Puan vermedi·63 syf.··
2026 119. kitabı
Bugün sizlere kısa ama barındırdığı duygusal yoğunluk ve felsefi derinlik açısından oldukça hacimli bir kitapla geldim. @cemalettinsavur ’un “İmza ve Enkaz” adlı eseri, oldukça akıcı okuru hiç yormayan, merak duygusunu anbean canlı tutan sade ve duru bir dil kullanarak modern dünya ile geçmişin izleri arasında sarsıcı bir köprü kuruyor. Anlatı, okuyucuyu Diyarbakır’ın buram buram yaşanmışlık ve samimiyet kokan o dar, kadim sokaklarından alıp, modern ve lüks rezidansların ruhsuz, soğuk beton dünyasına uzanan dramatik bir yolculuğa çıkarıyor. Tam yirmi üç yıl sonra geçmişin izini sürmek, betonların altına gömülen hayalleri aramak üzere eski bir şehre geri dönen Sadi’nin hikayesi, aslında insanın kendi hatalarıyla yüzleşme cesaretini gözler önüne seriyor. Sadi’nin o kaçamadığı vicdan muhasebesi, kendi elleriyle sebep olduğu yıkımların ortasında geçmişe sığınma çabası insanın içini acıtan bir dürüstlükle işleniyor. Karakter kadrosundaki Anzeli, Welat, Veysi ve Sadi’nin bir zamanlar çok sevdiği Zelal gibi isimler, bitmek bilmeyen bir merak duygusuyla sayfalar boyu okuru peşinden sürüklüyor. Özellikle taşlarla örülü, acı dolu hikayesiyle kalbe dokunan Aziz Amca karakteri ve onun vedası, metnin duygusal yükünü en üst noktaya taşıyor. Kitabın en vurucu yanı, insanı kendi içine dönmeye ve hayatı sorgulamaya zorlayan felsefi altyapısı. Güçsüz insanların hayattan sürekli bir beklenti içinde olup edilgen kalmalarını, buna karşın güçlü insanların ise kendilerinden beklenti içinde olarak kendi olanaklarını bizzat yarattıklarını savunan o güçlü sorgulama metnin merkezine yerleşiyor. İmza ve Enkaz, insanın inşa ettiği modern şehirlerin şatafatlı imzaları altında mı kalacağını, yoksa bizzat yıktığı o eski hatıraların altında mı ezileceğini muazzam bir vicdan sorgulamasıyla ele alıyor.
İmza ve EnkazCemalettin Savur · Ateş Yayınları · 20262 okunma
Tüm İnsanlık Adına Yazılmış Tam Bir Baş Yapıt
10/10
·479 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
·
20 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 15:47
GİRİŞ "Hayat nedir ? Acılar Vadisi. Dünya nedir ? Hissiz insan kalabalığı." 19.yüzyıl Rus edebiyatının en önemli yazarlarından birisi olan Nikolay Gogol, Rusya'nın kokuşmuş bürokrasi sistemini, toplumun gerçek yüzlerini ve devlet yönetiminin eksik yönlerini eleştirel bir bakış açısı ile eserlerinde yer vermektedir. Sadece Rusya'da değil, tüm dünyada edebi saygınlığa sahip olan Gogol, eserlerinde sınıfsal açıdan burjuva insanları yerine sıradan insanlara yer vermiş, böylece her bir okur kitaptaki karakterler ile empati kurarak, kendi günlük hayatı ile özleşleştirmiştir. Nikolay Gogol, 1809 yılında Ukrayna'nın Soroçinski köyünde dünyaya geldi. Bazı eserlerinin esin kaynaklığını yapan ve yaşadığı coğrafya olan Kazaklar sebebiyle hayatının önemli bir bölümünü burada yaşayarak geçirmiştir. Babası amatör olarak tiyatro oyunları yazıyordu ve Gogol'ün tiyatroya olan ilk deneyimleri babasını izlerken olmuştur. Hayatının ileri safhasında kazak kültürü ve çocuklukta yaşadığı birçok olay vesilesiyle birçok eser yazmış, dünya edebiyatına damgasını vurmuştur. Dünyaca ünlü bazı eserleri şunlardır; Palto, Burun, Portre, Bir Delinin Anı Defteri, Taras