Yazarın okuduğum ilk kitabı ve açıkçası biraz önyargı ile okudum. Bu yazarı, zamanında popüler kültürün abarttığı biri olarak düşünüyorum nedense. Belkide öyle biri değildir sadece bana öyle geliyordur bilmiyorum. Hediye edilmiş bir kitaptı. Çok kötü bir kitapta değil çok iyi değildi ama okunabilir bir kitap. Sürükleyicide ama konulara çok iniyorlarlar her konu üzerinde uzun düşünceler yazılıyor. Bazen sadece dinleyip geçmek gerekiyor bu kadar her şeyden bir anlam çıkarmak tuhaf duruyor yanı bir insanın her konuşması bu kadar anlamlı olmaz bu kadar üzerinde düşünülmez. Bazen rastgele cümleler kurulur. James profesörü çok büyütüyordu gözünde bence. Abartılacak kadar bir karakter değildi sadece iyi ve kaliteli bir insan profili var ama james onun her söylediğini çok özel cümlelermiş yada sanki çok farklı bir şeymiş gibi alıyordu bu bana biraz abartılı geldi. Sırf profesör özel bir karakter olsun diye şişirildiğini düşünüyorum. Ama kitap kendini okutuyor, akıyor okuyunca. Sonunda ki “sır”süpriz oldu ve kitabın güzelliklerindendi. Bazı alıntıları da çok güzeldi bazı konuları güzel açıklamıştı. Kötü bir kitap değil, sürükleyici ve kendini okutuyor ama süper bir şeyde değildi. 2 günde rahatlıkla okunup bitirilecek bir kitaptı ben aralıklı okuduğum için bir haftayı buldu. Birde profesör benim hayalım olan yolculuğa çıktığı için hoş bir havası oldu bende ama dediğim gibi öyle çok aman aman bir kitap değildi. Belirtmek isterim ki bunlar tamamen benim fikirlerim, kendi düşüncelerim bana böyle gelen başkasına daha güzel gelebilir.