“İlk mektubumu yazarken şöyle demiştim: Ölüm, şehirlerimizi kaybetmeyle başlar, vatanımızı kaybetmekle neticelenir...
Sahi neydi vatan? Bir toprak parçası mı, uçsuz bucaksız denizler, derin göller, yalçın dağlar, verimli ovalar, yemyeşil
ormanlar, kalabalık şehirler, tenha köyler mi? Şimdi farkına varıyorum ki, benim için bir tek vatan varmış, o da sensin...
Seni kaybettiğim anda vatanımı da yitirmeye başlamışım.”
“Nasılsın Şehsuvar?” diye sordu. “Çok zaman oldu görüşmeyeli.”
Kalender bir tavırla başımı salladım.
“Çok zaman oldu Mösyö Leon, koca bir imparatorluğun
yıkılışı, bir cumhuriyetin kuruluşu kadar çok...”