Bulba, Müfettiş. Gogol, hayatının belirli önemli bir zamanında Rusya'nın Petersburg şehrinde geçirmiştir. Burada çeşitli devlet kurumlarında görev yapmış ve en yakın dostu olan yazar Aleksandr Puşkin ile bu şehirde tanışıp beraber edebiyat sohbetleri gerçekleştirmiştir. Eserlerinin bazılarına esin kaynaklığı yapan bu şehir, özellikle yakın dostu Alexandr Puşkin'in Gogol için Ölü Canlar'ı yazma fikri vermesi onun hayatının dönüm noktalarından biri olmuştur. Gogol eserlerinde hiciv trajik grotesk ve fantastik öyküler ve tiyatro yapıları kaleme almıştır. Gogol'ün eserlerinde en çok kullanıldığı yazım türü olan "Grotesk" dediğimiz edebi
Edebiyat
Ölü CanlarNikolay Gogol · İş Bankası Kültür Yayınları · 202429,4bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·456 syf.··
2026 6. kitabı
Merhabalar Dr. Bruce D. Perry bir çocuk psikiyatristi ve Maia Szalavıtz ise bir gazeteci. Kitabın konusu çocukluğunda travma geçirmiş kişiler odaklı. Genelde ihmal ve istismar yaşayan çocuklarla çalışmış olan çocuk psikiyatristi Dr. Perry. Yaşanılan travmanın beyni nasıl etkilediğini, bu travmayı atlatıp hayatına devam etmeleri nasıl olur? Travması olan biriyle etkileşim, iletişim nasıl olmalı gibi konuları işliyor. Alanımla ilgili olduğu için okumayı tercih ettim ve ilgimi de çekti. Bence bu kitabı hukuk, eğitim, sağlık sektöründe çalışan kişilerin okuması gerek! Hatta anne baba adayı olan, olmayı düşünen kişiler de okumalı diye düşünüyorum. İlerleyen günlerde daha verimli bi şekilde kitabı tekrardan okumayı planlıyorum. Son bölümleri oldukça karışık geldi. Her bölümle ilgili sorular var sorulardan hemen sonra cevapları veren diğer bölüm vardı. Ben kitabın konu başlıklarını incelemeden okuduğum için unuttuğum kısımlarla sonraki bölümlerde karşılaşmış oldum. Bazı bölümlerde anlatılan travmaları Epstein davasındaki olay ve durumlara benzettim maalesef. Amerika'nın çocuk koruma hizmetlerini anlatıyor biraz ki Amerika'dan nefret ederken daha çok nefret etmeme sebep olan bi kitap!! Travma sahibi olan kişiler ihmal veya istismara uğrayan kişiler okumayı düşünürlerse daha ağırdan okumalılar bence. Keyifli okumalar!!
İnceleme
Köpek Gibi Büyütülmüş ÇocukMaia Szalavitz · Koridor Yayıncılık · 202510,5bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
2026 16. kitabı
#okudumbitti Tiamat Osmanlı tahtelbahirinde(denizaltında) geçen hayal üstü olaylar bir gün felsefenin, dinin, mitolojinin de yer bulduğu kurgu dolu kitap. Denizcilik dili çok baskın okurken buralarda biraz zorlanıyor insan o sebep kitabı tam anlamaya 50 - 100 sayfa okuyunca başlıyorsun bu defa da kitap bitmeye başlıyor. Yine de bir iki günde okudum bitirdim. **Dipnot: yazarın okuyucularının 8 senedir beklediği bir eser olması, yayımlandığı(2022) tarihte okurlarını ikiye bölmüştür. Eski ve yarım kalmış bir kitabı yeniden ele alarak kendi çizgisinden çıkmadan, farklı bir tarzla okuyucusunun karşısına çıkmıştır. Yazardan okuduğum ilk kitap olmasına rağmen yazarın cümle kurma şekline hayran kaldım. *Akıl bir gül hayatta kalma kabiliyetine denir. *Yıkım sandığım şey, belki de yeniden doğmanın sancısıdır. *Kaos dediğin, kontrol edemediğin düzenin adıdır. *İnsan bazen kendini kurtarmak için önce içindeki canavarı serbest bırakmalı.
