seçil çilek

Yunan güzellik kavramının dayandığı dört temel
Delfoi tapınağının duvarlarına kazılı dört özdeyiş En güzel en adil olandır Sınırı aşma Kibir'den (küstahlıktan) kaçın Aşırılığa izin verme
Felsefe ve Düşünce
Reklam

seçil çilek

, bir kitap okudu
Puan vermedi·480 syf.·
Beğendi
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Mart 2026 13:43
·
2026 15. kitabı
Richard Dawkins
8.2/10 · 4.111 okunma
Mucizeler oldukça imkânsız olaylardır. Meryem Ananın bir heykeli bize el sallayabilirdi. Kristal yapıyı oluşturan atomların hepsi ileri geri titrerler. Çok fazla atom ol­ duğundan ve hareket yönleri ortak olmadığından, Orta Dünya’da gör­düğümüz haliyle heykelin eli kaya gibi sert ve hareketsizdir. Fakat eli oluşturan, salman atomların hepsi, aynı anda aynı yöne hareket edebilirdi. Tekrar ve tekrar... Bu durumda el oynardı ve biz heykeli bize el sal­larken görebilirdik. Fakat karşı ihtimaller o kadar büyüktür ki, bu sayıyı evrenin başlangıcında yazmaya başlasaydınız hâlâ sıfırlarını eklemeye devam ediyor olurdunuz. Böyle olasılıksızlıkları hesaplama gücü (elle­rimizi umutsuzluğa bırakmaktansa olanaksıza yakını hesaplama gücü), bilimin insan ruhunu özgürleştiren yararları için başka bir örnektir.
Sayfa 356·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Bilim bize, bütün gelişmiş sezgilerimizin aksine, kristaller ve kayalar gibi görünüşte katı olan cisimlerin neredeyse tamamen boşluktan oluş­tuğunu öğretmiştir. Bilindik bir örnekte, atomun çekirdeği, büyük bir spor stadyumunun ortasındaki sinekle betimlenmiştir. Komşu atomlar stadyumun dışındadır. En sert, katı ve sıkı kaya gerçekte neredeyse ta­mamen boşluktan oluşur. Öyleyse neden kayalar katı, sert ve delinmesi zor gözükür? Wittgenstein’in bu soruyu nasıl cevaplamış olabileceğini hayal et­meye çalışmayacağım. Fakat evrimci bir biyolog olarak ben şunun gibi cevaplardım. Beynimiz, vücutlarımızın dünyada gezinmesine yardım­ cı olmak üzere bu vücutların çalıştığı ölçekte evrimleşti. Asla atomik dünyada gezinmek için evrimleşmedik. Eğer böyle olsaydı, muhtemelen beynimiz kayaları büyük bir boşluk olarak algılardı. Kayalar elimize sert ve delinmez bir his verir çünkü elimiz bu kayaları delemez. Ellerimi­zin delememesinin sebebi, ebatlardan ve maddeyi oluşturan parçacık­ ların farklıklarından ileri gelmez. Aslında, bu “katı” maddelerdeki çok boşluklu parçacıklarla bağlantılı güç alanları ile ilgilidir. Beynimiz için, katilılık ve delinmezlik gibi kavramlar oluşturmak çok yararlıdır çün­kü böyle kavramlar, içinde, birbirinin yerini dolduramayan maddelerin bulunduğu dünyada gezinebilmemiz için yararlıdır.
Sayfa 350·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Çocuklara sorgusuz inancın bir erdem olduğunu öğretmek, onları gelecekteki cihat ya da haçlı sefer­leri için potansiyel bir ölümcül silah olarak büyütülmek için (bulunması zor olmayan diğer malzemeleri de ekleyince) hazır hale getirmektir. Bir şehit olarak cennete gideceğinin vaadiyle korkuya karşı bağışıklıklan- dırılan hakiki inanç-kafa, silah tarihinde, uzun yay, savaş atı, tank ve misket bombalarıyla birlikte yüksek bir yeri hak eder. Eğer çocuklara sorgusuz inancın üstün bir erdem olduğunun öğretilmesi yerine, sor­ gulama ve inançlarının üzerinde düşünmeleri öğretilseydi, hiç inti­har bombacısının olmayacağını söylemek iyi bir bahis olurdu. İntihar bombacıları yaptıkları şeyleri dini okullarda kendilerine öğretilen şu öğretilere gerçekten inandıkları için yaparlar: Tanrıya karşı olan ödev tüm diğer önceliklerin ötesindedir ve onun hizmetinde şehitlik Cennet bahçelerinde ödüllendirilecektir. Ve onlara bu dersin aşırıcı fanatikler tarafından öğretilmesi şart değildir, terbiyeli, yumuşak ve merkezdeki dindar eğitmenlerce de öğretilir. Bunlar çocukları medreselere doldu­rur, sıralar halinde oturtur ve kutsal kitabın her kelimesini tıpkı kaçık papağanlar gibi ezberletene kadar masum küçük kafalarını ritmik bi­çimde bir yukarı bir aşağı sallatırlar. İnanç çok ama çok tehlikeli olabilir ve onu masum bir çocuğun savunmasız zihnine aşılamak çok büyük bir yanlıştır.
Sayfa 296·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Reklam