İnsanı tanımak
Puan vermedi·183 syf.··
2026 2. kitabı
Aşırı aşırı güzel bir kitap. Özellikle psikoloji bölümü okuyanlar kesinlikle okumalı. Kitap toplumda yaygın olan ve çoğu insanın ilişki, sosyal veya iş hayatında deneyimlediği ve yaşam kalitelerini düşüren bazı problemlerin kökenini rahat ve gündelik bir dille; sohbet havasında çok güzel anlatıyor. Fakat basit bir dil kullanması sizi yanıltmasın, hem konular detaylı işleniyor hem de sık sık psikolojik kavramlar kullanılıyor. Dolayısıyla bu kavramları bilmiyorsanız muhtemelen okurken pek bir şey anlayamazsınız. Dolayısıyla kitabı tabiri caizse "şezlongda yatarken" değil de zihninizin açık olduğu bir vakitte okumalı, bilmediğiniz bir kavramla veya anlamadığınız bir cümleyle karşılaştığınızda kitabı kenara koyup o kavramı araştırmalı veya cümleyi yapay zekâya (tabii sormadan anlamlandırana kadar duvara bakmak da bir seçenek) falan sormalısınız. Aksi taktirde yorgunken veya kısıtlı zamanınız varken kitaptan verim alamayabilirsiniz. Genel olarak kitap psikolojiyle tanışmak için değil ama psikokojinin akademik dünyasına giriş yapmak için iyi bir kaynak. Herkese tavsiye edilir ’Sevgiye sahip olabileceği umudunu taşıyan insan ona sahip olduğunu sandığı anda boşluğa düşer ve sahip olabileceği yeni şeyler arar. Yaşayan süreçlere sahip olmak istemenin o süreci yok ettiğini göremediği için de bu böylece sürer gider.’’ belki de bukowski bu yüzden dont try dedi ‘’Kendini gerçekleştirme, kendini yaşamayı göze alabilecek yürekliliği gösterebilmeyi ve kısır döngülerden özgürleşebilmeyi tanımlar. Bu bölüme kadar anlatılanlar okuyucuya, insanın kendisini gerçekleştirme yollarını hangi nedenlerle ve nasıl kapatmakta olduğunu açıklama amacını taşımaktadır. Bir insanın kendi kısırdöngülerinin tümünü görebilmesi, gerçekleşmesi olanaksız bir durumdur.’’
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,5bin okunma
Hayır Diyebilme Sanatı
5/10
·176 syf.··
2026 18. kitabı
Hayır Diyebilme Sanatı’nı anladığım kadarıyla bir kesim çok sevmiş, bir kesim de hiç sevmemiş. Kitabın aslında anlatmak istediği şey çok basit; bize dümdüz hayır dememiz gerektiğini söylüyor. Fakat bunu yaparken bir ara yol veya başka bir seçenek sunulmuyor. Yazarın bazı söyledikleri mantıklı gelse de, bazı yerler bizim etik değerlerimize ve samimiyet anlayışımıza uymuyor. Mesela acil paraya ihtiyacı olan çok yakın bir arkadaşımıza sırf "kendimize bütçe ayırdık" diye hayır demek ne kadar doğru, bilemiyorum. Üstelik kitap bir süre sonra çok fazla tekrara düşüyor; aynı şeyi farklı örneklerle birçok kez önümüze koyuyor diyebilirim. Benim için tam ortada kalan bir kitaptı.
Hayır Diyebilme SanatıMüthiş Psikoloji · Destek Yayınları · 202417,7bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Puan vermedi··
1 saatte okudu
·
Okunma: 24 Haziran 2026 10:11
5 hikayenin içinde biri beynimden vurdu maalesef. Halbuki niye vuruluyorsun Zweig denildi mi intihar demek zaten. Göbek adı gibi bir şey. İntihar üzerine kafa yorduğum bir şey değil. Eskiden o kadar cesaretli biri değilim derdim şimdi o kadar "..." değilim. Doldurulabilir. Bilemiyorum. Benim hayata bakışım, herhalde Allah'a şükür kaldıramayacağımı yüklemediği içindir, gelen geldiği an, ee şimdi n'apıyoruz? Buradan nereye kırıyoruz? Şimdi hangi kameradayız? Gerçekten böyle. Yoksa kalpten gitmiştim çoktan. Bu hayatta fiziksel imtihanlardan sonra duygusal imtihanlar gelir. Ve bu konuda YL DR değil Prof'um ben. Çünkü . Çünkü uzun hikaye. Bu novella, zengin diyeceğim, bir otelde garson olarak çalışan François adındaki bir gencin yaşantısından onun iç buhranını veriyor. François, otele konaklamaya gelen ve kendisinden sosyal statü olarak çok yüksekte olan aristokrat bir kadına yani bir kontese aşık oluyor ve şahsi kanaatim saçmalıyor. Neden. Aşık olmak kavuşmak demek değil ki. Neden ya. Her sevdiğimizi almak zorunda değiliz. Hem de alamayız ki. Ha uğruna ölecek kadar aşıksan alabilirsin de. O ayrı bir mesele ama almak zorunda değiliz. Kontes bana bakmaz vah beni beni doğru bir yaklşaım değil. HERKES HERKESE BAKAR. Hayatta her şeyin bir yolu vardır. Ben asla gerçekten birbirini seven iki insanın kavuşamayacağına inanmıyorum. Kavuşma yoksa bir taraf eksiktir. BİTTİ. Buradaki durum o bile değil. Kontesi sevmek demek uğruna ölmek demek olabilir mi? Sev ya doya doya sev. Kaburgaların çatlasın öyle sev. Ama ölünce sevemezsin. En sevdiğin şeyi sevmekten neden vazgeçersin? Madem bu kadar güçlü bir duygu sevgi, neden ölmek kadar "an" bir his için vazgeçeyim ????? Şimdi bunu Zweig yazmış ben de allıyorum pulluyorum gibi olmayacaksa; var maalesef böyle şeyler. Bir insanın varlığını
Alıntı
AylakStefan Zweig · İndigo Yayınları · 20191,491 okunma
Puan vermedi·43 syf.·
2020 648. kitabı
Kara Keşiş megolomani olan, diğer insanlardan kendini farklı gören, dünyada önemli bir amaca hizmet ettiğine inan Kovrin'in delilik ile dahilik arasındaki yaşantısını anlatan kısacık bir öyküdür. Biraz felsefe biraz psikoloji içeren eserde, Kovrin deliliğe doğru adım adım ilerlerken kendini mutlu hissetmesi, fakat gördüğü tedavi sonrasında sıradan, herkes gibi bir birey halini almasıyla oluşan mutsuzluğu da ayrıca dikkat edilmesi gereken konudur. Sayfa sayısı az ve güzel bir şeyler okumak isteyenler için oldukça iyi bir seçenek olduğunu söyleyebilirim. Okumayı düşünenlere şimdiden keyifli okumalar dilerim.
