“Belki de insanlar hakikaten böyle deliriyordur. Bir şeyi kafaya takıp onunla zihninin içine küçük bir delik açıyor, sonra kurcalaya kurcalaya o deliği bütün bir aklı yutacak kadar büyütüyordur…”
“İnsanoğlunun dudaklarından dökülmüş ve dökülecek en güzel sözcüktür ‘anne’ ve en güzel feryattır ‘annem’ feryadı. Kalbin derinliklerinden yükselen, umut ve sevgi dolu, nahif bir kelimedir. Her şeydir anne; kederdeki tesellimiz, dertteki umudumuz, acizliğimizdeki gücümüzdür. Sevgi, merhamet, anlayış ve bağlayıcılık kaynağımızdır. Annesini kaybeden, kendisini daima koruyan ve kutsayan tertemiz bir ruhu kaybetmiş demektir.”
….gel de yıkılmaz kuleler gibi duralım fırtınanın karşısında. Gel cesur askerler gibi dimdik durup yüzleşelim düşmanlarla. Ölürsek şayet, şehit oluruz; ama olur da ölmezsek kahraman oluruz. Engellerle ve zorluklarla yüzleşmek huzura sığınmaktan çok daha onurlu bir davranıştır.
Anlatacak çocukluk hikayelerim yok; öyle unutulmaz dostluklar, buruk ayrılıklar falan da yaşamadım. Boktan bir hayat benimkisi.
Annem bana özel ninniler söylemedi. Ve babam, beni bir köşeye çekip de ne demek istediğini çok sonradan anlayacağım manalı laflar etmedi.
Vasati 40 Yaş