Kitap ilk sayfalardan itibaren merak uyandıran, kurgusuna kendini kaptıracağınız bir ilerleyiş gösteriyor. İki kız kardeşin bir anda cesaretlenerek yıllardır kapana kısıldıkları küçük dünyalarından çıkmaya karar vermeleri ile başlayan güzel bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Kitabın sonu beklediğinizden çok farklı çıkabilir buna hazırlıklı olun. Fantastik kitap okumayı sevmeyen bir insanın bile kendini kaptıracağına eminim. Sizde bir şans verebilirsiniz.
Spoiler
Caraval evrenini sevsemde, gösteriyi ve o sırada yaşanılanların kurgulanmasını amatörce buldum. Çok daha güzel bir şekilde kaleme alınabilirdi. Mesela gizemi çözmeye çalışan başka insanların mücadelesini de okuyabilirdik, oyuncu ile izleyici arasındaki fark bence hiç anlaşılmadı. Sanırım yazar aceleye getirmiş.. Onun dışında güzeldi.
Keyifli okumalar.
CaravalStephanie Garber
Çehov'un kitaplarını okurken olaylar ne kadar trajik gelişirse gelişsin, içimde anlamlandıramadığım bir keyif hissediyorum. Hayata bağlanıyorum diyebilirim. Bu kitapta da bunu yaşadım. Kitabın arkasında yazan bilgilendirme yazısındaki Sergey Naidyonov'un "Oyunu izledikten sonra birden yaşama, yazma, daha çok çalışma isteğine kapıldım.." düşüncesine de birebir katılıyorum, dediği gibi bana dehşet bir çalışma isteği verdi. Hayatı ve kendi yaşamlarını sorgulayan karakterin etrafında şekillenen bu basit kurgu, diyaloglarıyla beni kendisine çekti. İrina va Çebutıkin karakterleri favori karakterlerim oldu.
Bence mutlaka her kadın bu kitabı okumalı, üzerine düşünmeli..
Keyifli okumalar..
Anton ÇehovÜç Kız Kardeş
Kitabın başını okurken dedim ki ne kadar sakin ilerliyor, Zweig kitaplarının aksine bir delilik, depresyon, intihar yok gibi. Erken konuştuğumu biraz ilerleyince anladım. Dr.B karakterinin yaşadığı o zihinsel karmaşayı, içinde bulunduğu durumun çaresizliğini o kadar iyi anlatmış ki, bir yanda hiçlik bir yanda satranç.. Açıkcası düzenli ve iyi satranç oynayan bir kişinin bu kitap hakkında ne düşündüğünü öğrenmek isterdim. Değişik bir kitaptı. Keyifli okumalar ~
SatrançStefan Zweig
Herkesin kör olduğu bir dünyada hayat nasıl olurdu? Bu soruyu bir kez bile aklına getirmeyen, çocukken gözlerini kapatıp kör gibi hareket etmeye çalışmayan yoktur diye tahmin ediyorum. O yüzden bu kitap herkesin ilgisini üstüne çekebilecek nitelikte bir distopya. İlk 200 sayfası çok heyecanlı, akıcı ilerlerken son kırk sayfayı okumakta zorlandım. Beni en etkileyen kısımlar kadınların dayanışması ile ilgili olanlar oldu. Diyaloglar çok ard arda yazıldığı için kim ne söylüyor anlaşılması zor olabiliyor. Bu arada kitapta tek bir isim bile yok sadece lakaplar var. Okuyacak olanlara keyifli okumalar ~
Ters köşe denebilecek güzel bir gerilim kitabıydı. Sarah karakteri ve hayatı ön planda anlatılırken evin geçmişinden de bahsediliyor. Sarah'ı okurken problemli bir kadın karakter okuduğunu ilk bölümlerde anlıyorsunuz ama yapacaklarının boyutunun bu denli olacağını tahmin edemiyorsunuz. En sevdiğim karakter Emily oldu, en hoşlanmadığım ise Joe karakteriydi. Silik, beceriksiz insanlardan hoşlanmıyorum o yüzden ona olanlara üzüldüğümü söyleyemem.
Spoiler
Kitabın sonlarına doğru evde neden böyle olaylar olduğu mantıklı bir sonuca bağlanmıştı ve beni tatmin etmişti. Ama son bölümdeki paranormal durumlar tekrar kafamı karıştırırdı. Hiç katılmasa daha mantıklı olabilirdi. Birde yazarın son sözde de belirttiği "Tamir etmediğin şeyi tekrar edersin." alıntısı ev için birebir uyuyor. Önce bir kız çocuklu aile,sonra yalnız bir kadın, sonra bir çocuklu aile taşınıyor. Bu da bir döngüyü ifade ediyor güzel bir ayrıntıydı.
Keyifli okumalar..
Üst Kattaki YabancıLisa M. Matlin