Selin Özdemir

Selin Özdemir
@selinotz
‘ “Sen benim kim olduğumu biliyor musun?” cümlesinin bu topraklarda, bu derece geçerli olmasının tek nedeni sadece söyleyenin ayıbı mı, yoksa senin kim olduğunu bilmeden kimsenin hakkıyla iş yapmaması mı? ‘
Reklam
“Zaten meraklarımız kadarız. Neyi merak ediyorsak oyuz! “
“ Artık bir şeyi ne onaylıyor ne de reddediyorum.Hayata karşı gülünç bir tavır bu.Ahlaki önyargılarımızı açıklamak için gelmedik bu dünyaya.”
Sabahattin Ali’nin “Şiir ve hikayelerim arasında, yazmış olmaktan utanacağım kadar kötüleri olduğunu biliyorum.Buna rağmen onları çıkaramadım.Çünkü bir kere okuyucu önüne sermiş olduğum taraflarımı sonradan örtbas etmeye hakkım olmadığı kanaatindeyim.İyiyi kötüden ayırmak külfetini okuyucuya bıraktığım için özür dilerim” naifliği ile başlayan bir önsözüyle Evet, hep tesadüf… Onun sırtına giyeceği yoktu ve mal sahibi seksen kat üst üste giyebilirdi. Bu tesadüftü… Fakat, eğer mal sahibi bunlara ayda yirmişer lira fazla verse, -bunu yapmak onu hiç de sarsmazdı- o zaman bunların da birer kat, ikişer kat elbiseleri, çamaşırları olur ve -tesadüf- böyle olmazdı… Tesadüfün bu kadar kolay değişebileceği hiç de aklına gelmemişti. ...kaptanın açık kapısından dışarı vuran et kokusu burnuna geldi. Ve dimağı bir anda şu konuşmayı yaptı: -O neden et yiyor, o sarhoş?- -Çünkü o, kaptan!- -Fakat o, bir öküzden daha budaladır!- -Fakat o, senden çok okumuştur!- -Beni de okutsalar ben de okurdum…- -Ne yapalım, senin baban çabuk öldü, senin diline baktırılmadı ve sen okuyamadın… Tesadüfün cilvesi bu!..- ...-Hadi be, ne duruyorsunuz, kaptana gidip et isteyeceğiz. Vermezse zorla alacağız… Kuru baklayla ateş yakamayız biz!..- O zamana kadar böyle bir şey yapmayı hiçbirisi aklına bile getirmemişti. ...Kaptan zaten telaşla odasından fırlamış, bunlara doğru geliyordu. Aşağıda kimse olmadığı için, istim düşmüş, vapur yavaşlamış ve gittikçe dönmeye, fırtınaya yanını vermeye başlamıştı. Vaziyet tehlikeliydi. Kaptan ahçıya kilerdeki yarım koyunun derhal bunlara verilmesini söyledi... Yarım koyun bir işe yaramadı: Acele ile yaptıkları pirzolayı sıcaktan yiyemediler ve denize attılar. Ve kaptan, genç ateşçiyi hemen Port-Sait’te, diğerlerini İstanbul’da vapurdan attı. Fakat bunlar: -Kuru
Sayfa 77 - *Bir Gemici Hikâyesi·Kitabı okudu
Martin Eden’i ustalık eseri sayardım ta ki Yıldız Gezgini’ ni okuyuncaya kadar.. “ Öldürmeyeceksin!” -miş! Yarın sabah beni öldürecekler. “Öldürmeyeceksin!” - külahıma anlatsınlar.Bütün uygar ülkelerin tersaneleri günümüzde dretnotların ve süper dretnotların omurgalarıyla dolu.Sevgili dostlar, ölmek üzere olan bendeniz “Külahıma anlatın!” diyerek selamlıyorum sizleri.” dretnot*savaş gemisi türü
Sayfa 335 - dretnot*savaş gemisi türü·Kitabı okudu