Sene 1878. Osmanlı Rus Savaşı yani tarihe adını 93 harbi olarak yazdıran o savaşın yapıldığı sene. 2.Abdulhamid padişah o dönem malumunuz. Panslavizm muhabbeti yani sıcak denizlere inme merakı olduğu dönem Rus tatilcilerin. Pardon askerlerin. Malumunuz sonrasında yani günümüzde biz Türklerin alamadığı o güzelim villaları, yazlıkları onlar alabiliyor oldu. Yani savaşmadan isteselermiş veriyormuşuz! Peki bu konuya neden başladım? Çünkü bu sene doğuda Kafkas cephesinde, Batıda Tuna da Ruslarla savaşırken, içimizde de Almanlar bugün İzmir Bergama diye bilinen bölgede, kafalarına göre, 3 te 1 i sizin olacak gerisi bizim olacak anlaşması üzerine topraklarımızı kazmaya başlamışlar.Sonra kazıcılardan birisi çok değerli bir şey bulduklarını anlamış ve Osmanlı Hükümetine ödedikleri 20 bin frank ile bulduğu tarihi eseri Berlin e gemiler marifetiyle yollamış. Yolladıkları şey neymiş biliyor musunuz arkadaşlar? Bugün Dünyanın 8.harikası olan Zeus Altarı. 20 bin franka satılan şeyin yıllık bugünlerde geliri kaç biliyor musunuz arkadaşlar? 200 milyon tl den fazla. Ya biz işte tarihimize böyle sahip çıkarız! Savaş lazım tabi tarihi eser mi düşünecektik yav diyenler varsa onlara şunu da söyleyim: Biz biliyorsunuz o savaşı da kaybettik. 120 bin askerimiz öldü, çoğu vatan toprağı da kaybedildi. Yani hem altar gitti, hem canlarımız, hem topraklarımız. Çünkü bence de Osmanlı Hükümeti o dönem bunu düşündü. Yani savaştayız, altarı mı düşüneceğiz dediler.
Şimdi asıl mevzuya gelelim: Kitaba. Ahmet Ümit bu yukarıda anlattığım olaya benim gibi bozulduğu için bu kitabı yazmıştır.Yani cinayet kısmı falan hep faso fiso. Adamın derdi, giden tarihimiz kısaca. Bu nedenle kitap yazmaya başlamış ve bence derdini de harika anlatmış. Ne diyeyim ben polisiye konusunda özellikle sıkıntılı bi adamımdır. Fazla