Ramazanı şerifte Sultan Ahmet Camii Sultan Ahmet Camii veya Sultânahmed Camiî, 1609-1617 yılları arasında Osmanlı Padişahı I. Ahmed tarafından İstanbul'daki tarihî yarımadada, Mimar Sedefkâr Mehmed Ağa'ya yaptırılmıştır. Vikipedi Sultan Ahmet İstanbul fatih semtinde Ne güzel camilerle gelmişsin bu günlere Sultan Ahmet camii gül düşmüş üzerine Nice ülkeler fethettik Allahu ekber sesiyle 1.Ahmet emri verdi güller zikretsin ismini Sedefkâr Mehmet ağa inşa etti bu camiyi Ne güzeldir istanbulun tarihi eserleri Ve bir berekettir Tahkiki iman dairesi Her güzel eser güzel cemale ulaşmak için Hayırlı amelde besmeleyi eksik etmeyin Her inşa sürecinde niyetinizi tazeleyin Ve ilk önce kendinizi imar edin Ramazanı şerifte mübarek bir gün Başlamadan işe tefekkür ile düşünün Tevekkülsüz yaparsan işini üzülürsün Gelin fatih semtine ramazan ahlâkı görün Her dikilen mescit insanı şekillendirir Kul Nefsani derki ezan sesi huzur verir Sultan Ahmet Camii hidayetin eseridir Tutulan oruçlar kötülüklere siperdir
Şiir
Öğretmenler Günü
İYİ Kİ ÖĞRETMENİM Ne kadar da çok şey biliyordum oysa mesleğime dair. 657. Maddenin muhatabıydım artık. Devlet şemsiyesi altında 3 ay tatili, hafta sonu dinlencesi olan bir yolculuğun yolcusuydu muallim, otobüs biletini alıp görevine giden her birimiz için. Atamamızın yapılmış olmasının coşkusuyla koşuverdik kelebekler gibi çoban ateşlerine… 90 derece köşeleri olan, güneş ışınlarını 45 derece eğik açıyla alan, Failatun sigasında terennüm edilen, öğrenci nefeslerinin karışmasıyla tepkimeye giren, bir tualin profil ve perspektifi, kesir ölçekle çizilmiş arz-ı endam, teneffüste “La,, derste ‘’Fa,, sesiydi girdiğimiz ilk anda sınıflar. Mohaç seferine beraber çıkacağımız, üçgene dik bir şekilde ineceğimiz açıydı yer, mekan yekpare saha olacaktı idman adına. Her şey ne kadar da kolay olacaktı aslında. Onca kitap ve ansiklopedi yazılmıştı eğitim adına, tedris etmiştik işimiz için bir çoğunu. Ancak daha ilk adımı attığımızda sınıfa meraklı gözler karşıladı kapı eşiğinde. Her biri bir dünya kendi bünyesinde keşfedilmeyi bekleyen körpe dimağlar… Mevlana hazretleri ne güzel demiş: ‘’ “İnsan gözden ibarettir, gerisi deridir” gözlemledikçe gözleri, gözlemlerimiz de değişti. Bildiğimiz doğruların yavaş yavaş değişip bilmediklerimizi öğreneceğimiz gerçek karşısında. Anladım ki her birey deniz yıldızı gibi bir köşede lisanı hali ile bekliyordu. Öğretmen oldum çünkü: Deniz yıldızları denize matuf, bize bu görev ise verilmiş bir lütuf... Sabah mahmurluğuyla sırada oturan bireylerin sıranın birer parçası olmadığını anlarsın zamanla. Karnı aç gelenle tok gelen, annesini kaybedenle annesi tarafından sıraya oturtulan, babasının aldığı bilgisayarı düşünenle babası kâğıt toplayan, sıhhati kaim olanla dermana düçar olan,
Reklam
9 Haziran 1617 tarihinde ibâdete açılan Sultanahmet Câmii, Osmanlı Devleti’nin ihtişamını, kudretini ve o devirdeki sanatın inceliğini, zerafetini ve tezyinatını ifade edendir. Selâtin câmiler içinde tek 6 minareli ilk câmiidir. Sultan I. Ahmed Hânın emriyle, Mimar Sinan’ın talebesi Başmimar Sedefkâr Mehmed Ağa tarafından yapılmıştır. Bu âbide; Osmanlı mimarisinin bir şâheseridir. Avrupalılar, bu sanat şâheserine “Mavi Câmi” ismini verirler. 4 Ocak 1609’da bizzat Sultan Ahmed Hân temel atma merasimine iştirak etmiş ve ilk kazmayı vurarak inşaata başlanmıştır. Bu kazma, bugün Topkapı Sarayı Müzesi’ndedir. 
Tarih