hakkı · Çelik Yayınevi · 20111,863 okunma
7/10
·318 syf.··
2026 75. kitabı
İki üç kez başlayıp bırakmıştım. Ama nedense beni kendine çekiyordu ve son kez bir daha başladım. Bir çırpıda okumadım. Araya da çok kitap sıkıştırdım ama bitirdim. İyi ki de bitirmişim. Aman aman bir kitap değil kesinlikle ve herkese de hitap edebileceğini düşünmüyorum. Çeviriden mi kaynaklı bilmiyorum ama şimdiki zaman anlatımı var ve bu beni çok yoran bir anlatım. Açıkçası da sevmediğim bir anlatım. Belki de bir kaç kez yarım bırakmamın sebebi bu olabilir. Ben di li geçmiş zamanlı anlatımları daha çok seviyorum. Bu kitaptan değil de benimle alakalı bir durum açıkçası. Ama bu duruma takmamayı başararak kendimi olayların içinde buldum. Daha 14 yaşındaki bir çocuğun annesinin ve babasının ayrılması ve annesiyle birlikte eski bir eve yerleşmeleri, annesinin yeni evde yemek işlerine girmesi ve bunu becerememesi. Yeni okuldaki büyük sorunlar. Baş karakterimiz Dan'ın yan koşu kızına aşık olması ve ona diyememesi. Aslında çok klasik konular ama olay örgüsü gerçekten de hoşuma gitti. Her satırda kendini daha da meraklandırıyor ve kendisine bağlıyor. Kitabın adı da Dan'in tuttuğu günlüğün içindeki hayallerinden geliyor. Bunları yapmanın çok zor olduğunu düşünüyor çünkü. Kitabı okumak istiyorsanız önyargılarınızı kaldırın. İlk başlarda çok sıkıcı olacaktır. Belki siz de benim gibi anlatım diline takılacaksınız ama bu tarz kitaplar seviyorsanız bunları göze almanız gerekecek. Keyifli okumalar dilerim.
İmkansız HayallerFiona Wood · Sonsuz Kitap · 2016307 okunma
Reklam
Reklam