Şefika Yüce

…Çok gören biri, kendini ancak az gören biriyle tamamlayabilir çünkü bence. Fazlalık da bir nevi noksanlık neticede. Herkes ne yapıyorsa onu yapmak ister beş buçuk yaşındayken insan. Ve bu arzusu devam eder büyüyünce de. Kendine benzemeyenlerden korktuğu kadar, başkalarına benzeyememekten de ödü kopar. Bu yüzden ha bire dünya yüzündeki varlığını dengeleyecek birini arar. Öbür yarısını. Kendine en çok benzeyeni değil, onu bir bütüne tamamlayacak ya da eksiltecek olanı…
Sayfa 23
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Haddinden çok istenen şeyler, lüzumundan sıkı tutulan dilekler gerçekleşmez.
Sayfa 266·Kitabı okudu
İnsan
Gerçekten sevmek, birini her neyse tam da öyle kabullenmek, başka türlüsünü kabullenmemek değil mi? Onu daha iyisini, eksiksizini düşlemeden bağrına basma yetisi. Olduğu gibi.
Sayfa 88·Kitabı okudu
Alıntı
Galiba zamanın göreceliği en çok aşkta, savaşta, bir de hastalıkta ortaya çıkıyor. Dünyanın kalanı için akrep üç aşağı beş yukarı benzer şekilde soksa da bu üç grupta ayakta kalmaya çalışanlar için zehrini başka türlü akıtıyor. Ölüm anının bir ömrü hatırlamaya yetecek kadar uzun sürmesini ya da sevgiliyle geçen bir saatin bir dakika, ondan ayrı bir dakikanın bir yıl gibi hissedilmesini nasıl açıklar insan yoksa? Yahut hastaların, hasta yakınlarının akmak bilmeyen zamanın içinde ağır ağır eriyişini mesela.
Sayfa 86·Kitabı okudu
Düşünce
…ya da yeryüzünde tek gerçek değerin kendisine verilmiş bu olağanüstü yaşan armağanını korumak, her şeye karşın sağ kalmak, direnmek olduğunu mu anladı giderayak?…
Sayfa 128·Kitabı okudu
İnsan