Ne var ki, Moskova'dan döndükten hemen sonra, onunla karşılacağını umduğu bir akşam toplantısına gidip de onu orada göremeyince içini dolduran hüzünden kendini aldattığını, bu izlenişin canını sıkmak şöyle dursun, yaşantısına renk veren tek şey olduğunu anlamıştı.