Tiamatİhsan Oktay Anar · Everest Yayınları · 20225,5bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2019 23. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 10 Mart 2019 00:00
#fahrenheit451 i okuduğumdan beri, okunanlar arasına eklemek istediğim #cesuryenidünya kitabıyla geldim bu akşam. Okuyan kadinlar kulubu olarak #heraybiryayinevi etkinliği için @ithakiyayinlari nı seçince fırsat bu fırsat dedim. Benim için kolay bir okuma olmadığını söyleyebilirim. Her türlü yoruma spoiler yememek için göz ucuyla bakan ben, sunuş ve önsöz kısmında hayatımın spoilerını yedim :) Bu maalesef kopmama sebep oldu. Bırak ben düşüneyim, fark edeyim, sorgulayayım dedim doğal olarak, kitaptaki şartlandırmayı bana niye yapıyorsun yani. Okumayı bırakıp eğlenceli olacağını düşündüğüm başka bir kitap okuduktan sonra geri döndüm okumaya. Düşe kalka sonuna ulaştım ama ilk yaşadığım hayal kırıklığını atlatabilmiş değilim. Çünkü kitabın elimde sürünmesine sebep oldu. Gelelim kitabımıza, "Her şeyin ulaşılabilir olduğu bir dünyada hiç bir şeyin anlamı yoktur..." siz de böyle mi düşünüyorsunuz? Bu kitapta her şey ulaşılabilir. Hep mutlusunuz, mutsuz hissettiğinizde küçük bir ilaçla göklere uçuyor uyuşuyorsunuz, yani yine mutlusunuz. Yaşlanmak, kederlenmek, yoksulluk, yoksunluk, aşk, aile hiç bir şey yok. Doğmuyorsunuz, doğurmuyorsunuz. Bunun içinde makineler var. Üretimin kalitesine göre sınıflandırılıyorsunuz, alt ya da üst tabaka diye. Uyum sağlayamadıysanız, üretimde bir hata olduysa aykırıların olduğu, düşünen sorgulayan idrak edenlerin olduğu adaya sürülüyorsunuz mis gibi :) Daha üretilmeden önce (doğmadan önce değil), size sürekli dinletilen, beyninizi yıkayan, sizi şartlandıran mekanik ses hallediyor herşeyi. Okuyan insanlara tahammül edemiyorlar. Okurlarsa anlarlar, anlarlarsa şartlandırdığımız reflekslerinden kurtulup özgürleşirler, sistemi sorgularlar diye korkuyorlar. Çünkü "Birey hissederse topluluk sendeler" Çünkü biliyorlar "Her değişim istikrar için bir
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
10/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2026 10. kitabı
Hür masonluk kelime anlamı duvar ustasıdır. 1717 ingilterede kululur. O dönemde 2 baskın güç vardır. Krallık ve kilisenin gücü din. Bu iki otoriteye karsı çıkan; zeki, ahlaklı, yaratıcıya inanan fakat dinlere inanmayan, laiklilik ve demokrasiyi savunan erkekler bir araya gelerek, dünyayi yeniden imar eden masonluk adında cemiyet kurar. 20 yılda hür masonluk büyür. Fransa'ya geçer. 1789 fransız ihitiline sebep olur kral idam edilir. Napolyon masonluğu otoriter güç olarak kullanır. Sonra abd ve ingiliz sömürge coğrafyasına dağlır. Hitler, mussolini,ve ispanya dikdatörü françisko milliyetçiliği savunduğu için demokrasiyi savununan masonları yok etmek ister. Almanlar yahudiler ile İspanyollar ise koministlerle işbirliği yaptığını öne sürer. Laikliği savunduğu için islam coğrafyasında ve ispanyadaki katolik kilisesince ispanyada varlık gösterenez. Abd de ahlaklı insanların biraya geldiği grup olarak işlerini kolaylaştırdığı için işadamlarının olusturduğu grup olur. Tabi işadamı varsa karsı grup da italyada ki mason teşkilatında p2 mafya örgütü kurulur. Yine masonlarca. Günümüzde yeraltı dünyası ve işadamları grubunda gizli olarak devam etmekte islam coğrafyasında olmadığını ifade ediyor yazar. Kitap çok kapsamlı ve ayrıntılı. Bazı insanları ayrıntılı bilgiler ile sıkabilir
KardeşlikJohn Dickie · Kronik Kitap · 202365 okunma