İnceleme
Kara KeşişAnton Çehov · İş Bankası Kültür Yayınları · 20229,6bin okunma
Puan vermedi
Süper Çocuk: Yanık Göz ve Genç Nolan – Murat İsfan Korkmaz Bazen bir kitabın adı sizi yanıltabilir. Süper Çocuk, ilk bakışta çocuklara yönelik bir hikaye izlenimi verse de aslında gizem, macera ve gerilim unsurlarını bir araya getiren sürükleyici bir roman. Daha ilk sayfalarda, yıllar önce kaybolan dört itfaiye erinin gizemli dönüşüyle başlayan hikaye, okuru cevabını aradığı sorularla baş başa bırakıyor. Murat İsfan Korkmaz, merak duygusunu sürekli canlı tutan bir kurgu oluşturmuş. Her bölümde yeni bir sır açığa çıkarken olaylar daha da karmaşık bir hâl alıyor. Romanın en sevdiğim yönlerinden biri de sinematik anlatımı oldu. Sahneler gözünüzde kolayca canlanıyor ve kendinizi olayların tam ortasında hissediyorsunuz. Kitap boyunca gerçek ile bilinmeyen arasındaki çizgi giderek belirsizleşiyor. Karakterlerin yaşadığı korku, şaşkınlık ve çaresizlik okura da geçiyor. Bu nedenle sayfalar hızla ilerliyor ve hikayenin sonuna ulaşmadan kitabı elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Gizem ve maceranın iç içe geçtiği, temposunu son sayfaya kadar koruyan bu roman; sürükleyici kurgular okumayı sevenler için keyifli bir seçenek. Özellikle farklı türlerin harmanlandığı, merak unsurunun ön planda olduğu hikayelerden hoşlanan okurların ilgisini çekeceğini düşünüyorum.
Süper Çocuk Yanık Göz ve Genç NolanMurat İsfan Korkmaz · Bengisu Yayınları · 2024160 okunma
7/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 12. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 23 Haziran 2026 06:31
​Modern Klasikler dizisinden çıkan D.H. Lawrence imzalı Bakire ile Çingene, potansiyeli yüksek bir konuya sahip olmasına rağmen, okurda bıraktığı his bakımından beklentilerimi tam olarak karşılamadı. 112 sayfalık kısa bir eser olmasına rağmen, anlatılan konunun çok daha derinlikli ve detaylı işlenmesi gerektiğini düşünüyorum. ​Kurgusal Yapı ve Tempo Sorunu Kitabın en büyük zayıflığı, olay örgüsünün temposundaki dengesizliktir. Başlarda oldukça ağır ve tasvir odaklı ilerleyen hikâye, sona yaklaşıldığında aniden bir "oldu-bittiye" getiriliyor. Yazarın, olaylar arasındaki geçişlerde gerekli frekansı yakalayamadığını ve kurguyu olması gerekenden daha hızlı bir şekilde sonuca bağladığını söyleyebilirim. Bu durum, okurda bazı noktaların havada kaldığı hissiyatını uyandırıyor. Belki de çevirinin üslubu bu keskin geçişlerde etkili olmuş olabilir. ​Karakterler ve Çatışma Kitabın en etkileyici yanı, okuru hemen içine çeken merak duygusu ve teması. Gençliğinin baharında, etrafındaki erkeklere karşı hiçbir çekim hissetmeyen Yvette karakteri, oldukça ilgi çekici bir portre çiziyor. Çevresindeki erkeklerde aradığı o "farklılığı" karavanda yaşayan evli ve çocuklu bir çingenede bulması, Yvette’in duygusal arayışını başarıyla yansıtıyor. ​Özellikle Yvette karakteri başından itibaren cesur, gözü pek ve sıkıcı papaz evinden çıkıp gitmeye hazır biri olarak sunuluyor. Bu yüzden, hikâyenin sonunda Yvette’in çingene ile birlikte yeni bir hayat kurma potansiyelini veya buna dair daha derin bir duygusal süreci görmeyi bekliyordum. Ancak kitap, bu dönüşüm yerine hızlı bir kurtulma hikâyesine evriliyor. ​Çingenenin karakterine dair algım ise kitabın sonunda mektupla birlikte değişti. Başlarda duygusal bir bağ kurduklarını düşünsem de, sonunda bu ilginin Yvette’in sadece güzelliğine değil, onun
Bakire ile ÇingeneD. H. Lawrence · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20261,381 okunma