"Uçurtmayı senin için yakalamamı ister misin?"
Yutkunurken,âdemelması inip çıktı.Rüzgar saçlarını karıştırdı.Başını evet anlamında salladığını gördüm.
"Senin için bin tane olsa yakalarım,"
dediğimi duydum.Sonra döndüm,koşmaya başladım.Yalnızca bir gülümsemeydi,hepsi bu.
"Xururuca,bir şey yapacağız."
"Nasıl bir şey ?"
"Birlikte biraz bekleyecegiz."
"Kabul."
"Neyi bekleyeceğiz Zeze?"
"Gökyüzünden güzel bir bulutun gecmesini."
"Ne yapacağız onu görünce?"
"Kuşumu bırakacağım."
"Evet,artık ona gerek kalmadı."
Odysseus'un dertlerini inceleyip kendi dertlerini bilmeyen dil bilginleriyle,
Çalgılarını akort etmesini bilip de yaşayışlarını akort etmesini bilmeyen müzikçilerle,
Adaletten söz etmeyi öğrenip adaleti uygulamayanlarla alay edermiş kral Dionysius.
Adil olanın peşinden gidilmesi doğrudur,en güçlünün peşinden gidilmesi ise kaçınılmazdır.
Gücü olmayan adalet acizdir;adaleti olmayan güç ise zalim.
Gücü olmayan adalete mutlaka bir karşı çıkan olur,çünkü kötü insanlar her zaman vardır.
Adaleti olmayan güç ise töhmet altında kalır.
Demek ki adalet ile gücü bir araya getirmek gerek;bunu yapabilmek için de adil olanın güçlü,güçlü olanın ise adil olması gerekir.
Adalet tartışmaya açıktır.Güç ise ilk bakışta tartışılmaz biçimde anlaşılır.
Bu nedenle gücü adalete veremedik,çünkü güç,adalete karşı çıkıp kendisinin adil olduğunu söylemişti.
Haklı olanı güçlü kılamadığımız için de güçlü olanı haklı kıldık.