Bayıldım
Kitap severlerin kesinlikle kaçırmaması gereken bir kitap o kadar sürükleyici ki hiç bitmesin istedim
1000Kitap
"Biliyor musunuz çocuklar, halk ozanımız Karacaoğlan'ın yazdığı bu türküyü Çanakkale Cephesi'nde bir askerimiz her akşam söylermiş. O kadar güzel ve içten söylermiş ki, siperleri yakın olan Anzak askerleri bile zevkle dinler, yüreklerinde hissederlermiş. Fakat bir gece söylenmemiş bu türkü. İkinci gece yine söylenmemiş. Anzak askerlerinin bile dikkatini çekmiş bu durum. Üçüncü gece de türküyü duyamayınca dayanamamışlar ve ertesi sabah, "O güzel sesli arkadaşınız neden üç gündür söylemiyor o türküyü?" diye bir kâğıda not yazarak taşa sarmışlar ve bizim sipere doğru atmışlar. Biraz sonra, aynı şekilde taşa sarılı bir kâğıt atılmış bizim askerler tarafından... Kâğıtta söyle yazılıymış: "Üç gün önce şehit ettiniz de ondan.."
Sayfa 199 - Yediveren Yayınları·Kitabı okudu
Roman
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Hz. Muhammed, eğer bir mümin bulaşıcı bir hastalık veya mide hastalığı sebebiyle vefat ederse şehit sayılır demiştir. Ve bütün şehitler cennettedir. Hastaları ziyaret edip onlara bakanlara çok büyük mükafatlar, nimetler vardır; Hz. Muhammed, hastaları ziyaret eden kişi için şöyle buyurmuştur: "Kim bir hastayı ziyaret ederse, rahmete dalmış demektir. Hastanın yanında oturduğunda ise tüm rahmet onu baştan başa kuşatır. " [Aşağıdaki hadis-i kudsîde Allah Teâlâ, hasta ziyaretinde bulunmanın bizleri kendisine nasıl yaklaştırdığını şöyle buyuruyor: "Allah Teala kıyamet günü, 'Ey âdemoğlu! Ben hasta ol-dum da sen beni ziyarete gelmedin!' diyerek kuluna sitem eder. Buna şaşıran insan, 'Ya Rabbi! Sen alemlerin Rabbisin. Ben seni nasıl ziyaret edebilirdim ki?' der. Hak Teâlâ, 'Bilmiyor muydun? Falan kulum hasta oldu ama sen onu ziyarete gelmedin. Ziyarete gelseydin, beni onun yanında bulacağını bilmiyor muydun?' buyurur."
Sayfa 273·Kitabı okudu
Hz. Ömer, gaziler arasında abisini arıyordu. Aradı, aradı bulamadı, kimselere de sormuyordu, o ara oğlu Abdullah b. Ömer’i gördü: “Abdullah! Amcan nerede?” diye sordu. Abdullah gözleri dolu dolu oldu ve babasına cevap veremedi. Babası o celâdeti ile dillere destan olan babası “Ah! Zeyd” dedi; oğluna dedi ki: “Madem amcan şehit oldu, sen neden geri geldin, sen de şehit olsaydın.”
Alıntı
Allah’tan Yemâme savaşında kendisini şahadetle rızıklandırmasını istedi. O bu arzu ile yanıp tutuşurken ensâr kardeşi Ma’n o anda aldığı bir kılıç darbesi ile gülerek cennete yürüdü. Zeyd onun şehit olduğunu görünce ellerini bir daha kaldırdı semaya: “Allah’ım! Kardeşime nasip ettin, bana etmeyecek misin? Bana da nasip et o güzel yüzlü ölümü” dedi. Sahâbenin bu şehadet sevdası gerçekten insanı hayrete düşürecek boyuttadır. Onlar şehadeti öyle bir arzuluyorlardı ki başka hiçbir şeyi böyle arzulamıyorlardı.
Alıntı
Şehit
"Başımız sağolsun" "Vatan sağolsun komutanım"
Sayfa 319 - Ephesus·Kitabı okudu
1000Kitap