Selamlar, öncelikle herkese iyi seneler diliyorum. Aralık ayı benim için akademik açıdan fazlasıyla stresli bir ay oldu. Bu yüzden de ayın boş olduğum son iki gününde yeni yıl temalı bir kitap okumak istedim. Bu kitabı yılın ortalarında görmüş ve bilerek okumasını bu zamana bırakmıştım. Kısa oluşu, yorumlarının güzel, puanının 3.99 oluşu ve konusu itibariyle de basit, böyle karman çorman değilde huzurlu bir hikayeye sahip olması bana yılın tam bu zamanı okunabilecek bir kitap dedirtti. Öyle de oldu diyebilirim. Konumuz üç kadın karakterimiz etrafında dönüyor; Bea, Olivia ve Chloe. Noel zamanı bu kadınlar The Honey Pot denen Bae'nın kafesinde karşılaşıyorlar ve oluşan bu yeni arkadaşlık sayesinde her birinin sahip olduğu olumsuz durumları, hisleri birbirleri ile paylaşarak yeni, olumlu, güzel hislerle değiştirmeyi öğreniyorlar. Üçünün de yaşadığı zorlukların üstesinden gelebildiklerini, mutlu olmayı seçtiklerini görmek cidden çok çok güzeldi. Çok uzatmayacağım sadece ortalarında biraz sıkıldım. Çünkü (kaba bir tabirle söyleyeceğim) yazar ortalarda konuyu uzatmak adına biraz boş yapmış. Yani sayfalar yazıyla dolu ama hikayeye dair okura sunan pek bir şey yok. Açıkçası böyle şeylerin uzatılıp kitabın 200 sayfa olması yerine daha net olup 100 sayfa olmasına ve okumaya razıyım. Sonra kitaba devam ettikçe yazar o baştaki haline geri döndü, hatta daha da güzel detaylar ekleyip beni duygulandıran çok güzel sahneleri gözler önüne serdi. Hele bir cümlede gözyaşım cidden pıt. Sonu da güzeldi. Huzurla bitti, bu yüzden de çok hoşuma gitti. 2024'ün okuduğum ilk kitabı Bright Young Things'de aynı bunun gibiydi. Orada da üç kadın karakterimizin hayatlarına kısa süreliğine konuk oluyor ve başlarından geçen olayları birlikte atlatmalarını okuyorduk. Bu açıdan güzel bir tesadüf oldu