Başlarda ilerlemek zor olsada 100 den sonra daha akıcı. Neyse kitabı okurken vatandaş olarak böyle her anı izlenir mi birinin diye sorguluyorsunuz sonradan durumun bizler içinde farksız olmadığını görünce daha çok dehşete kapılıyorsunuz. Neden? Tele ekrandan izlenmesekte bize gösterilen yollarda ilerlemek zorundayız, misal mesai saatlerimiz, kötüleşen ekonomiyle gidemediğimiz yerler, ülkeler, düşünmemizi istedikleri şekilde verilen haber kaynakları ve en sonunda Winston'un düştüğü duruma gelip Big Brother ı sevmek olacak sonumuz celladına aşık olmakta diyebiliriz. Oradaki bi yığın insan nasıl Winston'a cahil geliyorsa başlarda okumaya, kendini geliştirmeye çalışan bizler içinde aynen geçerli fakat sonradan sistemin güçlü çarklarında bizde ezileceğiz. Fazla karamsar bir yorum oldu fakat gerçek çokta farksız değil malesef. Bu kitaptan önce gerçek hayattaki sistemdeki yerimizi düşünüyordum ve şu cümle çıktı kalemimden ' Bu dünyada insan olmak, kanınızın sadece sistem çarkının dönmesi için gerekli olan yağın tedariği için yaşam hakkı verilmesi gibi'
Daha ne denir ki..