Martaval• II | R.İdeli
Selam canım nasılsın Bugün sizinle kapağını kapattığımda hikâyesi bitmeyen, karakterleri zihnimde yaşamaya devam eden o kitapla geldim .
İlk kitapta gerçek ile yalanın, kimlik ile maskelerin arasındaki ince çizgide yürürken bu kitapta o çizginin tamamen silindiğine şahit oluyoruz.
Hikâye kaldığı yerden devam ederken karakterler artık sadece geçmişleriyle değil, kendilerinden sakladıkları gerçeklerle de yüzleşmek zorunda kalıyor. İlk kitapta bizi içine çeken gizemli atmosfer, ikinci kitapta çok daha karanlık ve yoğun bir hâl almış. Roller değişiyor, maskeler ağırlaşıyor ve herkesin sakladığı sırlar birer birer ortaya çıkmaya başlıyor. Kitabın en sevdiğim yanı da buydu aslında kimsenin göründüğü kişi olmaması ve her bölümde acaba şimdi ne olacak sorusunu sordurması.
Yazarın kalemi yine akıcı ve sürükleyici. Sayfalar ilerledikçe karakterlerin yaşadığı iç çatışmaları hissediyorsunuz. Özellikle geçmişle bugün arasında kurulan bağlar, karakterlerin kararlarını ve yaşadıkları olayları çok daha anlamlı kılıyor. Hikâyede sadece aşk yok güven, ihanet, aidiyet ve insanın kendini bulma çabası da oldukça önemli bir yer tutuyor. Kitap boyunca en çok etkilendiğim şeylerden biri, karakterlerin kendi gerçeklerinden kaçmaya çalışırken aslında tam da o gerçeklere sürüklenmeleri oldu. Bir noktadan sonra kime inanacağımı şaşırdım. Her yeni bölüm, daha önce bildiğinizi düşündüğünüz bir gerçeği sorgulatıyor.
Atmosfer açısından bakarsak kitap adeta bir tiyatro sahnesini andırıyor. Herkes rolünü oynuyor gibi görünse de perde arkasında bambaşka hikâyeler yaşanıyor. Karakterler artık sadece kim olduklarını değil, kim olmaktan korktuklarını da ortaya koyuyorlar.
Son sayfaya geldiğimde hissettiğim şey ise tamamen şaşkınlık ve meraktı. Çünkü yazar birçok düğümü