Einstein'ın görüşü, bir evren bütünlüğüne inanışıyla, kuantik
bilgibilimden kesinlikle ayrılır. Dolayısıyla, kesikli ile belirlenimsizlik
yalnız görünüşte şaşırtıcıdır: Gerçekte, Einstein'ın kendi sözleriyle
söylersek, bunlar zar atan bir Tanrıyı değil, kesin yasalarla dünyayı
yöneten, Spinoza'nın tanrısını varsayar.
Piero Raffa göre, "avant-garde", "sanatın ölümü"ne ya da daha çok, sanatın geçmişte yerine getirdiği kültür işlevinden tümüyle farklı bir işleve geçişini hızlandırmaya yönelik, tarihin bir cilvesidir.
Bir yapıt, yalnız ve yalnızca, doğrudan temasla bize daha zengin, daha çeşnili, daha ele avuca sığmayan ve daha dokunaklı bir şey sunarsa, "iyi" sayılabilir.
Çağdaş poetikaları inceleyen yapıtların, öteki eleştirel süreçler yanında öncelliği olan bir geçerliğe sahip olmalarının nedeni de işte budur kesinlikle: Seçmeye yer açarlar bunlar, yeter ki bu seçme, seçmenin bütün koşullarının bağlı bulunduğu, kuramsal estetik araştırmalardan ya da hem poetikaların hem de seçme ölçütlerinin tarihsel gelişimleriyle çoğun ilgili olan, kültür tarihi araştırmalarında beklenmesin.
Kitapta psikolojik savaş kavramını anlayabilmek için çeşitli alt başlıklar oluşturulmuştur. Çeşitli terör örgütlerinin yapısı, tarihi ve siyasi olaylar aktarılarak bu düşünceler oturtulmaya çalışılmıştır. Psikolojik savaşın ne olduğu kavga çıkaran insan tipleri, beynimizin yapısı, insanın düşünme tarzı, korku kültürü altında yetişmek, ergenlerin yapısı gibi konuların psikolojik şekilde ele alınmasıyla daha hale getirilmiştir. Nihayet bir sonuca da ulaşmıştır. Bu yazara göre psikolojik harbi kazanmanın diyaloğa girme, demokratik değerlere vurgu yapma ve insanların haklarını daha iyi araması ve açıklaması için özgür bir ortam oluşturmayla mümkün olacaktır.
Kitap konu olarak yoğun olmakla birlikte psikolojik savaş konusunda zihnimizde bir çok şey oturtabilmektedir. Bunda en çok sistematik tarzın oluşturulması ve yazarın anlatım tarzı etkili olmuştur.