secenver

secenver
@secenver
"Kimsenin olmadığı yerlere kaçıp ağlamaya son vermesi aylar sürdü. Bunu ailesinden de okuldaki arkadaşlarından da sakladı. Derslerine hiçbir üzüntü işareti göstermeden devam etti ve sınıfının birincisi olarak kaldı. Annesinin ölümünden sonra Manya kendini kitapların arasında kaybetmiş gibiydi. Her seferinde saatlerce bazen de günlerce sürüyordu bu. Pek az konuşuyordu. Başa çıkabilmesinin tek yolu, dünyayı dışarıda bırakıp bir konuya saplantıyla odaklanmak, böylece keder duygusunu bastırmaktı. Yıllar sonra, Eve gecenin üçünde eve geldiğinde annesinin odasından ışık sızdığını hatırlıyordu. İçeri girdiğinde, annesini kızının varlığından habersiz, bilimsel yazıları incelerken buluyordu. Çocukluğundan başlayarak, Manya'yı ve daha sonraki Madame Curie'yi depresyon ve içine kapanma belirledi." "Annesinin ölümüyle dini inancını yitirmişti ve bir defa Max Randau'nun kilise içindeki kurumsal yolsuzluklarla ilgili eleştirisinden bir paragrafı kopyalamıştı: İnsan Hristiyan tevekkülüyle sadece, 'Tanrı öyle istedi ve o yapılacaktı!' diyebilse, korkunç acının yarısı geçerdi... Görüyorum ki, böyle açıklamalara inanan insanlar mutlu." "Kanımca, herhangi bir kimsenin inancını yitirmesine bile bile aska katkıda bulunmamam gerekir. Bırakın herkes, sahici olduğu sürece kendi inancını korusun. Beni sadece ikiyüzlülük irkiltiyor." "Manya, Zorawski ailesine haberi verdi. Ayrılırken yüzünde bir gülümseme vardı. Duygularını belli etmeme dersini iyi öğrenmişti. Ben galiba çok ahlaksızım- çoğunlukla neşesizliğimi gülümsemelerimin ardına gizliyorum. O insanların benim kadar yoğun hisler duyduğunu ve doğalarındakibu özelliği en azından ellerinden geldiğince belli etmemeyi başardıklarını anladığım zaman yapmayı öğrendiğim bir şey bu. Bazı çok kötü günlerim oldu, onların anısını hafifleten tek
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
" Şu gözyaşlarının bir kısmını söze dönüştürebilir misin?" "Doğum günleri, hayatımızın geçip gitmekte olduğunu hatırlatan hazin işaretlerdir ve doğum günlerini kutlamaktan amaç da bu hüznü inkar etmektir." "Daha fazlasını bilmemeniz en iyisi. Bir şey bilmezseniz yalan söylemek zorunda kalmazsınız." "Gördün mü Carol? Satranç da hayat gibi. Oyun bitince bütün taşlar piyonlar da şahla vezir de aynı kutuya konuluyor."
"Umutlarımı kargaşadan, ölümden, yıkımdan kurulu bir temel üstüne kuramam ya! Dünyanın bir uçuruma gittiğini, hepimizi süpürecek yıldırımların yaklaştığını görüyor, milyonlarca kişinin çilesini içimde duyuyorum, gene de gözlerimi göğe kaldırdığım zaman her şeyin bir gün düzeleceğine, bütün bu hunharlıkların sona ereceğine, barışın üstün geleceğine inanmaktan kendimi alamıyorum."
Puan vermedi·168 syf.··
2021 121. kitabı
Çok etkilendiğim bir kitaptı. Kamboçya 'da bir kadın olmanın getirdiği zorluklar, acılar fazlasıyla anlatılmış. Yazar Somaly Mam da bunları bizzat yaşamış biri. Kendisinin bu kadınlar için yaptığı bir sürü çalışmalar mevcut. Aynı zamanda vakıfları da var. Daha küçücükken satılan kız çocukları , tecavüze uğrayan, kadını metalaştıran bir toplum. Okudukça insan kahroluyor. İnsanlığın yüz karası resmen... Halen daha bunların devam ettiği gerçeği beni çok üzüyor. İlerde belki sağlık sektörünün içinde olunca bu gibi gelişmemiş toplumların olduğu bölgelere giderek çalışmalar yapmak isterim. Kadınların ve çocukların sağlığını iyileştirip korumak motivasyonuyla bu yola çıktım, devam edeceğim. Böyle şeyleri okudukça, belgeselleri izleyince insanlara faydam dokunsun diye çalışıyor çabalıyorum. Bu kitabı da okuyun, okutturun...
Yitik MasumiyetSomaly Mam · Bilge Kültür Sanat · 2009202 okunma
"İnsanlar, kimseye-arkadaşlarına, komşularına hatta kendi ailelerine bile- güvenemeyeceklerini o yıllarda öğrendiler. Başkalarına kendinden ne kadar bahsedersen- ne kadar konuşursan- kendini o kadar tehlikeye atarsın. Görmemek, duymamak, olup bitenler hakkında hiçbir şey bilmemek çok önemliydi. Bu Kamboçyalıların hayata dair benimsediği bir tutumdur."