Adı:
Açık Yapıt
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
308
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733376
Orijinal adı:
Opera Aperta
Çeviri:
Nilüfer Uğur Dalay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Açık Yapıt'ta yazar, Anlatı yapısının bilinçli biçimde bozulduğu sanat yapıtlarındaki mesajların temelde belirsiz olduğunu, edebiyat okurunun yada çağdaş bir müzik parçasını dinleyenin, yorum ve yaratma sürecine daha etkin biçimde çağrıldığını ortaya koyuyor, sanat yapıtlarının 'gerçek'ini değişik açılardan soruşturuyor.
308 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Primatif eserler diyerek baslıyorum incelememe amaç ne derseniz biraz ön konuşma olsun diye. Kullanacağım kelimelerin anlamını bilmeyenler sormayın sanat sözlüğüne bakın (saçmalayacağım kısımdaki kelimeler için gecerli)
Değerli okurlar bugün bir Açık yapıta bir inceleme yapiyorum bu yüzden bol bol sanatsal kelime kullanacağım.
Bu kitap arkaikin arkeolojisi olarak tanımlayabilirim. Sanatsal eserlerin alegorik uslubu uzerinde bolca nitelikli lakirdisini aramonik bir bicemde yapıyoruz. Manierizm, Barok gibi geleneksel sanattan diyerek sacmalamaya devam edeyim maksat biraz boşluk doldurayim. Bu arada ben en cok siirde doğaçlama diğer sanatlarda spontaneyi severim diyerek konu dışından artık konuya yonelelim diyerek incelemeye basliyorum.

1962 yılında yayınlanan bu..., Umberto Eco'nun modern temalar üzerine yazdığı ilk kitaptır, yazarın adını geniş kitlelere duyurulmasını sağlamıştır. Açık Yapıt'tan sonra Eco`nun düşüncesi çok gelismistir fakat yazarın ilk yazdıklarıyla son yazdıkları arasında müthiş bir öz birliği, çarpıcı bir süreklilik vardır. Bu nedenle Açık Yapıt, hem güncelliğini hem de açıklık kavramı hakkında ana başvuru kaynağı olma özelliğini korumaktadır. Açık Yapıt`taki açık yapıt düşüncesi, modern ve geleneksel sanatlar arasındaki köklü farkı açıklar, değerlendirir ve örnekler. Umberto Eco, açık yapıtın belirsiz olduğunu, çeşitli yorumlara olanak tanıdığını ve bunların hiçbirinin bir ötekine baskın olmadığını söyler. Eco, geleneksel sanatın geleneksel bir dünya görüşünü desteklediğini, ancak modern açık yapıtın bunu reddettiğini de vurgular. Açık Yapıt`ın çağdaş edebiyat kavramına çok önemli iki katkısı vardır: Sanatta çokluk, çoğulluk, çokanlamlılık öğelerinin önemini anlatır ve edebi yorumlamalarda okurun rolünü ve metne verilen tepkilerin okurla metin arasında etkileşimci bir süreç olması gerektiğini vurgular. Bu bağlamda elinizde tuttuğunuz kitap, sorduğu sorular ve verdiği yanıtlarla çağdaşın, sanatın ve genel anlamıyla çağdaş kültürün vazgeçilmez bir parçasıdır

Iyi okumalar
308 syf.
·29 günde·9/10
Benim gibi alt yapısı olmayanlar için epey zor bir metin. Açık yapıtın poetikasını (açıklık vasfı aslında klasik gerçekçi/organik eserlerde de vardır, ama bu vasıf, avangard için temel bir tercihtir) temellendirmek için adam gidip logaritmaya, olasılık hesabına filan giriyor. Kitabın en zor metni de bilgi kuramıyla ilgili olanı. Aslında bugün artık kültür ve edebiyat teorisinde, özellikle de dilbilimde kabul görmüş şeylerden söz ediyor, ama dili biraz zorlayıcı. yine de bilgi kuramı dışındaki açık yapıt poetikası, şiirsel dilin yapısı ve sondaki gerçekliğe adanmış biçimlendirme yolları konulu yazılar daha kolay.
Sanatın işlevi, dünyayı tanımak (bilmek) değil, dünyanın tamamlayıcılarını ortaya koymaktır; o, varolan biçimlere eklenen özerk biçimler yaratır, ama bunların da bir yaşamı ve kendilerine özgü yasaları vardır.
Yaşam Üç Silahşörler'den çok Ulysses benziyor, gelgelelim bizler, Ulysse'ninkinden çok Üç Silahşörler'in modeline göre onu düşünmek isteriz: ya da daha doğru olarak, yaşamı anımasamayı ve üzerine bir yargıda bulunmayı, onu ancâk iyi yapılmış bir roman modeli üzerine yeniden düşünerek başarabiliyoruz.
Bildirişim ne denli yüksek ise, onu iletmek de o denli güçtür; bildirişim ne denli açıkça iletilirse, o denli az bilgi­lendirir.
Televizyon, ortaya çıkışından beri, o kadar çok tartışmanın ko­ nusu oldu ve o kadar çok kuramsal düşüncenin ortaya atılmasına yol açtı ki, artık bir "televizyon estetiğinden" söz edilmeye başlandı.
İtalyan felsefi terimbiliminde estetik sözcüğü, geneldeki sanatı, onun kökenindeki insan ediminin ve üretilen nesnenin kalıcı karakter­lerini konu edinen her türlü kurgusal araştırmaya gönderme yapar. "Resim" ya da "sinema" estetiğinden söz edebilmek için, bu yolla, resimsel ya da sinematografik deneyle ortaya konmuş olmakla birlikte, bundan böyle daha genel bir düşünmeye konu olan; kuramsal bir çözümleme nesnesi olabilen insani tavırları aydınlatan ve felsefi antro­ polojinin derinleştirilmesine olanak verebilen kimi sorunların düşünülmesi gerekir. Teknik görüşleri, dışavurumları, deyişbilimsel çözümlemeleri ya da eleştirel değerlendirmeleri bir "estetik" gibi gösterebilmek için, sözcüğe değişik ve daha somut bir anlam verilme­lidir — başka ülkelerde olduğu gibi. İtalyan terimbilim geleneğine bağlı kalınmak istenildiğinde, poetikalardan ya da teknik-deyişbilimsel çözümlerden söz etmek daha yerinde olur, böylece bu disiplinlerin önemi ve birçokdurumda, giderek kuramsal durumda, felsefi "estetikler"yanındaki üstünlükleri tanımış olur.
Barok poetika, Kopernik devriminin getirmiş olduğu yeni evren görüşünden yola çıkarak geliştirilmişti: barok yapıda bakış açılarının çeşitliliği, artık sonsuzluk boyutlarınca genişlemiş, ne yer merkezli, dolayısıyla ne de insan-merkezli olan bir evren görüşünden etkilenir. Bundan başka bu poeti­ka, gezegensel dolantıların(orbites) eliptik karakterinin Kepler'ce bulgulanmasında da hemen hemen yer almış bulunuyordu, çünkü bu bulgu da kozmik yetkinliğin simgesi olarak dairenin üstün konumunu kuşkuya düşürüyordu. Bunun gibi, Mathieu'nün yaptığı üzere, kuram­da, Öklitçi olmayan geometrilerin ortaya çıkışı ile Fauvistes'ler ya da kübistler de klasik geometrik şekillerin bırakılışı arasında, soyut res­min ortaya çıkışı ile sanal ya da transfinis sayıların ve kümeler kuramının ortaya çıkışı arasında, yeni plastisizm ya da yapısalcılığın ilk girişimleri ile Hilbert'te geometrinin belitlendirme (axiomatisation)girişimleri arasında bir koşutluk kurulabilir: "Kısacası, Von Neumann ile Morgenstem'in Oyunlar kuramı, bu yüzyılın en önemli bilimsel olaylarından biri olan kuram; Toni del Renzio'nun action paintingko­ nusunda vermiş olduğu örneklerle, günümüz sanatına uygulanmasında çok verimli olduğunu göstermiştir.
Toutes les femmes quej'ai rencontrees se dressent aux horizons
Avecles gestes piteux et les regards tristes des semaphores sous la pluie.
Cendrars
Karşılaştığım bütün kadınlar dikiliyorlar çevren perdesinde,
Yağmur altındaki semaforların hazin bakışları ve acıklı hareketleriyle.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Açık Yapıt
Baskı tarihi:
Kasım 2016
Sayfa sayısı:
308
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789750733376
Orijinal adı:
Opera Aperta
Çeviri:
Nilüfer Uğur Dalay
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Can Yayınları
Açık Yapıt'ta yazar, Anlatı yapısının bilinçli biçimde bozulduğu sanat yapıtlarındaki mesajların temelde belirsiz olduğunu, edebiyat okurunun yada çağdaş bir müzik parçasını dinleyenin, yorum ve yaratma sürecine daha etkin biçimde çağrıldığını ortaya koyuyor, sanat yapıtlarının 'gerçek'ini değişik açılardan soruşturuyor.

Kitabı okuyanlar 15 okur

  • piktobet
  • Beyza Ermelek
  • Mir'at-ı Cünun
  • okuryazarunicorn
  • Furkan Bakar
  • Solivagant
  • Sinem Özkan
  • Esra Yıldız Atınç
  • Alperen Delibaş
  • Bey Böyrek

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%50 (1)
9
%50 (1)
8
%0
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0